Bugun...
Sevgililerr Günü Ankara-Washington-Riyad


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-02-2017 08:51
     

Yazı yazarken hep yanımda Türk televizyonlarını açık tutarım. Bizde artık oyuncu seçimi güzellik müsabakaları veya manken seçmelerinden yapıldığı için, Televizyon dizilerinde oynayan oyuncuların oyun yetenekleri bana göre ilkokul müsameresinden de beter gelir. İşte bu nedenle dizileri radyo tiyatrosu gibi yalnız seslerini dinleyerek izlerim. Tabi bu durumda insan daha çok İspanyol dizilerini andıran bizimkilerin konularına takılıyor. Hay takılmaz olaydım.

Önümüzdeki hafta meğer “sevgililer günüymüş”. Yani gâvur adıyla “Valentine day”. Valentinin günü. Bu günü gâvur icat edip, ilan etmiş ama gâvuru en derin lanetleyen bizimkiler, her gâvur uygulamasına onlardan daha fazla sahip çıkması gibi bu gâvur gününe de en derin sahip çıktığını fark ettim. Kardeş nedir bu hayranlık, her dizide herkes hediye alacağım diye bu günü anacağım diye paramparça. Sanki her istasyon çık dışarı ya tek taş veya bir şeyler al, olmayan paranla sevgili yemeğe çıkar veya daha fazla yalan söyle diye bir ısrar, bir ısrar.

Bana tuhaf gelen, birbirini bu kadar sevmeyen bir milletin bu kadar sevgi üzerine senaryo yazılması. En fazla kadın döğen, en fazla kadın öldüren, sokaktan kadın dövülür veya bıçaklanırken kafasını bile çevirmeden geçen, en fazla kadını daha kadın olmadan çocukluğunda harcayan bir ulusun bu çabası göz yaşartıcı. Bence bu hafta iktidarın başkanlık oylaması bile ikinci plana düşmüş. Asrın lideri darılacak gibi.

Atatürk bizleri bizden iyi tanıdığı için, ona atfen sözlerde hep olduğumuz değil de olmamızı istediği hedefler vardı ata sözü olarak. Mesela, “Benim milletim çalışkandır” demişti. Bir tembel ulus bu kadar dolduruşa getirilebilir. Mesela ne demişti, “benim ulusum dürüsttür” demişti değil mi. Hırsızları başına getiren bir ulus için sanki bir yol gösteri. Literatürü kurcalarsanız her meslek ve toplumun her tabakası için adam yol gösteren olması gereken laflar etmiş.

Başka hiçbir dünyanın liderinden bunu göremezsiniz. Çok araştırdım, Google da veya öteki arşivlerde. Ne ABD’nin kurucusu George Washington, ne de İngilizlerin kahramanı Churchill ile Fransızların kahramanı De Gaulle böylesine laflar etmiş. Bu yüzden gâvurun karakteri bozuk olmuş. Bizde öyle mi ya? O etmiş etmesine de laf aradan geçen 80 seneye rağmen kafalara ve ruhlara yerleşmemiş.

Tüm lafları da son gençliğe hitabesi ile noktalamış. Ancak rahmetlinin unuttuğu gençliğin onun zamanında vatan için kanını akıtanlar değil, akıllı telefonundan kafasını kaldıramayanlar olduğunu tahmin edememiş olmasıydı. O ey Türk gençliği derken, Türk gençliği olarak beli bükülen son bizim nesil kaldı. Şimdikilerin ben nerenin nesli olduğunu bilmiyorum. Kimsenin de bildiğini sanmıyorum.

Asrın lideri, Arap ülkelerinde tura çıkmış. Dünya bu turun nakit sıkıntısı için din kardeşlerinden bağış toplamak olduğunu söylüyor. Onların istihbaratı da bence doğru. Ancak Arapların kendisi sıkıntıda hem düşen petrol fiyatları hem de ürettikleri petrolün suyunu çekmesi onları da kaynak aramak zorunda bıraktı. Bu arada Suudi Arabistan’a ABD şimdiye kadar konan her türlü kuralları ve çevreleri yıktı.

Hatırlayın, Obama gitmeden önce Obama’ya rağmen, ABD Kongresi Suudi Arabistan’ın 11 Eylül saldırısını gerçekleştiren El Kaide’ye Suudilerin yardım ettiği gerekçesiyle Riyad hükümeti aleyhine dava açılmasına izin veren bir yasayı kabul etmişti. Suudiler bu karara ser tepki göstermiş ikili ilişkileri kesmekle tehdit etmişlerdi. İşte bu ikilem içindeki iki başkent şimdi de birbirlerini onurlandırıyor. Düşünün Washington, demokrasi özgürlük deyip dünyanın en totaliter rejimine madalyalar veriyor.

Öte yandan Suriye topraklarında başkaları için döğüşsen evlatlarımızı kaybetmeye devam ediyoruz. Ne için, bizimkilerin yanlış politikaları ve kararları için başkasının toprağında başkalarının amaçlarına hizmet amaç. Bizimkilerin yanında çapulcular sürüsü, Suriyeli bizde ticaret yaparken bizim evlatlarımız ölsün. Bunu sizlerin midesi kaldırıyor ama kusura bakmayın benim değil. Suriye konusunda Türkiye’nin bir karar hakkı falan yok kendinizi kandırmayın.

Bu arada Adalet Bakanı gene eski FETÖ türküsünü söylemeye başlamış. Ne imiş Amerikan yönetimi daha farklı bakıyormuş. Bakabilir ama fark arada bir sene atar. Yani beş sene sürecek dava dört sene sürer ve karar gene federal mahkemenin kararı. Hoş farz et verdiler. Farz et aldın geldin. Ne yapacaksın? Kendi içindeki FETÖ’cüleri temizleyemezken bu ticaniyi katledecek gücün var mı? Bence yok. Yeni Türkü yeni masal.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI