Bugun...
Düşkünlük ve Pişkinlik!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-03-2017 09:00
     

Bundan 6 yıl önce FETÖ'nün hücumuna maruz kalarak intihar eden Yarbay Ali Tatar benim asker arkadaşımdı. 

Ben tezkereci Asteğmenken O, çiçeği burnunda bir Teğmen olarak aramıza katılmıştı. 

Aradan 25 yıl geçmişti; görüşmemiştik.Ali'yi Ergenekon'dan içeri almış, sonra bırakmış, sonra tekrar kapısına dayanmışlardı. 

Ali, beylik silahıyla kendisini vurmuştu.

Birileri,zulüm rüzgârlarıylagelen sahte bir baharla Türkiye'yi Suriye yapmaya çalışıyordu. 

Ortadoğu gazetesindeki köşemde Alevilik konusunu yazmaya devam ettim.

4 Mayıs 2013 tarihli yazımın başlığı: 

"Alevilik... Türk'ün Türkü'ye Aşkı!"ydı. 

Demokrasiye geçildikten sonra CHP, Alevileri, Laik rejimin muhafızı olarak görmüş ve 60'larda üzerlerine oynamaya başlamıştı. 

27 Mayıstan sonra CHP'nin sola kayması, gençlerin devrimci olması derken Aleviler, Marksist örgütlerin militan havzası haline geldi. 

70'lerde bir diyalog imkânı yoktu. Sonra araya kavga girdi. Alevi avcısı partizanlar, "Alevileri öz kardeşleriyle buluşturmamak için" Ülkücülere saldırmaya devam ettiler. 

12 Aralık 2013'te uğradığımız haksızlıklardan hareketle "Bu Milletin Ali'siyiz!" başlıklı bir yazı kaleme aldım.

Bir gün önce "Alevilik Bektaşilik ve Türk Kimliği" başlıklı bir panelehazırlandığımızı Devlet Bey'e arz etmiş;cesaretimi, O'nun konuya olan hassasiyetinden almıştım.

Özellikle Suriye iç savaşından sonra konu provokasyona fazlasıyla açıktı ve Bilge Lider bunun farkındaydı.

14 Aralık'ta Rıza Zelyut ve Ali Rıza Özdemir'le birlikte yaptığımız Lüleburgaz panelinden sonra"Türk'ün Hz. Ali Sevgisi" başlıklı yazıyı kaleme aldım. 

AzerbaycanlıHüseyinzade Ali Turani'den Ziya Gökalp'e, oradan da Atatürk'e intikal eden solidarist halkçılığın"Türkçülüğün Esasları"nı şekillendirdiğinianlattım.

AhmedYesevi'den Hacı Bektaş-ı Veli'ye, oradanEnver Paşa'ya, Atatürk'e ve İmam-ı Maturidi'ye gayet mantıklı yollarbuluyordum.

Doğrusu hiç de zorlanmıyordum. Felsefi arka plan zatentemiz,tarihi realitesağlamdı. 

Lüleburgaz panelinden önceBahtiyar Baba'yla sohbet ederken,gençliğimizde Ülkü Ocaklarında söylediğimiz marşlardan bahsetmiştim. 

"Sancağımız şanımız,yüce Türkunvanımız!..

Vatan bizim canımız, feda olsun kanımız." 

"Biz bunu düğünlerde davul zurna eşliğinde söyleriz!" demişti Bahtiyar baba… 

Burnumla birlikte yüreğimi sızlatmıştı.

24 Ekim 2014 tarihli yazım "MHP ve Aleviler… Geç Kalan Vuslat" başlığını taşıyordu.

"Türk Milliyetçileri, Türk kültürünün bugünlere taşınmasını Alevilere borçludur." Derken samimiydim.

2015'in Nisan ayında: "Alevilik Bu İşin Neresinde?" başlıklı uzun bir mezhep-siyaset sorgulaması yapma cesaretini de Devlet Bey sayesinde hızlanan bu tarihiyakınlaşmadan alıyorduk.

Türk Milliyetçilerini Alevilerle dargınsa barışmaya, uzaksa birleşmeye ve ayrıysa bütünleşmeye davet eden dört günlük bir yazı dizisiydi.

Eşitliğin ve adaletin"millet olma" yolundaki önemine vurgular yapıyorduk.

1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nin açılış konuşmasında Atatürk:

"Milletin, varlığını devam ettirmek için birliği arasında düşündüğü ortak bağ, asırlardan beri gelen şekil, içeriğini değiştirmiştir. Yani millet, dinî ve mezhebî bağlantı yerine, Türk milliyeti bağıyla fertlerini toplamıştır."Sözleriyle Laikliğin milletleşme yolundaki öneminivurguluyordu:

Son bir yıl içinde, Ortadoğu Gazetesinde,Devlet Bey'in emanet ettiği bilgisayarla ve MHP Genel Başkan başdanışmanı sıfatıyla:

"Bozkır'ın Samimiyeti" 

"Sünni Alevi'ye Dost - Alevi Sünni'ye Kardeş"

"Din ve Mezhep İşleri!.." başlıklarıyla,kardeşliği canlı tutmaya çalışan yazılar kaleme alıyordum.

Tabii ki düşman da boş durmuyordu.

Eli kalem tutanşeytanlar, hiç bir fırsatı kaçırmıyor; bizi kardeşlerimizden uzak tutmak için elinden geleni yapıyordu.

Biz "Bin yıllık kardeşlik" dedikçe Kürtleri tahrik ediyor; "mayamız bir, tasamız bir" dedikçe Alevileri bize karşı kışkırtıyordu.

Son "Selvi olayı" ise tam bir muammadır!

O'nun Pensilvanya'daFethullah Gülen'inelini öpen gazetecilerden biri olduğu sır değildir.

Yargıda ve Orduda Alevi avına çıkan, Yarbay Ali Tatar'ı kendi silahıyla "vuran" Savcı İlhan Cihaner'i kendi makamında tartaklayan bir cemaatin tetikçisinin,çoktan terk edip gittiğiAleviliği üzerinden MHP'ye yapılan hücumlar isetamamenprovokatiftir.

Ablası Fatma Kaya'nın 17 Mart 2015'te, İleri Haber'den Rıfat Doğan'a verdiği röportaja göre Selvi fakülte yıllarında cemaate katılarakailesi tarafından reddedilmiştir.

Kimliğini terk ederek karşı safa düşmüş biri üzerinden Devlet Bey'e yapılan hücumlar, Alevi-Bektaşi kültüründe yeri olmayan bir "adaletsizlik"tir.

"İnsanın alnı açık ve cesur dolaşması için her şeyden önce adaletli olması gerekir!" diyor Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli…

Alevilerde"yol"dan çıkmak, "düşkünlük..."

Konjonktüre göre"yol" değiştirmek isePensilvanya usulü bir "pişkinlik"tir!..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI