Bugun...
Seni bilmem ama ben Türk'üm


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-04-2017 00:52
     

              Aslında bunlar sayesinde önceleri değer vermekten vazgeçtiğimiz, önemsemeyi unuttuğumuz birçok değere yeniden kavuşuyoruz. Mesela Atatürkçülük gibi.  Mesela referandum ayağına yeniden radyo günlerime döndüm. Milleti söğüşleyenlerin yaptıklarım marifetmiş gibi satmak için sabah akşam konuşmalarına dayanamıyorum. Seslerine bile artık tahammülüm yok. Ne yapıyorum, ekranda onlardan birinin suratı göründü mü derhal bir müzik açıyorum ve sanki onlar söylüyorlar. Adamlara şarkı söylemek bile yakışmıyor ama ben onlara şarkı söyletiyorum ya.

              Düşünüyorum da bazen bunlar bir şey mi kullanıyor acaba? Ara sıra yakalandığım açıklamaları olaylarla hiç çakışmıyor, çelişiyor. Sık sık görüşme ve onların açıklaması sonrası yalanlanıyor. Kendi halkına efelenen bizimkilerde kapalı kapılar ardındaki eziklik, sürekli üstlerinden başlarından akıyor. Hangisini yazayım. Son olarak, ABD yeni Dışişleri Bakanı ile başarısız bir görüşme yapan ve adamı yeni tanıdığını bildiğimiz Çavuşoğlu’nun konuşması. Ne diyor, “arkadaşım Tillerson”. Kaç gün oldu adam bakan olalı ve sen kaç kez görüştün bu arkadaşla? Ayrıca bugüne kadar açıkça en başarısız görüşmeni gerçekleştirdin? Ne diyor Rıza Zarraf savcısına FETÖ’nün adamı. Adam öyle bir cevap verdi ki, bizimkilerden pıs yok. Başbakan öyle Asrın liderinin sarayı desen öyle.

          ABD Dışişleri bakanı bizimkilere bazı talimatlar getirmiş, yakınmalarını ve isteklerini cevaplandırmadı bile. FETÖ konusu PKK ile YPG konuları da ayrı. Üstüne bir de can damarlarına basıp Esat ile uğraşmayacaklarını açıklamadı mı? Öte yandan Erdoğan’ın randevu taleplerini geri çeviren Beyaz Saray, sabah akşam eleştirdikleri Mısırlı diktatör Sisi’yi de bu ay görüşmeye geleceğini açıkladı. Bunun dışında Cumhuriyetçilerin düşünde üreten kurumu Amerikan Enterprises Enstitüsü analizcisi ve Cumhuriyetçilerin akıl hocası Rubin, son günlerde artık açık açık saldırıyor.

          Son twetenda, Rıza Zarraf olayına değinip, Halk Bank genel müdür yardımcısı tutuklandıktan sonra sıranın veliaht Bilal’de olduğunu yazdı. Geçenlerde Halk Bank eski Genel Müdürlerinden Ufuk Söylemez açıkladı. Bir devlet bankası olan Halk Bank’ta bir genel Müdür yardımcısı tek başına karar veremez, Genel Müdür ve hatta Bakan bile bu karar mekanizmasında yer alır dedi. Bunun tercümesi tutuklanma sırası bu kişilerde. Herkesin unuttuğu bir başka konu kim varsa Zarraf savcılarının listesinde ABD’nin Avrupa Birliği ülkeleri ile yaptığı anlaşma gereğince oraları ziyaret ederken tutuklanma ve ABD’ye iade edilme şansları olduğu. Almanya zaten Asrın liderine açıkça tehdit etti bir daha Nazi suçlaması yaparsan seni yurt dışında tutuklarım diye. Bakalım bizim yiğit hala Ey Almanya diye böğürecek mi?

          Gelelim, geçiştirilen Tillerson konusuna. O görüşmede iki konuda bizimkilere talimat verildi. Birincisi, Kürt konusunda istedikleri kadar bağırabileceklerini ancak aktif bir eylemde bulunmamalarını istedi. Birde, Türkiye’nin Rusya ve İran ile ortaklaşa yürütmeye çalıştıkları Astana toplantılarına da çomak soktu. Zarraf olayında bir şey yapmayacaklarını ve hatta belki de yapamayacaklarını bu konunun Beyaz Saray’ı eski ulusal güvenlik danışmanı tarafından ancak Kongrenin kendisine dokunulmazlık hakkı tanıması durumunda dökülüp konuşacağını açıkladı. Kongre komisyonu anında bu kişiye dokunulmazlık veremeyeceğini ve yargının önüne çıkaracağını açıkladı.

          Geçen yazımda Erdoğan’ın kendisine danışman olarak aldığı bir hanım profesörün bağlantılarını yazmıştım. Bu da onlarında işin farkında olduklarını ve bundan sonra olacakları “kandırılmadan” bilerek yaptıklarını ortaya koydu. Yeniçağ gazetesi Erdoğan’ın Diyarbakır konuşmasında Türk olmadığını açıkça söylediğini yazdı. Şimdi sormak haksızlık mı olur Sayın Bahçeli’ye? Siz hangi milletin milliyetçiliğini yapıyorsunuz diye? Ben ondan uzun süre önce vazgeçmiştim, şimdi sor ona destek veren ülkücü arkadaşlara, Hangi ideolojiye veya hangi ulusa hizmet ettiğinizin farkında mısınız?

          Daha önce de altını çizdim, dünya Müslüman düşmanı değil. Dünya Türk düşmanı oldu. Dünyayı Türklere düşman edenler ise Diyarbakır’da Türk olmadığını söyleyenler. Sizde kalkın evet deyin ve Türk olmadığınızı kanıtlayın. Zira hiçbir Türk böylesine bir ulus düşmanlığını kendi milletine yapamaz.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI