Bugun...
Derin Balans Ayarları!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 15-03-2017 09:20
     

1856'ya kadar bu ülkede yarısını Türklerin oluşturduğu Müslümanlar, hukuksal olarak ayrıcalıklıydı.

Haraç ve Cizye muafiyeti, askerlik ve memurluk hakkı gibi ayrıcalıklar, sayesinde Aleviler'le Sünnilerin siyasi rotasında büyük ortak paydalar vardı.

"Müslim-Gayrimüslim ayırımı"nın "pozitif" tarafında oluşan bu paydalar, mazinin yaralarını sarmış olmalı ki özellikle askerler ve aydınlar arasında bir çok Bektaşi, siyasi hayatın içinde yer almayı başarmıştı.

1639 Kasr-ı Şirin Antlaşmasından itibaren İran'la sağlanan kalıcı barış, herhangi bir karşıt ideolojiye izin vermeyen eğitim müfredatının da yardımıylaeski, mezhep odaklı toplumsal çatlakları kapatmıştı.

1856 Islahat Fermanı'yla Müslim-Gayrimüslim eşitliğinin sağlanması, sırf Müslüman olmaktan kaynaklanan bu "millet-i hakime"nindengesine zarar vermeye başladı.

1800'lerin başından itibaren gayrimüslimler arasındaki"Milliyetçilik" cereyanını yükselten "Eşitlik, Adalet, Hürriyet, Kardeşlik, Laiklik"fikirleri, Alevi- Bektaşilerin modernleşmeye kendi özel pencerelerinden bakmalarına yol açtı.

Bu pencerenin adı, sonradan demokrasi adını alacak olan "Hürriyet"ti!..

Aleviler için "Hürriyet"inen büyük teminatı ise "Laiklik"ten başkası değildi.

Laikliğin, bilimi dogmatizmin önüne geçirerek kalkınmaya yapacağı katkı,savaşlardaki sürekli yenilgilere çare arayan subaylar arasında bu tür modern fikirlerin daha kolay yayılmasını sağladı.

1363'ten 1826'ya kadar yaşayan Yeniçeri Ocağı'nın moral eğitimine hâkim olan Bektaşi tarikatı, şartların zorlamasıyla oluşan modernleşme ihtiyacıyla birleşince Türk Silahlı Kuvvetleri, 1876'dan itibaren yeniliklerin koruyucusu konumuna geldi.

Genç Subaylar tarafından tarihi bir aksiyona dönüştürülen JönTürkler- İttihat ve Terakki çizgisi üzerinden Laik Cumhuriyete kadar giden demokrasi tarihimizdeki mezhep-meşrep faktörü çeşitli kaygılarla göz ardı edilmiş, bir bakıma da sansüre tabi tutulmuştur.

Oysa Meşrutiyete, Enver Paşa'ya, Cumhuriyete, Mustafa Kemal Paşa'ya,27 Mayıs Darbesine, Cemal Paşa'yı hiç bu gözle bakmadık!

Menderes'in 408 sandalyesini, CHP'nin "Ak devrim"ciliğini, 70'lerdeki kavgayı sorgulamadık.

Anarşi ve terörün Tunceli'de boy atmasını, Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta mezhep çatışmasına doğru savrulmasını, bu arka plan ışığında sorgulamadık. 

12 Eylül'ü de, 28 Şubat'ı da AKP ve FETO'yu da, Ergenekon ve Balyozu da, 15 Temmuz'u da ancak bu geçmişi doğru okuyarak anlayabiliriz.

Bugün bu konuya girmemin sebebi, senelerdir meselenin etrafından dolaşılması yetmiyormuş gibi, Suriye krizi ve Gezi olayları gibi açık mezhep provokasyonlarına rağmen 15 Temmuz'dan sonra bile bazı siyasetçilerin,memleket meselelerine "laylaylom" diyerek yaklaşmasıdır!

Türkiye'nin en önemli fay hattı, iddia edildiği gibi Türk-Kürt ayırımı değil, mezhep, inanç ve yaşam biçimi farklılıklarıdır. 

Cumhuriyet döneminde, Alevi-Bektaşi kökenli doğal modernistlere, mektep marifetiyle yeni "modernlerin" eklenmesi, Türk Siyasetinde bir Sağ ve Sol dengesinin oluşmasındaki en büyük etkendir.

TSK'nın devletin ve rejimin bekası için 28 Şubat'ta "balans ayarı" yaparak solun iktidar umudunu canlı tutmaya çalıştığı yer, işte bu çatışma alanıdır.

Çünkü kendi halinde sadece % 25 oy üretebilen Sol'un, üzerine Kıbrıs Barış Harekatı zimmetlense bile hatta terörle üretilmiş Marksist Kürt hediye paketiyle bile % 40'ı geçemediği 40 seçimden sonra artık iyice anlaşılmıştır.

"Üçüncü Yol" sloganıyla ortaya çıkan MHP'nin siyaset tanzim etme kabiliyeti de işte burada ortaya çıkmaktadır.

"Derin" bir bakış açısına göre İslamcı sağ, % 50'yi kapatmıştır ve buna ilaveten MHP % 15 oy almaktadır.

Bu durumda siz olsanız nasıl bir balans ayarı yapardınız?

7 Haziran'da yapılmaya çalışıldığı gibi MHP'yi % 40'lık "Sol Bloğa" yamardım!..

"Biri" buna engel olmaya çalışsaydı ne yapardınız?

Onu devirmeye çalışırdım!..

Deviremezseniz ne yapardınız?..

MHP'yle oynar, lastiklerinin havasını alırdım!..

Bazılarının bugünlerde, Aydınlık, Sözcü, Halk TV, Oda TV, Yeniçağ gibi bijon anahtarlarıyla yapmaya çalıştığı şey, işte budur!..

1 Kasım 15 Temmuz arasında olağanüstü kurultaylarla Devlet Bey devrilmeye çalışılmış… 

15 Temmuz'dan sonra da istifa ve hayır kampanyalarıyla, MHP'nin havası alınmaya çalışılmıştır.

MHP, Türkiye'yi mezhepsel ve etnik azınlıkları militarize ederek, Sosyalist bir rejim kurmaidealini  "Kemalizm" diye yutturan BAAS'çılarateslim etmemek için 70'lerde 3600 şehit vermiştir.

MHP'ninvarlığı ve teşkilat disiplini, hem Cumhuriyet değerleriyle sorunu olan sağcıları, hem de milli değerlerle sorunu olan solcuları rahatsız etmektedir.

FETÖ'yle PKK'yı,DHKP-C'yle Hizbullah'ı, IŞİD'leAydınlıkçıları Devlet Bey'e aynı anda düşman edensebep işte budur!

48 yıldır MHP, hiçbir şey yapmadığı anlarda bile, Türk Milleti adına hemteröristlerin hem dedarbecilerin ayarlarınıbozmaktadır!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI