Bugun...
İşimiz ve Gücümüz…


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-12-2017 09:17
     

Büyükler, arada bir hem huzur bulmak,hem de güç toplamak için "sıla-i rahm" tavsiye ederler. 

Dün ben de bizim dede topraklarını, köyümüzün tarihi kabristanını ziyaret ettim. 

 

Kabristandaki Huzur

Dedemin dedesi Kadızade Feyzi Efendi ile Medine'de, 17 yıl Ravza-i Mutahhara emini olarak görev yapan,amcaoğlu Hicaz Taburu Komutanı Hacı Rıfat Bilgin'in mezarları yan yanaydı.

İkisi de huzur içinde uyuyordu.

Büyük dayılarımızdan Sarıkamış şehidi Binbaşı Mehmet Rüştü Bey'le Enver Paşa'nın Teşkilat-ı Mahsusa'dan silah arkadaşı Yüzbaşı Yusuf Ziya Bey de aynı aile kabristanında şerefiyle yatıyordu.

Köy halkı, Kayseri'yi hıfzıssıhha ile tanıştıran Belediye Reisi Dr. Mustafa Hilmi Bey  (1901-1906) için mütevazi bir anıt mezar da yaptırmıştı.

Babası, Mecidi ve Osmani nişanlı Reis Mehmet Ali Bey de İstanbul'da huzurla yatıyordu.

Köy mezarlığı, büyükçe bir türbe haziresini, adeta bir evliya mezarlığını andırıyordu.

Bugüne kadar hiçbirinin arkasından Fatiha'dan, hayır duasından başka bir şey okuyan olmamıştı.

Çünkü sadece Kurtuluş Savaşında 48 şehit veren Tavlusun'danyüzyıllar boyu, yüzlerce kamu yöneticisi çıkmıştı.

Ama hiç rüşvet yiyen çıkmamıştı. 

Kimse, 42 milyon avro değil, 42 milyar avro da verseler, kendisini yabancılara satmamıştı.

Çünkü hepsi Türk'tü, hepsi Müslüman'dı.

Eskiden Türkler doğuştan yiğit, Müslümanlar, adam gibi adamdı.

3 Mayıs 1944 Türkçülük Turancılık davasınınHâkimi, bizim köyün Türkçüsü, Toklu Oğullarından Fehiman Altan'a sormuştu:

Bu fikirhareketine neden katıldınız? 

Uyanıklığıyla, rahmetli Başbuğ'un da sevgisine mazhar olmuş Fehiman Altan, tabanca gibisıralamıştı:

"Sizin çocukluğunuz da her akşam ayrı bir evinden şehit ağıtları yükselen bir köyde geçseydi siz de Türkçü olurdunuz." 

Hâkim duygulanmış, mühendislik öğrencisi Fehiman'ı içerde fazla tutamamıştı.

Bizim köyün Türkçüsü, yine de sene kaybetmekten kurtulamamıştı.

***

 

Yalancılara ve Talancılara Karşı MHP İktidarı…

Bu ülkede şehit torunları, hep itildi, kakıldı, örselendi, sonra da bir kenara atıldı. 

Ağzı laf yapan asker kaçakları, kriptolar ve dönmeler ise el üstünde tutuldu. 

Memleketin yiğitleri cephelerden dönmeyince, ocakları söndü, meraları talan edildi, bağları viran oldu! 

Meydan savaş zenginlerine, üç kağıtçılara, kriptolara kaldı.

İşte Milliyetçiliğin kıymetten düştüğü, liberal, enternasyonal İslam kimliği ve dinler arası diyalog döneminde bu kriptolara gün doğdu. 

Kaçak, göçek, sığıntı varlıkları, meşruiyet kazandı. 

Herhangi bir azınlıktan olmak, itibarlı bir iş sayıldı. 

"Temiz kan-pis kan" ahlaksızlığı bu dönemde yapıldı.

"Hepimiz Ermeniyiz" sloganı bu şartlarda atıldı.

HDP'nin oyları bu yüzden dört yılda ikiye katlandı. 

Şehitlik, şühedalık itibar kaybedince "vatan" kavramı da ucuzladı.

Anadolu'nun kapıları talancılara ve yalancılara ardına kadar açıldı. 

FETÖ, memlekete çökme cesaretini bu süreçte buldu.

İşte Devlet Bahçeli sayesinde bu süreç, şimdi tersine dönmüşgörünüyor. 

Kursağı yalanla, cepleri talanla lebalep dolmuş olanlar şimdi kirli ellerini saklayacak delik arıyor.

Yalana ve talana kapalı Ülkücülerin, şehit torunlarının iktidarı en çok da bunun için gerekiyor.

Tarih, şehit dedelerimiz ve onların yadigârı olan memleket, özlemle MHP iktidarını bekliyor.

***

 

ABD'ye Misilleme Fırsatı…

Bilindiği gibi Uluslararası ilişkilerde "mütekabiliyet"esası vardır. 

Bir ülke sizi rahatsız mı ediyor? Hukuk adı altında saldırıda mı bulunuyor?

Eğer onunla hür ve müstakil bir devlet olarak muhatap olmak istiyorsanız, eşdeğer bir cevap vermeninbir fırsatınıbulacaksınız. 

Amerikan dış politikası, bu iş için tam bir "fırsatlar dünyası"dır.

Bugünkü şartlarda uygulaması zor olabilir; ancak teorik olarak mümkündür. 

Uluslararası hukuk da Türkiye'nin yanındadır.

Uzun süredir PKK'nın sevk ve idaresindeki paravan örgüt SDG'nin(Suriye Demokratik Güçleri) sözcülüğünü yapan Talal Silo, bir süre önce Türkiye'ye sığındı. 

Çünkü artık konu mankenliği bitmiş; muhtemelen sonunun geldiğini anlamıştı. 

Şimdi RezaZerrab davasına "tekabül" etmek üzere Türkiye'nin yapması gereken, TalalSilo'yu önce sanık, sonra da itirafçıtanık yapmaktır.

Sonra da ABD'nin Suriye özel temsilcisi BrettMc Gurk hakkında Türk mahkemelerinde "teröre yardım ve yataklık" suçlamasıyla dava açmaktır.

ABD, kimyasal tehdit, nükleer program ve ambargolar konusunda Irak'tan sabıkalıdır. 

Ayrıca terör örgütleriyle işbirliği suçunu işlemek, ambargosu delmekten daha kolay olmamalıdır. 

Böyle bir davayı açmak için yürekli bir iktidar…

Yüreği memleket kokan savcılar lazımdır.

Eğer Türkiye "ambargo delmek"ten mahkûm olacaksa…

Amerika da "teröre yardım ve yataklık"tan mahkûm olmalıdır.

***

 

"İşi vatan olanların" kabristandan bile alacağı"güç" vardır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI