Reklam
Bugun...
Reis bile keyifsiz


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-07-2018 00:01
     

         Geçenlerde oy kullandık. Bu kadar zaman bekledim belki tatmin edici bir açıklama meydana gelen garabet olaylara bir açıklama bir yanıt çıkar diye. Ne seçime katılanlar ne de kazananlar bu seçim sonucundan mutlu gibi görünüyor. İsterseniz sizin de kafanızdan geçen ve bir türlü yüksek sesle itiraf edemediğiniz soruları alt alta yazıp yanıtlamaya çalışalım.

          Birincisi seçimi kazanan reisin resmen seçim sonuçlar açıklanmadan meydanlara çıkıp mutsuz bir şekilde seçimi kazandığını açıklamasını ben anlayamadım. Sanki başkaları başka bir şey açıklamadan önce o öne çıkmak istemiş gibiydi. Sanki kendi istediği sonuca birileri itiraz etmesin diye halkı sokaklara dökmek istermiş gibi. Allahtan reisin muhaliflerinin kanı çekilmişti de sokaklara dökülüp bu ne biçim seçim sonucu demedi.

          İkincisi ülke de ekonomik ve sosyal açıdan durum bundan bir yıl öncesinden daha kötüyken nasıl oldu da geçen seçimde alınan oy yüzdesinin üzerinde reis oy alabildi. Söz oy oranından açılmışken kendisi bile yüzde beşe zor erişeceğini söyleyen MHP’nin baraj üzerinde oy almasını kim açıklayabilir? Son olarak daha önceki yazımda söz ettiğim, kimsenin otobüslere doldurarak getirmediği ve yağmur altında toplanan Ankara 5 milyon, İzmir 7 milyon, İstanbul beş milyon seçmenin toplam 17 milyon oyu geçersiz mi sayıldı da İnce kaybetti.  

          İkinci anlamadığım seçim meydanlarında mangalda kül bırakmayan adayların seçim gecesi nerede oldukları. Sanki hepsi saklandı sonra reis açıklama yapınca ortaya çıktılar. Seçmenlerine bir açıklama borçları yok muydu? (Bundan Kılıçtaroğlu’nu aday olmadığı için muaf tutuyorum) Sosyal medyada dolaşan çok sayıda söylentiye doğrudur demiyorum. Ancak bunları yalanlayan açıklamalarda sizleri bilmem tatmin etti mi, beni etmedi.

          Gelelim seçim sonrası tartışmalara. Bence İnce ile gazeteciler arasındaki çirkin gerginlik her iki tarafa da itibar kaybettiriyor. (Bu Yılmaz Özdil ve İsmail Küçükkaya konuları) Kendi alanlarında birer sevilen kişi olan bu isimlerin İnce’ye saldırması ve İnce’nin bunlara cevapları da ileride nasıl bir başkan olacağının göstergesi değil mi?

          Hadi bu adi tepişmelerden geçtim, İnce’nin son seçim kaybını kazanca çevirme girişimine ne diyeceksiniz? Ben Kılıçtaroğlu o partinin başında kalsın demiyorum ama bu yenilginin ardından partiyi bana devret sorusu bence hiçte hoş değil. Parti genel başkanı bu seçim yenilgisinden doğal olarak yara almış durumda, bu saatten sonra ona vurulacak darbe partiye vurulan bir darbeden başkası değil. Kılıçtaroğlu’da bence kurultay mı düzenler başka bir yol mu bulur bu işi bir başkasına devretme zamanı gelmiştir ama bence kesinlikle parti İnce’ye devredilmemelidir.

          CHP’nin yenik çıktığı seçimden Meral Akşener’in İYİ partisi de İYİ çıkmadı. Mesela bu kampanyada en azından barajın üzerinde ve MHP’nin oylarını almış olarak meclise gelmesi beklenirken neredeyse şaibeli seçim sonuçlarına göre Bahçeli İYİ partinin yerini almış gibi. Bunu basın yayın organların tarafgirliğine bağlamakta yanlış. Onlar hep tarafgirdi yeni bu seçimde sizden yana olacaklarını bekleyerek girmek hazırlıksız maça çıkmak gibidir.

          Saadet partisi beklenen sonucu aldı. Yani beklenmeyen sürpriz çok oy alma sonucuna ulaşmadı. Özetle şaşırtmadı. Ama şaşırtan iktidar takımlarından hem İYİ partiye hem de Selamete çengel atılmak istenmesi. Hani güçsüz ve etkisiz mecliste neden iktidar takımı çoğunluğu elde etmek istesin, aklımı kurcalayan beni şaşırtan nokta bu. Devleti başkan Reis kararnameleri (yani fermanlarıyla) istediği gibi yönetirken meclis denilen seçmeler ne kadar bağırsalar da külliyenin küllerini bile kaldıramayacaklar. Böyle denmişti. O zaman bu çaba niye atladığımız bir şey mi var?

          Açıkça bu seçim denilen tiyatro birçok konuya cevap olma yerine yeni bence daha çok soru yarattı. Alelacele hazırlanan ve sözde ABD Başkanlık sisteminden işlerine yarayan yönleri alınarak hazırlanan sistemde bir sistemsizlik var. Şimdilik kimse bu tarafı kurcalamıyor veya kurcalamaya cesaret edemiyor.

          Baskın seçime rağmen iktidar birçok konuyu çözme yolunda cevapsız. Ekonomi rezalet durumda. İnşaat şirketleri yüzer yüzer batıyor. Büyük sermaye yurt dışına kaçmaya devam ediyor. En son bu kervana Melih Gökçek’inde katıldığı yolunda söylentiler var. HaberTürk gazetesinin sahibi Turgay Ciner’de medyadan çekilmeye başladı. Öte yandan Ayhan Şahenk elindeki TV’lerde (NTV ve Star TV) temizlik yapıp piyasaya çıkma hazırlığında. Şahenk ana sermayesini yurt dışına çoktan çıkardı.

          Sokaklarda halka bakıyorum ne kazananlar ne de kaybedenler mutlu. Zamlar mısır patlağı gibi günlük patlamaya başladı. Bu arada enflasyonu hükümet kanalları biraz indirerek açıklamaya başladı. Bu rakamlarda gizlenemiyor. Siyasetçilerin tümünden ne köy oluyor ne kasaba. Özetle durum berbat ama halkın kederden kendini vurduğu alkole de zam yaptılar bakalım ne olacak? Bu arada dünyada sapık yönetimlere karşı yeni bir eğilim yükseliyor. Bunu yandaş basından izlemeniz mümkün değil. Birçok orta sınıfı kaybolan ve zenginlerle yoksulların arasındaki mesafe uçuruma dönen ülkede sosyalistler iktidara geliyor. Buda pervasız sermayeye karşı demokrasilerde yeni bir tepki dalgasının oluştuğunu ortaya koydu. Ama bizde böyle bir şey olamaz. Gene de bizdeki duruma bende çözüm yok.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI