Bugun...
FETÖ'yle Mücadelede Ciddiyet Yetersizliği


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-04-2018 09:55
     

MHP'nin dünkü grup toplantısında Devlet Bey'in değindiği konuların tamamı, hiç şüphesiz milletimizin bekası açısından önemli konulardı. 

Devlet Bey, özellikle "FETÖ'yle mücadele" konusunda önemli tespitler yaptı. 

Hükümet yetkililerinin, Yargı'da ve bazı bakanlıklarda "bu işin tamam olduğunu" ifade etmelerine katılması, bu rehavete onay vermesi elbette mümkün değildi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "kim bilir daha neler çıkacak" sözlerine rağmen, Başbakan Yıldırım'ın, Bakan Canikli'nin ve son olarak MEB Müsteşarının kamuoyunu rahatlatmak için yaptıkları "erken" konuşmalardan rahatsızdı. 

Akşam olunca, hava bozunca, göz yorulunca tezgâh toplayarak vatan nöbeti tutulamazdı!  

***

 

FETÖ BORSASI!

Bir başka konu da AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın gündeme getirdiği ve şu sıralarda herkesin dilinde olan "FETÖ Borsası" meselesiydi. 

Şamil bey, gençliğinde "Ocak tozu yutmuş" bir gazeteci… 

O yüzden de AKP'de bugün "kimin kim" olduğunun, kimlerin hangi pusulara yattığının belli olmadığı bir dönemde Şamil Tayyar'ın cesaretle yaptığı "borsa" söylemine ben önem veriyorum

Evet, Nasrettin Hoca'dan beri bu ülkede "parayı verenin düdüğü çaldığı" bir sır değildir ve bu hayati meselede de yine en çok garibanlar ezilmiştir. 

Bugün Anadolu'nun pek çok yerinde "bu adam çıktıysa bu iş bitmiştir" denilen adamlar dışarıda "bu adama FETÖ'yü şırıngayla zerk etsen bünyesi almaz" denilen adamlar da içeride veya şaibe altındadır. 

Buna rağmen bazı yetkililer, kendi sorumluluk bölgelerinde "temizliğin tamam olduğunu" konuşabilmektedir. 

Daha geçen ay itibarı iade edilen ve çoğu görevlerine bile dönemeyen 11.480 "mor beyin" mağdurunun geçtiğimiz bir buçuk yıl içinde neler çektiği ise bilinmemektedir!  

Kamu vicdanı ve kolektif merhamet, olanı biteni gizli gizli takip etmektedir. 

Ayrıca "bir tane bile" adli skandalın kamuoyunda makes bulması, önümüzdeki seçim dönemini doğrudan etkileyecektir. 

FETÖ'yle mücadeledeki tutarsız hareketler ve yapılan adaletsizlikler, iktidar gemisinin su kesimindeki gizli deliklerdir!.. 

İyi niyetli AKP'liler, sintine suyunu ne kadar tahliye etmeye çalışsalar da bu "adalet delikleri" tıkanmadıkça, "FETÖ Borsası" kapanmadıkça geminin 2019 limanlarına suhuletle ulaşması şüphelidir!

***

 

"FETÖ'CÜ" SUÇLAMALARI VE ADALET ÇİZGİSİ

Devlet Bey'in dikkat çektiği konulardan biri de 15 Temmuz'dan beri sıkça yaşanan "FETÖ'cü suçlaması"nın "mücadeleyi sulandırması" meselesiydi: 

"Kim ya da kimler ki; ona buna delilli, belgeli olmadan önü arkası tespit, teşhis ve tarif edilmeden 'FETÖ'cü' diyorsa, dikkatinizi çekiyor ve uyarıyorum ki onlarda bir kuyruk acısı; gizlenmeye örtülmeye kapatılmaya çaba gösterilen karanlık bir açık var demektir." 

Evet, Devlet Bey'in bu konudaki tespiti, bu kadar açık ve netti. 

Bu "karanlık ahlaki açık" bazen şaibeli bir maziden, bazen yanlış yorumdan, bazen de "kasıt"tan kaynaklanabiliyor.

Yani zaman zaman şeytan doğrudan devreye giriyor ve bir de "dedikodu borsası" kurulabiliyor. 

Yani partilinin biri, evinin önüne bir kamyon mıcır dökmedi diye "yemek istediği" bir yerel yöneticiye cepheden "FETÖ'cü" diyerek saldırabiliyor. 

Şeytan FETÖ'nün ölüsünü bile itibar suikastında etkili bir silah olarak kullanabiliyor.

Bütün bunlar, meselenin vahametinin Devlet Bey kadar iyi kavranamamış olmasından kaynaklanıyor. 

Çok şükür, yetkili bir makamda olmadığıma, elimde belge ve bilgi olmadığına göre bugüne kadar hiç kimseye "FETÖ'cü" demedim. 

Kimseye bir Başbakan ve iki tane müstakbel Cumhurbaşkanı tarafından kurdelesi kesilmiş bir bankaya neden para yatırdığını sormadım. 

Ülkücü Hareketin siyasette mevzi kazanması için kimseyi suçlamaya ihtiyacı yoktur.

Çünkü ispatlanamayan her iddia, muhatabına güç kazandırır. Atağa kalktığınızı sanırken, kendi kalenize gol attırır!

Ben savcıların, hâkimlerin, polislerin, istihbaratçıların ve gazetecilerin… 

Herkesin kendi işini yapması gerektiğine inandım.

Dün, Devlet Bey'le aynı "adalet çizgisi"nde yürüdüğümü görünce bir kez daha gururlandım.

***

 

VE… 'ADANA'YI ALACAĞIZ' FİTNESİ!

Fitneçağ, dün yine fitne bir haber yaptı. 

Sonra bu fitne, zehirli bir gaz bulutu gibi başka sitelere ve sosyal medyaya yayıldı. 

"Erdoğan, Sözlü'nün yüzüne karşı 'Adana'yı alacağız' dedi!.." 

Araştırdım… 

Habere dayanak yapılan cümle şu: 

"Adana bugün bir başka. Bu Adana, mart yerel seçimlerini bir defa Allah'ın izniyle bitirir. Kasım seçimlerinde de destan yazar." 

Eeee?.. 

Adana'nın Kasım'da MHP'yle birlikte destan yazacağını düşünen bir Erdoğan, Mart'ta işi kiminle bitirecek? 

Hüseyin Sözlü Başkan da davet edilmiş, orada oturuyor.

Fitnecileri geçin bir kalemde… 

Ben bu sözlerden "tam tersini" anladım ve şunu demek geldi içimden…

"Hayırlı olsun Başkanım!.."

Bir de... "Büyüksün Genel Başkanım…"



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI