Bugun...
MUSTAFA KEMAL İLE MOLLA ASKERİ ARASINDAKİ FARK


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-08-2017 00:00
     

Düşünüyorum da Türkiye nerden nereye geldi veya getirtildi. Bu molla takımın ülke savunmasına attığı kazık ne kadar büyük?

Hatırlarsanız ben de 21 Mayıs 1963 Talat Aydemir ayaklanmasına tüm Harbiyeliler gibi katılmıştım. Bu yüzden yargılandık ve askerlikle ilişkim kesildi. Bu darbecilerin bir Türk askeri ve subayı olarak onur ve gururu ile duruşu her halde Türk askeri tarihindeki son duruş oldu. Biz Harbiyelilere o zamanlar Cemal Gürsel ve subayların sahip çıkışı da hala kayıtlarda.

 

Mamak’ta bizlerden ayrı yargılanan Binbaşı Fethi Gürcan’ın duruşma hâkimine “benim donumu bile asamazsınız” diye haykırması. (Gerçi onlar Fethi binbaşıyı asmışlardı Talat Aydemir ile birlikte) Talat Aydemir’in onur ve gururundan taviz vermeden tüm suçu üzerine alarak biz Harbiyelileri korumaya çalışması. Ve bugünkü molla darbecilerin darbeden habersiz olarak darbe yaptıklarını inkâr etmeleri, komutanların birbirini suçlaması ne büyük tezat ve zıtlaşma. Ama doğru, biz o zamanlar Mustafa Kemal’in askerleriydik, bunlar FETÖ’nün imam ve mollaları.

 

Şimdi ortada kalan asker kimin askeri, Erdoğan’ın mı? FETÖ’nün mü? Amerika’nın mı? Rusya’nın mı? Yoksa Türk ulusunun mu? Bizim zamanımızda bizler Mustafa Kemal’in yolu ve devrimleri ışığı altında yetişen Türk ulusunun askerleriydik.

 

 Savaş söylentileri

Gelelim güncel konulara. Son günlerde Türkiye savunmasını facebook veya whatsapp cepheleri üzerinden yürüten Türk eliti, bu savaşta elini selfie (öz çekim) çekerek kuvvetlendiriyor. Ancak kimsenin pek üzerinde durmadığı ve büyük bir genişlilikle karşıladığı bir başka önemli haber var uluslararası gündemde. Türkiye’ye karşı bir savaş. Bu nasıl bir savaş olacak? Kim bize savaş ilan ederek topraklarımızı parçalayacak? Kim bu savaşta mücadele edip düşmana karşı duracak? Daha binlerce şu anda çözemediğimiz soru var ama bir yerden başlamamız lazım galiba. Sanırım bu tehdidi ciddiye alan az sayıdaki herkesin kafasındaki sorular bunlar.

 

Türkiye, Osmanlı’nın son dönemleri de dâhil hiç bu kadar anlamsız, amaçsız ve isteksiz, başıboş bir taraflara serseri mayın gibi gitmemişti. Sadece ülke yönetimi değil. Bakın, eğitim, adalet, güvenlik, dış, iç ve mali politikalarda aldı başını gidiyor.  Kafa bozulduğunda kasa boşaldığında bastır bir vergi geliyor. Ülkesinden kaçan son padişah Vahdettin bile bunlar kadar kendisini ve ulusunu inkâr etmemişti.

 

Bakın, Washington, Moskova, Berlin, Paris ve Londra’da bu konular dillendiriliyor, konuşuluyor. Bu arada, Yunan, ada, ada ana kıtaya doğru ilerlemesini sürdürüyor. Bu gerilimde, Türkiye ne ile suçlanacak ta altında kalacak? Bahane o kadar çok, o kadar fazla konu var ki. Mesela İsrail istihbaratı yeni açıkladı, Ankara’nın Hamas’a kara para transferini yakalamışlar ve teker teker açıkladılar. Unutmayın iŞİD ile Ankara ve damadın dansını.

 

Bu kadar mı? Tabii ki hayır. Bir kere Türkiye sınırında kurulmak istenen PKK varlığı konusu var. Bu konuyu Washington sürüklüyor. Ankara’nın kankası Barzani Irak’tan kopup bağımsız Kürdistan sözü ediyor. Olur mu? Olur. Hem de Amerika’nın ve İsrail’in desteği ile bal gibi olur. Amerikan Cumhuriyetçilerinin akıl hocası Rubin geçenlerde bir yazsısında Barzani ile CIA ilişkisini dillendirdi. Gerçi Barzanilerin tarihinde Rusya’da var ama.

 

Bu günkü sınırlarında mı durur bu yeni oluşturulacak Kürdistan? Hayır, içine Diyarbakır’ı başkent yapan ve güneydoğu Anadolu’nun Atatürk barajı ve yeşerttiği büyük bir kısmını da kapan bir toprak parçasını da alır. PKK ise Suriye’nin kuzeyinde gene Amerika’nın desteği ile kendi devletini kurar. Bunlar birleşir mi? Hayır. Çünkü biri feodal yapıya bağımlı öteki de sosyalist yapının üzerine kurulu.

 

Peki, bunlara karşı Türk ordusu ne yapar? Bugün ne yapıyorsa fazlasını yapamaz. Ege’de Türkiye’nin egemenlik haklarını koruyamayan Türk molla ordusu ne yazık ki Kandil’i bombalamaktan öte bir şey yapamaz. Bugün artık ümmet, her gün beş-altı evladını kaybetmeye alıştı. Hoş onların seçiminde de nasıl bir tercih yapıldığı bu özel kuvvetlerin duvarlara yazdıklarında veya getirdikleri tekbirlerde ortaya çıkmıyor mu?

 

         Dış politika da foxtrot

Asrın lideri bir zamanlar sövüp saydığı ve darbeci diye saldırdığı Mısır askeri lideri Sisi ile Flört etmeye başlamış. Yakında ailecek görüşmeye de başlarlar. Esat Suriye’nin Kuzeyindeki Kürt varlığına karşı çıkmış ve bölgede yapılacak seçimleri eleştirmiş. İran ve Irak’ta aynı doğrultuda açıklamalar yapıyor. Eğer Ankara’daki Saray yönetiminin doğru politikaları olsaydı, bu dört ülke sırt sırta verir ve doğum sancıları çekilen, İsrail’in bir uydusu olacağı anlaşılan yeni Kürt devleti doğmadan boğulurdu. Ancak gördüğünüz gibi Ankara bu üç ülkeyle de adam gibi bir ilişkisi yok.

 

 Washington’da ne oluyor?

Gelelim Washington’a. Orada Erdoğan’ı temsil eden büyükelçi Kılıç duyduğumuz kadarıyla Amerikan başkentinde Türk kültürünü sergileyen Eylül ayındaki Türk Festivaline katkıda bulunmayı son iki yıldır kesmiş. Adam herhalde Kanada vatandaşı olsun diye hamile karısını Kanada’ya yolladığından aklı başından gitmiş olmalı. Kim derseniz bu büyükelçi, hani Erdoğan’dan tokat yediği söylenen bir spor bakanı Kılıç vardı ya, onun amcası.

 

Amerikan cenahından haberlerde, özel savcı yavaş yavaş konuyu ve Trump’ı Yüce Divan’a taşıyacak aşamaya getirmiş. Senato Yüce Divan hazırlıklarına başlarken, Kongre tatildeyken Trump saçma sapan atama yapmasın diye bazı yetkilerini elinden almış. Soruşturma hızla Türkiye konusunu içine katmaya başlamış. Savcı Trump danışmanlarının Türkiye bağlantılarını da sorguluyormuş. Bu arada New York’taki Rıza Sarraf olayında ilgi çekici gelişme, Halk Bankası Genel Müdür yardımcısının duruşma konularının birbirinden ayrılması teklifi gelmesi. Ayrıca bu konuyla ilgili mi değil mi bilemem (kokusu yakında çıkar) Türkiye’nin bu kadar parasızken ithal ettiği altın konusu. Bu altının özellikle daha sonra Arap ülkelerine akması da kara paranın aklanması olarak değerlendiriliyor.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI