Bugun...
Brifing!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-01-2017 09:05
     

TDK sözlüğündeki karşılığı her ne kadar "bilgilendirme" olsa da Türkçe bir karşılığı olmadığı için bu kelimeyi, ilk haliyle severim.

Neden severim? 

Çünkü devlet işlerine yeterince vakıf olmadığı halde siyasette yıldızı parlamış adam çoktur bu memlekette…

Mesela "enternasyonal"i tutkuyla seven solculara bir türlü "yabancı odaklar" konusunu anlatamazsınız!

Sağlam bir ajan faaliyetiyle sendeleyene kadar "dış mihraklar" sözü onlar için alay konusudur.

Enteller, asker ve polis konusunda "tohumuna para vermemiş" edasıyla hareket ederler.

İslamcılar, Arab'a teşnedir biraz... "Müslüman'dan zarar gelmez"e odaklanmışlardır.

Kürtçüler "üç tarafı denizle, dört tarafı düşmanla çevrili" olmayı tiye alırlar, kendi iç düşmanlıklarını kamufle etmek için…

Ama sıra kendi başıbozuk kantonlarına gelince ülkenin "beş tarafı" düşmanla çevrilidir!

Bir de Avrupacılar vardır bu ülkede… 

Alman - Fransız liselerinde okurken Paskalya adasındaki kuşları tanımış; ama Almanya'nın ve Fransa'nın derin işlerini tanıyamamışlardır!

Onun için "helal süt" ve "temiz kan" garanti olsa bile "brifing"ler her zaman lazımdır bu ülkeye…

"Brifing"in, bir Türk Milliyetçisi olarak beni ilgilendiren tarafı, ilk kez stratejik bir göreve gelen yetkilinin uzmanlar tarafından aydınlatılmasıdır.

Mesela 1974'te "Kıbrıs'a neden çıkmamız gerektiğini" Robert kolejin şair çocuğuna anlatmak için kim bilir askerler ne kadar dil dökmüşlerdir?

Mitinglerinde barışın simgesi olarak "beyaz güvercin" uçuran mavi gömlekli Ecevit, bir baskın savaşının adını "barış harekâtı" koyan ilk siyasi lider olmalıdır!

Devlette devamlılık esastır. 

En önemli brifingler de büyükelçilerin ve istihbaratçıların yaptığı bilgilendirme toplantılarıdır.

Siyasi iktidar ise her beş yılda bir değişir. Bakanlar, başbakanlar daha kısa sürede değişebilir.

Bu yüzden müsteşar ve genel müdür seviyesindeki sabit bürokratların elindeki bilgi birikimi, devletin işleyişini yönlendirir.

Brifing öyle önemli bir şeydir ki; ben size: 

"15 Temmuz dahil olmak üzere son 10 yılda yaşadığımız bütün FETÖ'lü garabetlerin AKP'li yöneticilerin, 2004'teki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında askerlerin yaptığı "bilgilendirme"yi yok sayması yüzünden yaşandığını" net bir şekilde söyleyebilirim.

Hükümet, Ankara'daki askerlerden çok Amerika'daki bir "şeyh"e güvenmeseydi bunlar başımıza gelmeyebilirdi!..

Bu ölümcül güvensizlikten, AKP yöneticileri kadar, askerin sivil otoritenin güvenini kaybetmesine yol açan müzmin darbe destekçisi CHP'liler de utanmalıdır.

Peki elinde devlet istihbaratı, kamu kudreti olmayan muhalefet partilerinin "stratejik bilgilendirme" yani "brifing" konusundaki avantajları ve dezavantajları var mıdır?

Elbette vardır. Mesela rahmetli Başbuğ'un iç ve dış tehditler konusundaki devlet umuru, bebek katili Öcalan'ın "devleti 35 yıldır MHP yönetiyor" sızlanmasına yol açacak kadar fazlaydı.

Bu sözün taşıdığı mana, "fikirlerimiz iktidar"dan bir basamak ileridedir.

Devlet hayatında kişiler fani, milletler ve onların mirası olan devletler bakidir. 

Bu yüzden de hükümet mevzuunda, siyasilerle bürokratlar arasındaki "hancı- yolcu" farkının bir benzeri "teşkilat"la mensupları arasında görülür.

MHP'nin 47 yıllık sürekliliği bu yüzden önemlidir. Özel bir arşivi, sicil ve bilgi birikimi, daha genç partilere nazaran, enformatik avantajları vardır.

Vatanı aşkla sevmek, MHP'nin en büyük avantajıdır, çözümlemelerindeki isabeti artırır.

Uzun ömürlü liderler, MHP'nin elindeki bir diğer avantajdır.

40 yıllık FETÖ meselesini 48 yıllık bir Ülkücünün algılamasıyla, 16 Yıllık AKP problemini, 20 yıllık bir liderin taramasıyla, tecrübesiz bir genel başkanın kavraması arasında farklar vardır.

MHP'nin demokrasi konusunda askerlerden, ülke güvenliği konusunda da sivillerden daha güvenilir bir kurum olarak uzun yıllar aynı çizgide kalması, onu adeta devletleştirmiştir.

12 Eylül Anayasa Referandumundan iki ay sonra "MHP Artık Yeni Türk Devletidir" başlıklı bir yazı yazdığımı hatırlıyorum.

AKP'nin ilk yıllarında güneydoğuda pusuya düşüp, yoğun mermi yağmuru altında kalınca güvendikleri ismi, Ankara'yı, eski İç İşleri Bakanını arayan polisleri hatırlayınız.

Bugün vatan müdafaası yapan güvenlik güçlerimiz, sonunda 15 Temmuz'da FETÖ darbesiyle kırılıp dökülmüş bir devlet bürokrasisinden çok MHP'ye güvenmektedir.

O yüzden de FETÖ'yle ve arkasındaki güçlerle, ABD'yle, AB'yle, İran'la, Suriye'yle kısacası yedi düvelle mücadele eden bir hükümete MHP'nin verdiği destek, olağanüstü önemlidir. 

Bu güvenin gereğini yapmak, milli ve tarihi bir görev hükmündedir.

15 Temmuz'da devletin nereden nereye geldiğini düşünmeden, dünün muhalefet ezberleriyle MHP Liderine tepki gösterenler, bu samimi "bilgilendirme"ye kulak vermelidir.

"Gülen"leri, dönenleri bilmem ama… 

Bilenler, görenler ve bu vatan için mermi yiyenler, Bilge Lideri sevmektedir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI