Bugun...
Yeni komuta Konseyi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-08-2017 00:00
     

         Bazen yaz sıcaklarında konuşacak bir şey bulamadığımız bizim elitlerle bir araya geldiğimizde sanki hınç alır gibi bana “Ama sizin de Trump’ınız var” demeleri sinirlerimi bozuyor. Sanki bu Allah’ın tutarsız ve dangalak adamını koruyorum. Ama ben Trump’a dangalak ve tutarsız derken onlar kendi Trump’larına bir şey söylemeye korkuyorlar. Onlara anlatamıyorum ki, Trump gibi bir dengesizi ülkenin başına getiren sistem bugünlerde gönderme hesap ve planları yapabiliyor. Amerikan sisteminde Başkan’ın yaptığı dengesizlikleri frenleyecek bir dizi mekanizma var. Ya bizde ne var?
 

         İşte buraya bir nokta koyun. Mesela bir kere ülkeyi zaferden zafere koşturan ordunun yerini sınırlarını bile korumaktan aciz bir mollalar takımı oluşturdu. Şimdi emniyet genel müdürlüğü askerlerinde kadrolarda değişim yapmış molla başı. Ne değişecek, ha ali veli, ha veli ali. Duvarları ve derslikleri kan kokar denilen Harbiye Üniversite haline getirip başına da eski bir FETÖ’cü molla atadılar. Askeri okullar kapatıldı (Sızdılar diye), terfi sistemi değiştirildi (sızdılar diye), Kurmaylık koşulları değiştirildi (sızdılar diye). Yargıladılar (sızdılar diye) Önce mahkûm edip, sonra terfi ettirdiler (sızdılar diye). Orduda kim kimdir, nasıl terfi eder, cephede bir komutan ötekine itimat eder mi? Kayıp, cevapsız sorular bunlar. 
 

         Oysa işin gerçeği, sızıntı falan değil her tarikatın kendi adamlarını yerleştirmesiydi. Kendi güçlerinin yetmediği yerlere en koyu Atatürk düşmanlarını kendi elleri ile yerleştirdiler. Eğitim sistemini, askeri gelenek ve görenekleri, bürokrasiyi, adalet ve parlamenter sistemle iş âlemini, imar sistemini ve hatta sporcu ve spor takımlarını, basın yayını, kısaca ülkeyi, ülke yapan ne varsa yerle bir edip yeniden molla sistemine dönüşü zorladılar. Unuttukları, arada akıllarına geldikçe sığındıkları Osmanlıyı yıkan irtica ile yollarını seçtiler.
 

         Bu yazdıklarım bilmediğiniz konular değil, her gün okuyup hayıflandığınız, facebookta birbirinize gönderip “like” yaptığınız, söylendiğiniz yorumlar yazarak muhalefet yaptığınıza inandığınız konular. Ben şu anda boyalı basının çok heyecanlandığı Kalın İbrahim tarafından açıklanan askeri Şura kararlarıyla hiç ama hiç ilgilenmiyorum. Benim yazış nedenim, yalnızca bu işlerin bu kadar kolayca karşı tarafın eline geçmesi. Devlette bir devamlılık vardır. Devletin başına siyasiler tabii ki seçimle gelecek ve politikaları belirleyecekler. Ama onların bu politikalarını uygulatmak için devleti kurum ve kuruluşlarıyla yok etmesine izin verilmez. Eğer devlet her siyasi görüşe göre yalpalarsa, uluslararası alanda itibarını ve saygınlığını kaybeder. Bu gün Türkiye Cumhuriyeti’nin ulaştığı noktada ne yazık ki bu.
 

         Sizleri bilmem ama ben dışarıda her noktayı dinleyip okuyorum. İnanın en ufak bir itibarı, sözünün hükmü yok. Ha dışarıda yok ta içerde ne var derseniz? Bence içerde de kimse yarını konusunda bir fikre sahip değil. Konuştuğum herkes yarınından endişeli. Eğitim sisteminin iflas ettiğinin farkında. Ticaretin durduğunu anlamış bulunuyorlar. Herkese ekonomiyi canlandırmak için dağıtılan krediler yaprak bile kımıldatmamış. Buldukları ilk çare dışarıya bir şekilde çıkış. Tabii bu imkânı olan için. Siz bilmiyorsunuz bu günlerde paralı askerlik çıkarılsın diye mektup bombardımanına uğruyoruz. Sonuç bizden yazmak.
 

         Gelelim dış konulara. Almanya resmen artık ters davranmaya başladı. Şimdilerde AB’ye gümrük birliği konusunda baskı yapıyor. Amerika Suriye’den çıkmaya hazırlanıyor. CIA ve özel kuvvetlerin Suriye operasyonlarının bütçesi kısıldı. Hatta kesildi. Ancak ABD şimdilik bölgede bir hava üssü tutmaya çalışıyor. Buda bildiğimiz kadarıyla Kürt bölgesinde olacak. Şimdilerde Ortadoğu’daki en büyük havaalanı inşaatının bittiği yolunda. Rusya Suriye’ye yerleşmiş durumda ve Fransa, Esat yönetimi ile bu ülkenin yeniden imarı konusunda ilk elden görüşmeler yapıyor.
 

         Kimse ne Ankara’ya soruyor ne de bu konudaki itirazlarını dikkate alıyor. Hoş hangi konuda yapılan açıklamayı dikkate alıyorlar ki. Çünkü Türkiye ne yazık ki tüm bu noktalardaki ağırlığını yaptığı hafifliklerle yitirmiş durumda. Farkında değilsiniz ama dünya yeni bir yapılanmaya doğru gidiyor. Sonuç Türkiye hala deniz suyu sıcaklıkları ile meşgul. Alman yatırımcılar, yandım Allah diye kaçanların başında. Irak imar bekliyor. Suriye imar bekliyor.
 

         Türkiye’de büyük kentlerin havası yeniden solunamayacak duruma geldi. Bu yakın bir tarihte solunum yolları hastalıklarından ölenlerin artacağı anlamına geliyor. Rusya, domates ve şeftaliden sonra kayısının ithalini de durdurdu ve kayısıları gerisin geriye Türkiye’ye gönderdi. Yakında bu ilaçlı kaysıları bol bol yemeye başlarız. Türk lirası Euro karşısında büyük değer kaybetti. Olsun kendi Euro’muzu basarız. Yunanistan bizim 13 adacık ve kayalığımıza el koymuş. Ama biz Türkler Yunan adalarında Uzo içmeye gitmek için sürekli vize alıyoruz.

         Gördüğünüz gibi asayiş berkemal durum kimsenin umurunda değil. Birde Amerikan vatandaşı olan büyükelçilerimiz de var. Kim korkar Trump’tan. Bu arada Trump’ın durumu da giderek vahimleşiyor. Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür yardımcısı arasındaki açıklık da giderek büyüyor. Burada birkaç gün yaşayınca sanırsınız Paris’te veya Berlin’de, Londra’da yaşıyorsunuz. Tek fark bayrak.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI