Bugun...
Nasihat üstüne nasihat


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-05-2017 00:00
     

Zaferle döndüğünü ilan ettiği Moskova’dan elimizde koca bir kazıkla geldikleri ortaya çıktı. Hatırlarsanız, bir önceki yazımda, bu durumu yazmış ve yediğimiz kazıkları anlatmıştım. Bir kere, uçuşa kapalı bölgelerin, gelecekte PKK yeni yerleşim bölgeleri olma olasılığının, yüksek olduğunu vurgulamıştım. Çünkü ABD ve Rusya anlaşarak, asrın liderine nasihat etmişlerdi. (Putin, Erdoğan ile görüşmeden önce Trump ile konuşup Erdoğan’a yaptırmak istedikleri konuların da Washington ile anlaşmıştı) Böylece, daha önce yaptığı gibi Türkiye’nin Suriye içinde düzenlemek istediği hava harekâtları da önlenmiş oldu. Bir kere, bu işe Şam hükümetinin razı olmasından nasıl kolayca kazık yediğimiz açıktı.

Ardından, turist gelecek dedikleri Rusların düzenlediği charter uçuşlarına, Moskova, Rusların en fazla gittikleri Antalya’yı yasakladıkları da ortaya çıktı. Sonra sebze meyve ithalatında bir başarı el de edememişlerdi. Komik bir domates hikâyesi ile durum açık edildi. Tabii anlayabilene. Peki, Rusya’da ne oldu derseniz, elin Rus’u salak mı da bize avantajı kaptırsın derim. Arayı da bozmak istemediler, çünkü ortada boru hatları meselesi var. Bizim Ağa’nın sıfırı tüketmiş Ruslardan istediği boru hatlarına karşılık nakit avanstan da nanik yedik. Dolayısıyla hüsranla döndüler Moskova’dan.

Moskova gezisi öncesinde Hindistan’a gidip hem ticaret hem de para kovaladılar. Orada da nazikçe bile sayılmayan bir hayır cevabı aldılar. Ardından asrın lideri, askerde, istihbarattaki adamlarını koşturarak Washington’a yolladı. Çünkü bir şeylerin geleceğini sezmiş ve bunun kaçış yollarını tespit için bu üç akıllı yardımcısını yollamıştı. Hatta bu arada Adalet Bakanı Bozdağ’ı da Washington’a yollayıp, FETÖ ve Rıza Sarraf konusunda zemin yoklamıştı. Sonuç yapılan açıklamalarda gizli. Sarraf mahkemesi konuyu saraylara kadar uzatmaya kararlıyken, Washington FETÖ konusunda geleneksel türküyü söylemişti.

Washington’a gönderilen üçlüde ki, akıl ve cesaret öyle böyle değil. İstihbaratçı olan biri bir uyduruk darbe konusunda asrın liderine bilgi verememiş, öteki komutası altındaki askerlerle birlik mi düşman mı hala anlaşılamayan bir havaya girmiş, sonuncusu sarayın sözcüsü olanı anlatmaya gerek kalmamıştı. Yapılan açıklamalarda Beyaz Saray’a belge ve bilgi sunacakları söylendi. Hatta asrın lideri gelmeden önce YPG konusunda ABD Genel Kurmay başkanı ve heyetiyle toplantı yapıldı. Ama nedense bu toplantılar üzerine açıklama yapılmadı.

Düşününki Moskova’da belge ve bilgi verdikleri Komünist partinin gizli teşkilatı KGB’nin adamı, öteki Washington’da dünyayı karıştıran istihbarat teşkilatı CIA’nin efendisi. Ayrıca bu belge ve bilgi vermede, Obama döneminde Beyaz Saray’da zamanın Amerika başkanından fırça yemişlerdi. Ama hala ısrarlılar, o zaman Suriye’deki güçler hakkında rapor sunmak istemişler ama anlatılanları ABD Başkanı, Fidan’ın elindeki rapora bile bakmadan reddetmişti. Acaba şimdi ne değişti.

İktidar nakit bakımından o kadar sıkışıktı ki, Erdoğan ABD’ye gitmeden bir çırpıda Arap toplulukları arasında da yeniden kaynak aramaya çıktı. Çünkü Suudi Arabistan bir süredir karşılıksız para vermeyi kesmişti. Bizimkilerde Cumhuriyet, Atatürk ve Türkiye düşmanı Suudlulara parsel, parsel Türkiye’yi satıyorlardı. Bu kez ağamız, 9 Mayıs’ta Kuveyt’e gidiyormuş. Kuveyt ile uluslararası konuları ele alacakmış. ABD’nin Suudi Arabistan gibi emir kulu olan bir başka ülkeden istenecek şey belli. Gene para. Ama bu sefer ne verecekler onu merak ediyorum. Aklıma şu briyantinli danışmanını başa getirdiği vakıftaki mallar olabilir mi acaba? Bence bu ekonomik manzara ile ancak bize bayramlık bozuk para verirler.

Özetle hile ve hurda ile geçirilen başkanlık numarasında sona geldiklerinin hepsi farkında. Sanki partiye başkası yönetiyormuş gibi de asrın lideri yeniden partili oldu ABD dönüşünde de resmen tam yetkiyle bu güruhun başına geçecek. Ben Mayıs ayını ülkede mangalda kül bırakmayan palavraların atılacağı ay ilan ediyorum. Moskova’dan döndükleri gibi Washington’dan da başarı türküleri ile dönecekler. Trump bizimkileri dinleyip Hakan Fidan’ın göstereceği belgeleri gördükten sonra YPG ile ilişkilerini kesecek. Fethullah Gülen’i, paketleyip hemen Ankara’ya gönderecek, Rıza Sarraf’ı da serbest bırakacaklar falan filan. Tabii bunları muhtarlar toplantısında mı yoksa kahvehane açılışlarında mı söyleyecek göreceğiz.

Bu yazımın son konusu CHP. Ben bu partiyle ilgili haberleri dinlerken, rahmetli Bülent Ecevit’in ne kadar haklı olduğuna bir kez daha karar veriyor. Adam öylesine parti içindeki hizipten bıkmıştı ki, ayrıldı yeni parti kurdu ve iktidar oldu. Ecevit, Baykal’ın kazığını yiyen ilk siyasetçiydi. Baykal, Ecevit döneminde parti içi muhalefet ve hizibin lideriydi. Her türlü numara vardı. Hatta Ecevit’in hükümetinde yurt dışındayken başbakandan habersiz attığı kazıkta unutulur gibi değil. Şimdi de farklı bir durum yok.

Baykal kendi partisine ilk kazığı, Erdoğan’ın siyaset yasağını kaldırıp sonra da Haziran seçimleri sonunda attı. Ardından Erdoğan ile gidip Kasım seçimleri sonrası anlaşmaya çalıştı. Şimdi de referandumdan başarı ile çıkan bu guruba karşı parti içi muhalefeti harekete geçirdi. Baykal işte. Ne köy olur ne kasaba?



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI