Reklam
Bugun...
Aktif Kriptolara Aksaray Örneği


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 17-04-2018 09:50
     

Kendi evinde haremlik selamlık yaşayan bir "Müslüman" eğer "kamu yönetimi"nde "açıklık"tanbahsediyor; "özgürlük, özerklik…" filan diyorsa karşımıza üç ihtimal çıkıyor:

1- Adam doğudan, güneydoğudan geliyorsa, İslamcılığı maske yapmış bir "Kürtçü"dür!

2- Başka bir etnik kökenden geliyorsa, Osmanlı millet sistemine dönüş özlemi taşıyan bir azınlık ırkçısıdır.Kripto Rum veya Ermeni olması da ihtimal dahilindedir.

3-Kamu kesesinden hovardalık yapan bu adamın herhangi bir etnik bağlantısı yoksamuhtemelen FETÖ'cüdür.

Çünkü kurulduktan yüz yıl sonra gevşek idari yapısı yüzünden yıkılan onca Türk devletinden sonra 600 yıl yaşayabilmesini "merkeziyetçiliğe" borçlu olan Osmanlı Devletinin küllerinden doğan bir ülkede Müslümanların "özerklik, yerinden yönetim, eyalet sistemi…" gibi dertleri yoktur. 

Bu bol keseden özgürlük işleri, 1983'ten sonra hükümetleri daha ucuza ele geçirebilmek için CIA elemanı yerine kullanılan NED benzeri Sivil Toplum Kuruluşlarının işleridir. 

1945'de Batı Almanya'nın ABD'yeteslim olmasından sonraYahudi rövanşizminin denetimi altına giren Alman vakıfları da bu STK'ların başında gelmektedir. 

İslami söylem, Liberal Düşünce ve Alman vakıfları üçlüsünün kesişim kümesi ise FETÖ'dür. 

2012'de MİT kriziyle bir şeyler değişmeye başladı. 2013 sonlarında, "Paralel devlet" meşru hükümetin ahlaki açıklarına cepheden saldırınca taşlar yerinden oynadı.

Dönemin İçişleri Bakanı Efgan Ala'nın ifadesiyle "81 ilin 74'ünde" idareyi elinde tutan il Emniyet Müdürleri görevden alındı. 

Sonra "Paralel Devlet"in Yargı ve Ordu ayaklarına yönelik operasyonlar başladı. 

En sonunda da 15 Temmuz gecesi Millet, Cumhurbaşkanının hayatına kasteden FETÖ'cü darbe girişimine karşı ayaklandı. 

Böylece FETÖ'yle mücadele, OHAL şartlarında etkili KHK'larla yapılmaya başladı. 

On binlerce kamu personeli, FETÖ bağlantısı nedeniyle görevden alındı, tutuklandı, hapse atıldı.

***

 

Ve Kripto Etkinliğine Aksaray Örneği

Aksaray'da ne olmuş; önce ben size kendi anladığımı anlatayım. 

Çünkü Aksaray, FETÖ'yle mücadelede Türkiye çapında yaşanan "siyasi ayak" sorununun en güzel örneklerinden biridir. 

2013 sonlarına kadar aktifFETÖ'cüprofil veren akademisyenlerden biri olan Prof. Yusuf Şahin, Başbakan'ın "milat" dediği 17-25 Aralık olayından 4 ay kadar sonra FETÖ'nün Hükümeti yenemediğini görünce sosyal geçmişine bir "Format" atmış.

Atmış atmasına da mazi müktesebatına bakarsak, bunu: "Hain FETÖ, Cânım Reise saldırdı!" diye yapmamış!..

Belli ki: "Bir türlü deviremedik şu uzun adam'ı" diye yapmış. 

Aksaray Üniversitesinde yapılanFETÖ'yle mücadelenin bu "yaman çelişki"yiıskaladığı anlaşılıyor. 

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zaman, Taraf ve Rota Haberin hızlı yazarı Prof. Yusuf Şahin'i, 2015'te rektör olarak atamış. 

Aksaray Üniversitesi Rektörü Yusuf Şahin'in 2014 başlarında "biat" görüntüsü verene kadar yaptığı FETÖ tarzı etkinlikler, "benim" diyen FETÖ iddianamesini kıskandıracak boyutlara ulaşıyor!

İşte sadece birkaç örnek:

- 2006'da Alman FriedrichNaumann vakfının "Yerel Otonom Hükümetler ve Sivil Toplum" başlıklı semineri.

- İngilizce bir makalede"Üniter devlete karşı Federalizm" savunusu...

- "EdiBese" hareketini başlatan"Özgür Eğitim-Sen" üyeliği…

- "Kürtçenin kamu hizmetinde kullanılmasını istemiyoruz demek, Kürtçeyi yok saymak demek. Bir devlet bir dili ne zamana kadar yok sayabilir?" gibi sorular sormak…

- "Özerklik talebinin 'idari olsun ama siyasi olmasın' gibi bir ayrıma tabi tutulması, anlamsız. Bunlar birbirinden ayrılamaz!" gibi iddialarda bulunmak…

- 8 Şubat 2014'tekison yazısında "durum bunu gerektiriyor, anlayın" diyecek kadar da açık sözlü olmak...

***

Mücadele Buysa HiçZahmet Etmeyin!..

15 Temmuz'dan sonra, bizim görme özürlü Ekrem'in biricik kızına kadar ağzından "F" harfi çıkan herkes hallaç pamuğu gibi atılırken kendisine dokunan olmadı. 

Çünkü uyanık rektör, hem güya iyi "kamufle olmuş" hem de "biat görüntüsü"nü taçlandıran efektif hamleler yapmıştı!

Hızla "Reisçi" STK'lara üye olmuş, iktidarın bölge milletvekilleriyle yakınlık kurmuş, siyasilerin gözünübağlamış"tı. 

Muhtemelen "düşmesi" durumunda kıracağı "siyasi ayaklar" vardı.

O yüzden yerinde kaldı. 

Ama şimdi, herkes gibi o da "FETÖ'yle mücadele" adına bir şeyler yapmalıydı! 

Sağına baktı, soluna baktı. Gözü Ülkücü hocalara takıldı. Neden koltuğunu ve gerçek FETÖ'cüleri kurtarırken bir yandan da "özerklik" mücadelesi yapmasındı? 

O da tuttuFETÖ'yle mücadele listesine"Ülkücüleri" yazdı. Yanlarına biraz da solcu, dinsiz filan kattı.  

Anlaşma gereği AKP'lilere dokunmadı. Kripto FETÖ'cüler zaten kanatları altındaydı. 

İşte Cumhurbaşkanı, başkentte "inlerine girdik" diye sevinirken, 250 km. ötede, Aksaray'da FETÖ'yle mücadele"böylesine "zahmetsiz"yapılıyordu!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI