Bugun...
Moskova'da yediğimiz kazık


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-05-2017 00:00
     

         Asrın liderinin Moskova çıkarması dillere destan. Bizim boyalı basın nedense bu olayın perde arkasını ve sonuçlarını değerlendirme konusunda molla Üniversitelerinden denetim altındaki öğretim üyelerinin mangalda kül bırakmayan ulvi değerlendirmelerini yayınlayıp hem kendilerini hem de milleti kandırıp duruyor. Hiç biri güdümlü olmayan dünya basınında bu konudaki haberleri ne okuyor ne de değerlendiriyor. Tipik Türk kamuoyu.

         Meselenin can alıcı noktası, Rus lider Putin’in Erdoğan görüşmesi öncesi kankası ABD Başkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde yatıyor. Yakında Amerikan basını bu görüşmenin ayrıntılarını yayınlar. Ama biraz kafayı zorlarsanız, Putin’in teklifinin veya talimatının Washington ile yaptığı telefon görüşmesinde yattığını fark edersiniz. Belli ki plan Washington ile Moskova arasında kararlaştırılmış ve bizimkine de yap diye talimat verilmiş.

         Dikkatinizi çekerim her iki güçte, ABD ve Rusya, Suriyeli PKK uzantısı Kürtlerin YPG ile iyi ilişkiler içinde. Sonuçları biraz farklı bir projeyi destekliyorlar. Hatta bu projede Esat yönetiminin de payı var. Hatırlarsanız Suriye yönetimi tek savaşmadığı güç Kürtler.  Başından beri PKK lideri Öcalan ve katillerine Beka vadisinde sığınacak üs veren baba Esat değil miydi? Öcalan Türkiye’nin tehdidi üzerine Avrupa turlarına çıkıp Afrika’da yakalanmamış mıydı? Benim anladığım kadarıyla şu anda Ankara ile düşman durumuna gelen Şam’ın bir başka düşmana daha destek vermesinden daha akılcı başka ne olabilir?

         Dolayısıyla CHP’nin tahmini gayet akılcı. Tahsis edilecek ve bizimkilerin kabul etmek zorunda kaldıkları bu bölgeler kısa bir süre sonra hem de ABD ve Rus kuvvetlerinin koruması altında Türk savaş uçaklarının da bombardıman etmesi önlenerek PKK’nın Kandil’den sonra yerleşeceği sınırımız yakınlarındaki yeni üsleri olacak. Asrın lideri her zaman olduğu gibi bir kez daha kandırılmış olacak. Şimdi anladınız mı Moskova’nın yeni oyununu ve işbaşındakilerin ülkeyi nasıl sattıklarını.

         Ama basın toplantısını dinlerseniz ve bizim boyalı yandaş basını izlerseniz konu domates. Aslında plan trajik komik bir oyun. Domates ve turizm falan derken sanki Putin tüm heyetle alay etmiş gibi. Yüreğim sızlıyor, bu mollaların feda ettikleri gençlerimiz kuzularımız beşer onar giderken pirinç ve kömür uğruna onları feda eden ana ve babaların geceleri rahat uyuyup uymadığını da merak ediyorum.

         Bu tiyatronun ikinci perdesi Washington’da oynanacak. Orada da Trump aynı Putin gibi bizimkilerle dalga geçecek ve Türkiye’nin stratejik müttefik olduğunu falan söyleyecek. Bizimkilerde şişine şişine Türkiye’ye dönüp, ne kadar başarılı görüşmeler yaptıklarını anlatacak. Bir zamanlar Amerikalıların uşağı olan yeni Başkanlık danışmanı bir zamanların Türkiye’deki tek İngilizce gazetesinin sahibinin attığı Amerikan askerlerini de vururuz palavralar midenize oturacak. AKP’nin olmayan dış politikası ile olabilecek ancak bu kadar olur.

         Gelelim günün ikinci konusu Rıza Sarraf olayına. Bilmem ne kadar biliyorsunuz New York’taki duruşmalarda cereyan edenler hakkında. Duruşma hâkimi Sarraf’a New York eski belediye başkanı Giuliani ve Adalet eski bakanı Mukayes ücretlerinin kim tarafından ödendiğini sordu. Hâkim gerçekte bunların parasını kimin ödediğini biliyordu. Amerikan yasalarına göre bir yabancı ülke adına çalışan avukatlık bürosu ve hukuk bürosu ABD Adalet Bakanlığı’nda bulunan bir sisteme kayıt ettirmek zorundalar. Hâkim bu sisteme girerek parayı kimin ödediğini belirledi ama birde Sarraf’ın ağzından duymak istedi.

         İşin ilginç tarafı, bu duruşma olurken bir başka federal mahkemede gene İran’a uygulanan ambargoyu deldiği ileri sürülen bir başka Türk’ü yargılıyordu. Tiyatro sanatçısı Erdal Kuyumcu İran’a silah yapımında kullanılabilecek metal tozu satmakla suçlanıyor. Bu duruşmada sabah başlayıp akşama kadar devam etti ve duruşma ileri bir tarihe atıldı. Dikkatinizi çekerim her iki davada İran ambargosunu delme üzerine.

         Sarraf olayı doğrudan kaçak saraya kadar uzanıyor. Bu yüzden asrın lideri de yeni bir ekip tutarak Trump’a ulaşmaya çalışıyor. Çünkü bu olayın gümbürtüyle patlak vermesi yurt dışındaki servetlere el koymaya kadar uzanabilir. Şimdi anladınız mı, Cumhuriyetçi neocen Rubin’in Ankara’ya bazı liderlerin servetlerinin nerede olduğunu bildiğini açıklamasının nedenini?

          Türkiye ne yazık ki koşarak uçuruma gidiyor. Bunda da son referandumda Bahçeli dâhil, evet diyenlerin büyük payı var. Aklımdayken son not, dolar düşüyor diye sevinenlere. Dolar gene kafasını yukarı dikti ve dikecektir de bu son oyunla garibanın elinde bulunan dolarları da aldılar. Yaşasın teslimiyet.

          Bu arada Deniz Baykal geleneksel bozgunculuk görevini başarı ile yerine getirdi. Şimdi Rahmetli Ecevit neden bu partiden kaçıp yeni bir parti kurdu anlayabiliyorum.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI