Reklam
Bugun...
Prensin nikah şahidi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 21-05-2018 00:00
     

         Şu İngilizlere ne kadar kızgınım anlatamam. Yahu siz kraliyet düğünü yapacaksınız, şans ayağınıza kadar gelmiş kullanmıyorsunuz. Bu tam bir Türkiye ve din düşmanlığı başka şekilde tanımlanamaz. Asrın lideri gelmiş topraklarınıza, Londra’da kalışını size iyilik olsun diye sündüre sündüre uzatmış, ama sizden çıt yok. Adam kalkar, asrın liderine “yahu bir kal daha karpuz keseceğiz” falan der. Tabii neler kaçırdınız onunda farkında bile değilsiniz.

          Mesela, asrın liderine ısrar edip bir kaç gün daha Londra’da kalmasını sağlayıp, Amerikalı aktris Meghan Markle'ın Prens Harry’nin düğününde mesela şahitlik yaptırabilirdiniz kendisine. Adam tecrübeli kendi çocuklarına hep başka ülke liderlerini çağırmıştı. Sonra aktör ve aktrislere de bayılır. Nikâh sonrası yatak odası ve çocuk sahibi olma konusunda veciz tavsiyelerde bulunabilir nikâh defterini de Meghan’a verirdi.  Tüm bunları kaçırdılar. Alacaklarını alıp paketleyip gönderdiniz. Ayıp, ayıp. Oda yalakalarını toplayıp ne kadar başarılı bir Londra çıkarması yaptığını anlatmak zorunda kaldı.

          Dış politika konusunda yapılan her şey yanlış. Ama bu konuda uyaran mı yok yoksa uyarıları dinleyen mi? Mesela Bosna’dan gelmesini istemediler, gelme dediler. O ısrarla gitti. Neyi halletti. Bilmiyorum ama oradan gidemediği Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklere seslendi. Ama Avrupa’da yaşayan Türkler kendi dertlerine düşmüşlerdi. Çifte vatandaşlığı kabul etmeyen bir gurup Avrupa ülkesi oy kullandığını tespit ettiği Türkleri paketleyip Türkiye’ye gönderiyor. Yani bu kez asrın liderine oy vereceğiz diye gittikleri Avrupa ülkesini kaybetme olasılığı ortaya çıktı.

          Kudüs konusunda İstanbul’da bizim ampul takımının topladığı İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Zirvesine çağırdığı halde liderler gelmedi. Oysa o Yenikapı’da tam da seçim öncesi bir güç gösterisi yapıp İslam âlemi tarafından ne kadar sevildiğini onlardan nasıl itibar gördüğü hikâyesini anlatacaktı. Olmadı. Arap kardeşleri ona ihanet etti. En yüksek düzey Dışişleri Bakanları oldu. Oysa zirve denince hükümet veya devlet başkanı anlamı çıkıyor.

          Anlaşılan Türk halkı adil ve demokratik yollarla asrın liderini değiştiremeyecek. Bunu henüz kimse idrak etmiş değil. Sanki memlekette demokrasi varmış, adalet bağımsız, emniyet güçleri bağımsız, asker tarafsızmış gibi yazıp çiziyorlar. Belki onlarda bunun böyle olmadığını biliyor ama maça yetipte bu doğruyu yazacak güçleri ve cesaretleri yok. İşte bu noktada hep her şey için suçladıkları dış güçler devreye giriyor.

         Uluslararası toplum bu nedenle dünya siyasetine bir tehdit olarak gördüğü asrın liderine para kanallarını kapattı. Doların her türlü müdahalelere rağmen değer kazanması önlenemiyor. Dolayısıyla Türkiye’nin dolar üzerinden olan dış borcundaki kara delik giderek büyüyor. Şu anda bildiğimiz kadarı ile kısa vadeli dış borç ülkenin ödeyebileceği boyutları aşmış durumda. Uzun vadelileri hiç sormayın. Adamın ekonominin esinden haberi olmamasına rağmen bu konuda da kararları piyasadaki çöküşü hızlandırıyor.

         Para aramak için çıktığı dış gezilerden artık eli boş dönüyor. Siyasi açıdan Güvenlik konseyi uyarıları ve destek için gittiği ülkelerdeki durum dış politikada ki bilgisizliğini sergiliyor. Ama o bu füruma aldırmadan demir yumruğunu daha da sert hale getirmek için uğraşıyor. Türkiye anti demokratik yolda yürümeye devam ettikçe batılı çetenin Türkiye’ye demokrasi getirme yalanı ardına sığınarak yağmalama operasyonu içinde mazeretler büyüyor. Anladık millet gamsız ama organik ürünlere yönelen ulusum kendi çıkarları için çocukları ve torunlarının geleceklerini satmaya devam ediyor.

         Bugün son olarak bundan tam 55 yıl önce 1963 yılında 21 Mayıs tarihinde Harbiyeli kardeşlerimle kader birliği yaptığımız ve tümümüzün kaderini değiştiren olaylar meydana gelmişti. Bu yılda kardeşlerim, Bostancı’daki dernek binamızda kutlayacaklarmış. Ben de bu kutlamaya katılmak isterdim ama ne yazık ki basit bir sağlık sorunu için yarın hastanede iki gece kalacağım. Bu yaşlı gönlüm onlarla beraber aralarında olmasam da Harp Okulu marşını söyleyecek ve aramızdan ayrılan kardeşlerimiz için gözyaşı dökecektir. Bir kardeşim ne güzel yazmıştı. “Türk ordusundaki son Atatürkçü subaylar biz olacaktık, kökümüze kibrit suyu döktüler”

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI