Bugun...
YETKİ ALMADAN YETKİ KULLANIRKEN REFERANDUM NEDEN?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 31-03-2017 06:59
     

         Uzun süredir kafa patlatıp duruyorum. Adam çıkaracağı yeni anayasa ve düzenlemelere benzer bir sistem kurdu, varlığı ile yokluğu bir olan ve kendi makamını bile tehlikeye atabilen bir aklı evveli başbakan yaptı, padişah gibi ülkeyi yönetirken neden bunları kayda geçirmek ve kuralmış gibi satmak istesin. Hiçbir mantığı ve akılcı bir açıklaması yok. Böyle düşünürken dün ODATV’de yayınlanan bir yazı ve Ankara’da ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı’nın ziyareti, Güneydoğu Anadolu ile Irak ve Suriye’deki Kürt devleti gerçekleşmeleri patlak verdi.

          Hatırlatayım isterseniz. Önce bir zamanlar podyumlarda boy gösterdiği Barzani ve Şivan Perver ile Kürdistan özerklik türküleri söylemedi mi? Barzani Türkmen ellerine Kürt bayrağı çekmiyor mu? Barzani’nin elemanları bağımsızlık zamanı geldi demiyor mu? Türk savaş uçakları 15 yıldır Kandili ve çevresini bombalıyor ama öldürdüğü Kürt nüfusu neredeyse bölgede Kürt bırakmayacak düzeyde olmasına rağmen sorun bitmiyor. Bir ara bebek katili APO ile bile anlaşan saray takımı Avrupa’da yaptığı görüşme ve anlaşmaları bir kenara bırakarak meclisteki PKK temsilcilerini içeri tıkmaya başladı. Bunun da bir nedeni var aslında. Günahım kadar sevmediğim bu katil sürüsünün galibiyetini istiyorum sanmayın.

          Suriye’de istenen sonuç alınınca bu kez İran ile sürdürülen ilişkiler de bir soğutma dönemi başladı. Son olarakta Ankara’yı ziyaret eden ABD’nin yeni dışişleri Bakanı Tillerson ile yapılan görüşmelerdeki açıklamalar ışık tutar mahiyette. Ankara hemen Kürt davasında sert bir tutum izleyen İran’ı satarak “Ankara ile Washington’un ortak hedefi olduğu” açıklandı. Hoş Ankara’da yeni ABD Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmeler ve sonrası basın toplantısı tam bir komediydi ama artık bunlara değinmek istemiyorum.

          Şimdi bu bilmecedeki son taşı koyalım. Aniden Ankara’da saray bir danışman atadı. Adı Gülnur Aybet. Ben kendisini Washington’daki düşünce üreten kurum Woodrow Wilson International Center for Scholars’da olduğu günlerden ismini hatırlıyorum. Bu kurumun özelliği öyle herkesi Washington’a çağırmaz, her bilim insanına bu imkânı vermez. Bizim orada görev yapan uzmanlarımızın da bir özelliği vardır. Bir kere PKK davasına veya Kürt davasına sıcak bakacaksınız ve FETÖ sempatizanlığı bulunacak ve bu yolda hizmet vereceksiniz Cengiz Çandar, Hasan Cemal gibi. Bu taze danışman olan teyzemiz de bu kurumda çalışırken bilin bakalım bölümün başında kim var? Henry Barkey.

          Barkey kim derseniz hatırlatmakta yarar var. İzmirli bir musevinin oğlu olan ve çifte vatandaş Barkey Kürtlere ve özellikle PKK’ya yakın bir isim. Şimdilerde sessiz olan Barkey uzun süre FETÖ takımının da savunuculuğunu yapıp geçen Temmuz ayına kadar hani şu tarikatçılar arası darbe sırasında Ada’da toplantı yaptıkları ortaya çıktıktan sonra sesini kısmıştı. Barkey özellikle asker düşmanlığı ve Erdoğan Başbakan olduğu ilk dönemlerde Washington ziyaretleri ve Ankara temasları ile isim yapmıştı. Kendisi gerçekte ABD Dışişleri Bakanlığında bölge analizcisi olarak çalışsa da adı CIA’ci falan diye geçmişti. Bu düşünce üreten kurumun bir bilinen ismi de genelde başka ülkelerin ajanlığı da yakıştırılan gene bir Kürt sempatizanı Amberin Zaman.

          Şimdi tüm bu bilgileri bir kenara koyun. Yukarıda anlattıklarım ne anlama geliyor? Suriyeli Kürtler, PKK kahramanı için Suriye topraklarına heykel dikiyor. Ankara ziyaret eden Barzani için Kürt bayrağını asıyor. Kürtler bağımsızlık isteklerini Ankara’nın anlayışla karşıladığı vurgulanıyor. Barzani azgınlığına devam edip Kerkük ve öteki Türkmen kentlerine Kürt bayrağı çekiyor. Ama Ankara suskun. Meydanlarda milliyetçilik nutukları. Birde PKK düşmanı ve ülkenin parçalanmasına karşı olduğunu ileri süren memleketin milliyetçi partisi MHP’nin başındaki liderde bırakın sessiz kalmayı bu tezgâhın figüranı olan iktidarla birlikte dans ediyor.

          Tüm bunları yapabilmek için, yani ülkenin parçalanmasına neden olacağı federal bölgelere ayrılmasına imkân tanımak için de Saray’daki şahsın doğrudan kırallığı ve sultanlığını ilan etmesi ve halk tarafından da onaylanması gerekiyor. Bu olay ve parça parça bulmacanın bir araya getirilen parçaları, Türkiye’nin parçalanmasını sağlamak için. Halk kimsenin umurunda değil. Halkın tepkisi Ege’de adacıklar ve adaların Yunanlılara verilmesi ile denendi. Kimsenin gıkı çıkmadı.

          Şimdi halk son kozunu oynayacak halk oylaması diye çevrilen referandum ile. Şimdi anladınız mı Evet derseniz neleri vereceğinizi. Adam öteki yetkileri zaten gayrı resmi olarak almıştı. Bu kez Hayır yalnız ona değil ülkenin parçalanma planlarına da hayır olacak.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI