Bugun...
Devrimci Üçkâğıtçılık ve Lümpen Proletarya!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 07-03-2017 09:00
     

Üçkâğıtçılıkta en uyanık Anadolu çocuğu bile feleğin çemberinden geçmiş bir şehir kurnazı karşısında sığırcık kuşundan biraz hallicedir.

Aslında kentli kurnazlar da yabancı profesyonellerin oyuncağıdır. 

Her türlü üçkâğıtçılığın merkezinde yine İngiliz Lortları, Rotschildsler filan vardır.

Dünyada aborjinlerden İngiltere kraliçesine kadar uzanan bir uyanıklık kartelası mevcuttur.

Bu üçkâğıtçılarla doğrudan savaşacağımız günler de yakındır; ama biz şimdilik kendi arkadaşlarımızın derdine düşmüş durumdayız.

Bizden bir arkadaş dalınaküsmeye görsün; hemen Halk TV, Ulusal kanal, Aydınlık filan oracıkta bitiyorlar. 

Bizim Anadolu çocukları da: "Güzel bir iş yaptık herhalde baksana talibimiz çoğaldı" diyerekten kameranın karşısına kuruluveriyorlar.

Eskiden İstanbul'da harbi üçkâğıtçılar olurdu. Ellerinde üç tane iskambil kâğıdı, dibi delikbir gazyağı varilini ters çevirip tezgâh yapar, sonra da "bul karayı al parayı" diye bağırmaya başlarlardı.

Bizimdelikanlı İstanbul'a para kazanmaya geldi ya!..

Yarısı üçkâğıtçının elemanı olan kalabalığı görünce tezgâha doğru boynunu uzatırdı.

Bizimki, birinci üç yıllık kalkınma planınınana hedefi olan başlık parasını ilk günden toplama heyecanıyla ortadaki kâğıda denemelik bir on lira basardı

Çünkü az evvel şehirli çocukların masadan ot yolar gibi para topladığını gözleriyle görmüştü!

İkinci on lira genellikle yanlış kağıdadenk gelirdi!.

Ondan sonrakiler de öyle... Sanki masadaki siyah joker, yer yarılmış da içine girmişti!

Onbeş dakika sonra bütün cepler tek tek boşalır, delikanlıyı hırs bastıkça alnından ter boşanır; sonunda otel parasına kadar soyulurdu.

Bu memleketten bu kadar hain ürediyse; bunda, bu kadar üçkâğıtçı türemesinin rolü, azımsanmayacak kadar çoktur!

Çünkü medeniyet, garibin karşısına laboratuvar tüpü değil de üçkâğıtçı kazığı olarak çıktığı zaman, o başlık parasıyla doğan çocuğun ihanete yatkın olmasında şaşılacak bir şey yoktur.

Söze "Milliyetçilerin devşirilmesinden" girmiştik. 

Kendini MHP'den ve Ülkücülerden daha koyu milliyetçi zanneden bazı arkadaşlar, Ermenilerin bilmem ne tezini çürüttüdiye Perinçek'i başımıza "Kürşat" yapmışlar!

Etrafına doluşmuşlar, ellerindeki son fikir sermayelerini "ortadaki kâğıda" basıyorlar!

Olmayan "siyah joker"i arıyorlar!..

Kardeşim!..

Perinçek'in kanalından hayata tutunsan ne olur, fikirlerini kitlelere ulaştırsan ne olur?

Adamın bilinen en makbul kimliği olan sözleşmeli Jitem elemanlığı bile eski yoldaşı Çengiz Çandar'dan menkul…

Aydınlık'ta bir süredir İsmail Koncuk haberi yapıyorlar!..

Hani, sendikacı alışkanlığı olsa gerek "Hayır" dedi ya… "Acaba Türkiye'nin bu en köklü memur sendikasını, biraz daha kanırtsak kapatabilir miyiz" diye umutlanıyorlar.

Kendileri kurnaz şehir çocukları ya… Ülkücüler de Anadolu'dan vatan evladı ya… 

Onları kendilerine proletarya yapmaya çalışıyorlar… Sınıf bilinci olmayınca da bizimkiler otomatikman "Lümpen Proletarya" oluyorlar!

"Biraz Turan, Muran, iki Ergenekon bir Orkun… Ramazan'a da bir iftar saati koysak bunları ütebilir miyiz acaba?" Diye ince ince düşünüyorlar.

"Ah şu Bahçeli olmasa!.. Sabahattin gibi MHP'yi tanıyan(!) bir iki yazar daha alırız…

Yaşar zaten bizde… Agah'tı, Sadi'ydi birkaç eski faşisti ekrana çıkarır, yenilerden de seküler konuşan birkaç genç alır, MHP'yi duman ederiz!.." diye hayaller kuruyorlar!..

Buradan net olarak söylüyorum. 

Ülkü Ocaklarına "Ali Elverdi Paşa Anlatıyor. Bu Vatana Kastedenler" gibi 12 Mart'ı "Milliyetçi Sağ"dan anlatan kitapları tavsiye eden Alparslan Türkeş'in Ocaklıları asla Perinçekçi olamaz!

Çünkü Ali Elverdi, Baki Tuğ, Turgut Sunalp, Faik Türün gibi paşaların önünü kestiği 9 Mart Sosyalist cuntasının yaşayan son temsilcisi olan Perinçek, Başbuğun arkadaşlarını ve partisindeki subayları paramiliter örgütlere ihale ederek şehit ettiren eli kanlı vekaranlık bir Maocu'dur.

MHP'yi ve Türk Milliyetçilerini "Milli"olduklarını bile bile, senelerce Irkçı, Faşist, Gladio, CIA…İthamlarıyla piyasaya ispiyon eden Perinçek, böylece gerçek Gladiocuların, FETÖ'nün önünü açmış, aynı anda da Apo'nun etnik Milliyetçiliğin, azınlık ırkçılığınındeğirmenine su taşımıştır. 

Bu Ülkede Ülkücülere düşmanlık edenin samimi bir vatansever olma ihtimali yoktur.

Alparslan Türkeş, 1970'lerde 3600 Ülkücü şehit vermek pahasına en çok da Perinçek'in oyununu bozmuştur.

Çünkü Türkiye'de devrimin de, darbenin de sınıf ihtilaliyle değil ordu tarafından yapılabileceği öngörüsüyle parti kurantek MarksistDevrimci Doğu Perinçek'tir.

Perinçek'in oy oranı binde beşi bile bulmadığı halde, partisindeki general bolluğu da bundan kaynaklanmaktadır.

Emekli bir askerin seçilmeyeceğini bile bile Apo'yla öpüşüp koklaşan bir devrimcinin elinin altında ne işi vardır?

Ulusal Kanal ekranına çıkan veya Aydınlık'ta haber olan her Ülkücü, bu sorunun cevabını mutlaka aramalıdır!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI