Reklam
Bugun...
Dalgalanma


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-02-2017 09:01
     

AKP'nin en azından referanduma kadar güçlü bir MHP yönetimine ihtiyaç duyduğu şu günlerde MHP tabanında bir dalgalanma yaratmak isteyen başka güçler olabilir mi?

Olabilir değil;vardır. Dört tanesini hemensayabiliriz:

1- FETÖ: MHP'den veto yediği günden beri "Bahçeli'siz bir MHP" peşindedir. Bunu da önce 2011'de MHP Başkanlık Divanına kahpece saldırarak göstermiştir. Öyleyse cemaat, MHP tabanına muhtaç, ama MHP Genel Merkezine düşmandır. Bunu da Olağanüstü kurultay dönemindeki dalgalanmaya açık destek vererek göstermiştir.

2- Perinçek: 1996'da söylediği "RP, BBP ve MHP gibi sağ partilerin tabanlarında dalgalanma yaratmak, onları dönüştürmek, en önemli başarı ölçütlerimizden biridir." Sözünden beri böyle bir fırsat kolladığı sır değildir. Perinçek ve Aydınlık zaten devrimle iktidara gelmek istediği için hızla militarize olabilen Ülkücülere başından beri düşmandır.

Bugün iletişim çağındayız ve provokatif bir "Tweet"le bile herhangi bir hedef kitle üzerinde dalgalanma yaratmak mümkündür.

3- CHP: MHP'li muhaliflere ev sahipliği yapmasına da bakarsak CHP, bir dağılma beklentisi ve büyük bir dilim oy pastası ümidiyle ağzını açmaktadır. MHP Genel Merkezine yönelik tehditlerin en zayıfı CHP'dir.

4- Olağanüstü Kurultaycılar: Bunlar dalgalanmanınsebebi değil, sonucudur.Muhalifler, düşman tarafından yıllarcatohumları ekilen ve sonra sulanıp yeşertilen tepkininharmanını yapmaya çalışmaktadır.

Bu yüzden FETÖ ve Perinçek kadar etkili bir dalgalanma güçleri olduğu söylenemez.

Ben size bu 1 ve 2 numaralı "dalgacıların" kesişim kümesini oluşturan 15 Temmuz üzerinden bir beyin fırtınası yapayım.

Sonucun mantıklı olup olmadığına siz karar verin.

Önce bir durum tespiti yapalım:

Erdoğan, 8 Şubat 2012'de MİT Müsteşarına ve ardından MİT Tırlarına yapılan saldırılarla birlikte FETÖ'ye karşı müttefik arayışına girdi.

Bu sırada FETÖ'nünderin askeri ve diplomatik gücüyle ilgili istihbarat aklını başından aldı.

FETÖ, 17-25 Aralık'ta 4 bakanına ve ailesine yönelince kumpas mağduru askerlerle anlaşıp, cemaati tasfiye etmeyi kafasına koydu.

Bu durumu Perinçek "Erdoğan Vatansever güçlere teslim oldu" cümlesiyle açıkladı.

FETÖ'nün tasfiyesi operasyonu açısından Cumhurbaşkanı tarafından "Allah'ın bir lütfu" olarak değerlendirilen 15 Temmuz olayında Perinçek ekibinin özellikle ordudaki tasfiyelerde "bilirkişi" gibi görev yaptığı da bir sır olarak kalmadı.

Perinçek, Fatih Altaylı'nın programında, tasfiyeler konusundaki soruya: 

"Son otuz kırk yılın Cumhuriyet Silahlı Kuvvetlerine en çok yakışan bir noktaya doğru geliyor. 

Partimizin liderlerinden Soner Polat'a rica ettim;Deniz Kuvvetlerinde temizlik yüzde yüze varıyor…

'Kurunun yanında yaş da yandı' diye üzüleceğimiz hiç bir insan yok!..

Jandarma için de aynı şey söyleniyor.. Kara kuvvetlerinde de % 95 oranında temizlik sağlandı!" Derken herhangi bir bakandan veya hükümet sözcüsünden daha net ve somut konuşuyordu.

Sesli düşünmeyedevamedelim:

Perinçek TSK'da böyle bir tasfiye gücü bulduysa bu gücü, MHP gibi 48 yıllık bir düşmanına karşı neden kullanmasın?..

Nasıl kullanacak?

"Kamu-Sen üyesi veya yakını MHP'lileri ihraç listelerine aldırarak…"

Bu mümkün mü peki?..

Eğer Perinçek, 15 Temmuz'da TSK üzerinde kazandığı gücün onda birini kamunun diğer alanlarında kazandıysa kamudaki Milliyetçi-Ülkücülerle MHP Genel Merkezinin arasınıaçmak için elinden geleni yapacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.

MHP'dekikomisyonda sayıları onbine varanmağdur listeleri bunu doğruluyor mu? 

Doğruluyor…

Bize ulaşan, yüzlerce mağduriyet öyküsünde at iziyle it izini birbirine karıştığı açıkça belli oluyor mu?

Oluyor!..

Bunu,Cumhurbaşkanı, Başbakan ve İçişleri Bakanı da söylüyor.

Peki bu tasfiyelerin en mutlu adamı olup "listelerde içimize sinmeyen kimse yok" diyen Perinçek, ne yapıyor?

Kanalındakitetikçileriyle"diktatörlük geliyor" diyerek MHP Genel Başkanına saldırıyor!

Daha da somutlaştıralım…

Kamu-Sen AR-GE biriminin 7.254 kamu çalışanı arasında yaptığı ankete katılanların %97,6'sı, ihraç ve açığa almaları "adaletsiz" buluyor mu?

Evet, buluyor!..

Peki, Kamu-Sen'liler, bu açığa alınan veya ihraç edilenler arasında "örgütle hiçbir ilgisi olmayan masum kamu görevlilerinin de bulunduğunu" düşünüyor mu?

Evet, %97,9 oranında böyle düşünüyor.

Yani neredeyse "eminiz" diyor!..

Sonra?..

Sonra da "Evet"tercihi, adamabu adaletsizliği onaylamak gibigeliyor.

En güçlü rakibinden bahisle gece gündüz anlattığı, "sarı sendikacılık"olarakgörünüyor...

Sonra ne oluyor?..

Kamu-Sen'de neler olduğunu hep birlikte gördük!..

"Dalgalanma" oluyor!..

Bir oyun bozulurken,yeni bir oyun başlıyor.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI