Bugun...
MİT ajanı siyasetçiler


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-06-2017 00:47
     

          Sevgili okurlar, ülkedeki gelişmeleri yaşarken, hep, yahu ben bunları bir-iki sene önce yazmıştım diye aklımdan geçer ve derhal arşivlerime bakarım. Neden acaba bazı olacakları önceden görürüm. Ben geleceği gören adam falan mıyım? Sizlerden daha akıllı veya iyi eğitimli değilim. Gerçekte yurt dışında yıllarca yaşamak olaylara dışardan bakmayı öğretiyor insana. Mesela, siyasi parti liderlerinden veya gazeteci kisvesi altındaki kişilerden hangisinin ajan olduğu konusunda uzman oluveriyorsun. Mesela başımıza hangi siyasi melanetin geleceği konusunda da bir fikrin olabiliyor. Mesela aç gözlülük ve kültürsüzlüğün bizi gırtlağımıza kadar borca sokması konusunu önceden görebiliyorsun.
 

         Mesela Türk istihbaratının, Siyasi partilerden, biri aşırı solda, biri aşırı sağda iki lideri ajanı olarak kullanması hiçte yeni değil. Ne hikmetse bunu herkes bilir ama konuşmaya çekinir. İşte bu yüzden sabah gözümü açıp ta Doğu Perinçek’in Türk adaleti konusundaki veciz sözlerini okuyunca çok şaşırmadım. "Adalet altın çağını yaşıyormuş" Her halde bir şey içti. Uyku sersemliğim sırasında daha önce bu adamın, Bekaa vadisinde Abdullah Öcalan ile PKK katillerini teftiş edişi aklıma geldi. Bugüne kadar solda zaten sayıları az olan oyları parçalamada bilmem hangi gizli teşkilat adına hareket ettiği sanılan bu adam artık kalıplara falan sığamıyor. Benim üzüntüm, Silivri’de Ergenekon ve Balyoz sanığı bazı Atatürkçü olduğunu öne süren general ve subayların da bu adamın peşine takılıp partisinde yer alması.
 

         Aynı şey, nevi şahsına münhasır, sözde milliyetçi Devlet Bahçeli’nin açıklamalarında da yatıyor. Payanda olduğu iktidarın, Yunanlılara verdiği Ege adacıklarının hesabını bile sormayan, Mehmetçik’in beslenmesini Meclis’te sorgulamayı önleyen, çocuklarımızın topraklarımızda değil yabancı topraklarda helak olmasına destek veren bir milliyetçiyi nedense benim aklım ve midem almıyor. Ülkenin başına bir diktatör geçirilmesi ve ona biat etmeyi ise hangi ülkücülük ideolojisi ile bağdaşıyor bir türlü anlayamadım. Sapır sapır dökülen evlatlarımızın cenazesinde olmayan hakkını helal etmek, ne milliyetçilik ne de Türklük.
 

         Aslında bu ikilinin gerçek ve dürüst bir seçimde barajı geçip milletvekili olma şansları da pek kalmadı ya. Belki biat ederek o kirli siyasetlerini sürdürmeyi amaçlıyor olabilirler. İnanmayacaksınız, Perinçek ile ilgili ayrıntılı bilgiyi MİT eski başkan yardımcısı Mehmet Eymür’ün sitesi ATİN’de (http://www.atin.org/d.asp) okuyabilirsiniz. Öteki milliyetçi geçinenin hikâyesi de rahmetli Türkeş’te. Herkese de söylemiş zaten.
 

         Gelelim Kemal Kılıçtaroğlu’na. Yürüyüşünü eleştirmek için en azından onun kadar yürümek gerek. Bakın Deniz Baykal’a, yürümek yerine konuşuyor. Bence CHP Genel Başkanı referandum sonrası yapması gerekeni şimdi yapıyor ama olsun. Geç te olsa yapılması gerekeni yapıyor. Herkes iktidarın konuşmasına karşı çıkıyor. Bence konuşmaları daha normal daha çok konuşsunlar. Ve hatta yürüyenlere karşı saldırıda bulunsunlar. Bu kış uykusuna yatan milleti başka bir şey uyandıramaz. Bu yüzden partisinin başına nasıl geldiği konusu tartışılırsa tartışılsın. Ama bu yürüyüşü ile bu görevi hak ettiğini kanıtlıyor. Umudum, İstanbul’a girerken sayıların milyonlara ulaşması.
 

         Gelelim molla başkomutanın, molla genelkurmay başkanı komutası altındaki Mehmetçiklerin her gün ya zehirlenip ya da sınır ötesinde Niyazi olmalarına. Artık esamisi okunmayan Türk ordusunda komuta kademesinin ve Harp okuluna alınacak gençlerin imam olmasına dikkat edilecekmiş. Dünya savaşları bir teknoloji yarışına dönerken cephede işleri okuyup üfleyerek idare etmeyi planlayanlar milleti yeni bir maceraya doğru koşturuyor. Zaten bu işten hiç anlamadıkları asker üniformalarının yeni şekli ile milli takımın güzelim kırmızı-beyaz rengi yerine kusmuk renginde bir formayla sahaya sürmelerinden anlaşılıyor.
 

         Geçen gün açıkladılar, artık memlekette eğitim diye bir şey kalmadı. Eğitimimiz OECD ülkeleri arasında sonlarda geliyormuş. Doğal sonuç, dışardan Türk üniversite ve yüksekokullarına zaten az sayıda olan gelen yabancı öğrenci sayısı da yüzde 10’a inmiş. Aynı akın akın gelmesini beklediğiniz turist sayısı gibi. (Onların sayısı da yüzde35-40 arasında geziyormuş). Zaten gazete ilanlarından turistik yerlerin fiyatları evde yaşamaktan ucuza gidiyor. Eğitime gelince. Bakın tüm zenginler ve AKP iktidarı, çocuklarını yurt dışına yolluyor. Sizin çocuklarınız imam olacak, onlarınki mühendis, doktor. Sizin çocuklarınız asrın liderinin birbirini tutmayan politikaları nedeniyle Niyazi olurken onlarınkiler gemicik sahibi olup sokaklarda araba yarıştıracak. İşte çocuklarınızı ayda 250 liralık avantaya satmanızın bedeli.
 

         Sevgili okurlarım, dua edin Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü başarı ile sonuçlanırsa bu molla iktidarı da sessizce yapıştıkları koltuklarını terk eder.        



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI