Bugun...
Oh be dünya varmış


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-05-2017 00:00
     

        Siz bilmiyorsunuz ama bir süredir, sıkıntı ve üzüntüden, soğuk ve nemli yaz günlerinde çorapsız ve iç çamaşırsız yatıyordum. İçimde bir sıkıntı, bir sıkıntı, merakımdan ölüyordum. Karıma bile söyleyemiyordum. Zavallı endişe ile sürekli su ve ilaç taşıyordu. Ben, AKP’den asrın lideri tarafından belirlenecek A takımı kadrosu ne olacak bilmecesi içindeydim. Ama sonunda bitti. Oh. Oh be oh. Bu akşamdan itibaren bu konuda rahatladım ve sıcak bir banyo yapıp, her şeyimi ve pijamalarımı da giyerek yatabilirim artık. Sadece ben mi? Ramazan öncesi ve içinde herkes merakından tırnaklarını yediği için Diyanet’e telefon yağıyor. “Tırnak yemek orucu bozar mı?” diye.

         Evet, asrın lideri de her zaman olduğu gibi Türkiye’nin en önemli bir sorununu da böylece çözümlemiş oldu. Evlatlarımız şehit olmuş, hastanelerde hastalar mikrop kapıyormuş, pratisyen doktorlar hastalara yanlış teşhis konuyormuş, kanser hastalarına ilaç yokmuş, çiftçi sürünüyormuş, hazine de para kalmamış, AKP’yi iktidara taşıyan müteahhitler ve inşaat şirketleri sessiz sedasız iflas ediyor, ünlü mağazalar AVM’lerde dükkân boşaltıyormuş. Et neredeyse 100 liraya tırmanmış, pazarlarda hala sebze ve meyve ateş pahasıymış. Ankara’nın konuşabildiği tek komşu İran’da araya duvar örmek konuşuluyor, İran özür bekliyormuş. FETÖ darbesi duruşmaları İsmail Dümbüllü’nün orta oyununa benzemiş. Olsun. Bunların hiç biri önemli değil. Asrın lideri kadrosunu belirledi ya. Kim tutar artık bizi.  

         Sevgili okurum, yukarıda yazdıklarımı komiklik olsun diye seçmedim. Gırtlağına kadar sorunlara boğulmuş Türkiye’nin boyalı yandaş basının hali bu. Televizyonların haber bültenlerinde ramazanda ne yiyeceksiniz, evlenme programları burç falları ve holding sahibi evde sekiz karış çivi topuklu ayakkabı ile dolaşıp, Türkçeyi doğru konuşamayan, ama abla, enişte, abi kız ve kardeş eşlerini ayartma üzerine bina edilen dizileri seyredip, sevinip üzülüyor ve şimdi ne olacak ona kafa patlatıyor. Bu arada dünya basını, Türk halkının yerine Türkiye ve idare edilişi konusunda ağıtlar yakıyor, gerçek sorunları bir bir sıralıyor. Millet ramazan pidesi ile diziler arasına sıkışmış. Ama ülkenin kaderi ve geleceği bir paket sigara kadar kimsenin umurunda değil.

         Türk basınında yayınlanmayan son haberde Washington çıkarması sırasında protestoculara saldıran kişilerden bir kısmının kimlikleri açıklandı. Meğer Kanada Toronto’dan bindirilerek getirilen bir gurup Erdoğan sempatizanı aslında bir dönem Türkiye’yi şikâyet ederek Kanada’ya sığınan kişiler olduğu yazılıyor. Aynı zamanda bu kişiler asker kaçağıymış ta. Yakışır. Miting alanında kefen giyip gelenlerden hiç birini cephede falan göremedik aslında. Ama Soma’dan başlayarak, Erdoğan’ın kortejinden işçileri falan tekmeleyen çok yetkili gördük.

         Herkes Brüksel’de hem AB toplantıları hem de NATO zirvesinde Türkiye’nin encamının okunmamasına dikkat çekiyor. Brüksel olayı sonra bir önceki Başkan Obama yönetimi ulusal Güvenlik danışmanının neden Rakka olaylarında ABD’nin Kürtleri seçtiğini anlattı. Dış İlişkiler Konseyi’nde analiz uzmanı olarak çalışan Steven Cook, Washington’un Temmuz ayı sonrası Türk ordusuna güvenemediğini, Amerikalıların kafasında Türk ordusunun kapasitesiyle ilgili sorular olduğunu vurguladı. Amerikalı uzman, PG ile birlikte operasyona hazırlanmasında da tercihi, Washington’u suçlayan Ankara’nın yaptığını vurguladı.

         Bu konuya benim şekilci bir saptamam var. Alış veriş için yakınlardakibir Migros’a girmiştim. Bir Jandarma eri geldi. Aslan gibi ve yakışıklı bir genç. Uzun süredir dikkat etmemiştim. Pantolonu dikkatimi çekti. Desenli bir kumaştan askeri üniforma yapıldığını ilk kez görmüştüm. Bu üniformayı kim tasarladıysa anasının çiçekli şalvarına benzetmeye çalışmış anlaşılan. Ama neden merak ediyorum ki imamın ordusu olsa olsa bu kadar olur. Hayatımda ilk kez desenli kumaştan üniforma giyen bir asker gördüm.

         Geçtiğimiz hafta içinde Türkiye’de yankılanmayan bir başka gelişme de aynı uzmanın Rıza Sarraf konusunun Erdoğan’a kadar uzanabileceği uyarısı da var. FETÖ konusundan Rıza Sarraf davasının daha önemli olduğuna işaret eden Cook, Elçilik önündeki olaylar nedeniyle de korumalar olayında Amerika’nın değişik önlemler alabileceğine dikkat çekti. Bu konuda Amerikan basınında çok sayıda yazı ve yorum var.

         Ancak Washington, şu anda iktidar ve muhalefet politikacıları, şaşkın. En az onlar kadar Avrupalılarda. Amerika’nın başına geçen Donald Trump, ülke kurulduğundan bu yana bu makama oturtulamayan en dengesiz kişi. Brüksel’de ve daha sonra G-7 zirvesindeki hareket ve davranışları bir süper gücün liderine hiç yakışmıyor. NATO zirvesinde sarf ettiği sözler aslında Avrupalıları daha fazla birbirine kenetledi. Trump’ın konuşması sırasında ittifakın beşinci maddesine hiç değinmeden para sorunlarını dile getirmesi herkesi ürküttü. Zira herkes Amerika’nın politikalarını takip eden örgüte en fazla parayı Amerika’nın vermesi gerektiğinde hem fikir. Ama bu ittifakın liderliğini yapan ülkenin liderinin ittifakın ana kuruluş amacı olan beşinci maddeye değinmemesi ABD’nin amaçlarının kendilerininkiyle çakışmadığını, örtüşmediğini ortaya koyuyor.

         Bu zirve sonrası Avrupa kendisini toplayıp kendi ordusunu kurma yoluna gidecektir. Türkiye’de uzun süredir böylesine bir ordu kurulması halinde dışarda bırakılacağını biliyor. Şimdilerde ise Ankara’nın son politikaları bu kararı daha da kolaylaştıracaktır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI