Bugun...
İsyanın Karakter Çizgileri


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-03-2017 10:01
     

MHP'nin kurucu Başbuğu Alparslan Türkeş, "Üçüncü Yol" hareketinihangi duygu ve düşüncelerle başlattığını bakın hangi cümlelerle özetliyor:

"Sizlere kolay bir başarı vaat etmiyorum. Kısa zamanda bir iktidar umanlar bizimle yola çıkmasınlar. Yolumuz uzun ve çetindir. Bu yolda karşımıza menfaat teklifleri, tehditler ve daha bir yığın engel çıkacaktır. Bu çetin yola dayanabilecekler, bizimle gelsinler. Cesur olan, kuvvetli olanlar, gerçekten inananlar kafilemize katılsınlar." (Türkiye'nin Meseleleri, s. 46, İst. 1976, 6. Baskı)

Görüldüğü gibi Başbuğ, iktidar için insan ömrü de dâhil, herhangi bir zaman sınırı koymamış; "gelin sizi iktidara götürüp genel müdür yapayım, kadro, ihale, para kazandırayım!" diye bir vaatte bulunmamıştır.

Tam tersine 1970'leri unutmamış olanlar, bu kitabın yazıldığı yıllarda MHP'li olmanın ateşten gömlek giymek olduğunu hatırlayacaklardır. 

Başbuğ, Türk milletini Kapitalizme ve Komünizme karşı savaşa çağırmaktadır. 

Bu iki yabancı ve zararlı yolun karşımıza çıkaracağı tehlikeleri aşmadan üçüncü ve milli yol olan 9 Işık'la iktidar olunamayacağını anlatmaktadır. 

Kapitalistlerin menfaat teklifleriyle, nefse hitap ederek, komünistlerin tehditlerle, cana kast ederek Ülkücü harekete engel olmaya çalışacaklarını vurgulamaktadır. 

Başbuğun davetine uyacakların taşıması gereken ilk dört özellik: 

1- Dayanıklılık, 2- Cesaret, 3- Kuvvetli olmak ve4-İnanmaktır.

Bunlar, iktidarın ve getireceği avantajların özlemiyle yanıp tutuşan herhangi bir partilinin taşıyacağı sıfatlar değildir.

Bu dört özellik, insana şeref kazandıranÜlkücü meziyetlerdir... 

Bu sıfatlara sahip olarak yola çıkanların, umumi kitle siyasetinin değer yargılarıyla, usul ve söylemleriyle hareket etmeleri mümkün değildir.

Hiç kimse, Ülkücü olmaya, Ülkücü olmuşsa Ülkücü kalmaya, bu "uzun ve çetin yol"un kafilesinden ayrılmamaya zorlanamaz.  

Hiç kimse, insanlardan: 1- Daha fazla dayanmalarını,2- Daha cesur olmalarını, 3- Daha fazla kuvvet harcamalarını, 4- Daha inançlı olmalarını talep de edemez!

Ancak bu durumda insanlar, şu ikisinden birini tercih etmek zorundadır: 

Ya Ülkücü diğerkâmlığınhususi şerefi…

Ya geleneksel siyasetin umumi şöhreti…

İkisi bir arada olmaz!..

Hem iktidar gecikti diye sıradan bir seçmengibi teşkilatınızaisyan edip; hem de bu çetin yoldayürümenin şerefini aynı anda taşıyamazsınız!

Partizanlığın, demokratik siyasetin, geleneğin de kendine göre bir ünü, şöhreti vardır. MHP'de siyaset yapmak da haysiyetli bir iştir.

Ancak bunu, Alparslan Türkeş'in "kafile"siyle çıkılan "uzun ve çetin" yolculuğunkazandırdığı şerefle kıyaslamak mümkün değildir.

Mukavemeti kırılanlar, cesareti azalanlar, kuvvetini tüketenler, inancını yitirenler, siyasetleri gereği büyük laflar edebilirler.

"Biz daha çok Ülkücüyüz" diyebilirler. Kendilerine "kitlesel destek" veya "medya takviyesi" de bulabilirler. 

Ancak Alparslan Türkeş'in bu siyasi manevra karşısındaki tepkisi, en başından bellidir.

Bundan 25 yıl önce bizzat şahsına yönelen "oportünizm" suçlamasıyla teşkilat disiplinini terk edenlerin arkasından ne söylediyse yine aynısını söyleyecektir.

Devlet Bey de zaten aynısını yapmaktadır.

MHP'deki son bayrak açma olayında suya ilk taşı kimin attığı ve dalgaları artıran harici rüzgâr asla unutulmamalıdır.

Sinan Oğan, 7 Haziran 2015'temeclis dışında kalınca aynı akşam isyan bayrağını açan ilkgenel başkan adayı olmuştur.

Oysa MHP, 7 Haziran Seçimlerinde tarihinin 1999'dan sonraki ikinci büyük başarısını yakalamıştır. 

Oy oranını, 12,98'den 16,30'a, Meclisteki Milletvekili sayısını, 53'ten 80'e çıkarmıştır.

Oğan'ın tek başına meydana çıkması, O'nun muhalefetin tek temsilcisi olabileceği kaygısıyla diğer adayları da hareketlendirmiş ve delege üzerinde beş koldan yapılan imza faaliyeti sonucunda 543 imzaya ulaşılmıştır. 

Bu dalgalanma, MHP düşmanlarını, Ülkücü düşmanlarını, Devlet Bahçeli düşmanlarını ayrı ayrı harekete geçirmiştir.

Hiç eğip bükmeye gerek yoktur; rüzgârının iktidar getirdiğine inanılan FETÖ de olaya dâhil olmuştur. 

Ondan sonra yaşanan "Yargı'lı kargaşa" ise herkesin malumudur.

İçine sonradan kaç Ülkücü girmiş olursa olsun MHP'dekiisyanın karakter çizgilerini oluşturan ilk fırça darbeleri, 5 yıllık MHP'li Sinan Oğan'ın liderlik hırsıyla atılmıştır.

Son rötuşlar ise FETÖ'nün Erdoğan'a karşı"darbesiz çözüm aparatı" olarak görüp, destek verdiği Meral Akşener eliyle yapılmıştır.

Kaç ocak başkanı destek verirse versin, olanın bitenin Ülkücülükle bir ilgisi yoktur.

Okların yönü aynı olduğu sürece kimseninFETÖ'cüolmasına da gereke yoktur.

MHP'nin siyasi hamlelerine ayak bağı olan bu ifrit ve karmaşık muhalefet hamlesi, sınırlarını Başbuğ'un çizdiği bu uzun ve çetin yolda, sabır, tahammül, cesaret ve kuvvetle yürüyen Ülkücülere şeref ve itibar kazandırmaktan uzaktır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI