Reklam
Bugun...
Hak ve İhanet!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-02-2017 08:29
     

Bazı MHP'lilerdeki hayır merakı, Anayasa değişikliğinin içeriğiyle ilgili samimi bir kaygıdan kaynaklanmıyor!

Ciddi ciddi kaygılanacak bir şey olsaydı, bu kaygıyı, her zamanki gibi MHP Genel Merkezi duyar, en sert tepkiyi Ülkücüler koyardı.

"Tek adam rejimi gelirse ne yapacağız?" kaygısı, Ülkücü bir söylem değildir. 

Bu çarpıtılmış sorgulama, milli kaygılardan yoksun kentli hayat tarzını ideoloji haline getirmiş CHP seçmenini konsolide etmeye yönelik bir gerilim stratejisidir.

"Adamı neden cezalandırmak yerine ödüllendiriyoruz?" sorusu, daha mantıklı bir sorudur.

Bunun mantıklı bir cevabı olmasaydı, başta Sayın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere "Evet" diyen ve teşkilat disiplini içinde hareket eden insanların Ülkücü olmaması gerekirdi.

Birbirimizin Ülkücülüğünü değil, olsa olsa kararının sebeplerini sorgulayabiliriz.

Evet diyen bir Ülkücünün: "ben Anayasa uzmanı değilim; teşkilatım böyle istiyor" demesi yeterlidir. 

Bu, namazın "uydum hazır olan imama" kıyamı gibi olur. Ondan sonra olacaklardan İmam sorumludur. 

İmamdan önce secdeye varıp, ondan önce kalkmadığınız sürece sorun yoktur.

"Evet" diyen bir Ülkücü, son derecede makul ve gelenekle uyumlu pek çok sebep sıralayabilir.

Biz de zaten günlerdir, bir kitap hacminde bunu yapıyoruz. 

"Hayır" diyen, bu uğurda sokaklara dökülen, kampanyalar tertip eden Ülkücü ise bu "48. Rekattaki" kıble değişikliğinin sebebini izah etmek zorundadır!.. 

Cami mi kapanmıştır, vakit mi girmemiştir, ezan mı okunmamıştır? Biri bize anlatmalıdır! 

Çünkü toplu yapılan bütün işlerde, kurum ve kurallara itaat esastır.

Eğer esrarengiz, sakil, aşırı bir ihtilaf varsa sebepleri dikkatle araştırılmalıdır.

Her türlü sosyal ve siyasi organizasyonda lider değişikliği talebinde bulunmak bir haktır. 

Bunun da usulleri vardır.

Yakın geçmişte MHP bu yönde çalkantılı bir dönem de yaşamıştır. Ancak bunun akabinde yaşanan bütün olayları ve milli beka sorununu bir tarafa bırakıp da partinin resmi kararları hilafına politika üretmek, izahata muhtaç çabalardır.

Rakiple işbirliğine gitmek, başka partilerin resmi kanallarında boy göstermek ise benim Ülkücülük anlayışımla bağdaşmamaktadır. 

Bunun notunu verecek olan Ülkücü vicdanlardır.

"Evet diyenler de AKP'yle beraber!.." söylemi, yukarıdaki disiplin problemini dengeleyen bir savunma değildir.

Bir Türk Milliyetçisi olarak kurumsal disiplin içinde, Atatürk'ün yaptığı gibi "Komünist Parti" de kurabilirsiniz. 

Ama kendi kafanıza göre "Çerkez Ethem" olursanız; Kuva'y-ı Milliye sicilinizi kendi elinizle silersiniz...

Sonra da "hain" olur, tarihin çöp sepetine gidersiniz! 

BOP'u, ABD'yle olan gizli savaşı, FETÖ'yü, Kumpası, Pensilvanya'yı, Abant'ı, Akilleri, Çözüm sürecini, Özerkliği, neden göremez hale geldiğinizi izah edemezsiniz.

"Türk Milliyetçileri 'Hayır' Diyor" Organizasyonu Komitesi Ne demektir?

Türk Milliyetçilerinin siyasetteki sesi MHP olduğuna göre bindiğiniz dalı kesmek, hangi akla hizmettir?

Büyük bir hırs içinde "Hayır" diyen Arkadaşlar bize bunun izahını yapmalıdır!

CHP ağzıyla, Ulusalcı gözüyle "MHP'nin Milliyetçiliğini ve Vatanseverliğini" sorgulamak, bu hareketi tanımayanlara mahsus bir azgınlıktır! 

Bu azılı "Hayır Severler" bize: "Çözüm sürecinin sonlanmasından, hendeklerin PKK'nın üzerine kapanmasından, HDP'lilerin tutuklanmasından, Belediyelere atanan kayyumlardan, Güneydoğu sokaklarında taşınan Türk bayraklarından nasıl bir rahatsızlık duyduklarını" açıklamalıdırlar. 

Aynı şekilde bize: "15 Temmuz'da Rusya'yla, dolayısıyla İran'la, Irak'la, Suriye'yle düzelen ilişkilerle adeta bir Sadabad Paktının kurulmasından" ne anladıklarını anlatmalıdırlar.

Sonra da bu cevval "Hayır" severler: "15 Temmuz'dan 40 gün sonra Fırat Kalkanı Harekâtıyla PKK kuşatmasının kırılmasından, Türkmen çocuklarının minik parmaklarıyla yaptıkları Bozkurt selamından ve Anayasanın ilk dört maddesinin Türk Milliyetçileri tarafından koruma altına alınmasından neden rahatsız olduklarını" anlatmalıdırlar.

Sakın ola ki hiç kimse, kızılları geride bırakan bir cevvaliyetle yürütülen bu "Hayır" kampanyasının, Anayasanın içeriğiyle ilgili olduğunu sanmasın!

Hiç kimse, bu "görülmemiş" enerjide milli bir hikmet aramasın!

Bu kadar sert bir referandum kampanyasında bir hayır alameti bulmasın!..

Gelecek kuşaklara "tek parça ve yönetilebilir bir MHP" bırakmak zorundayız.

MHP'nin siyasi insicamı, milli irfanın değil; şahsi ihtirasların ve intikam duygularının tehdidi altındadır!

Türk Milliyetçileri, "Evet"in irfanını veya "Hayır"ın ilhamını ihtiras fırtınalarından alacak değildir!

Sebebi ne olursa olsun "Hayır" demekle, rakip partileri geride bırakan bir enerjiyle MHP'ye karşı kampanya yürütmek, kardeşlerin arasına düşmanlık tohumları ekmek farklı şeylerdir.

Birincisi, her seçmen için anayasal bir "hak" ikincisi her Ülkücü için tarihi bir "ihanet"tir!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI