Reklam
Bugun...
Kadife Devrimciler - Naylon Milliyetçiler!..


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-02-2017 09:11
     

Bilmiyorum, artık yaşını başını almış, milletvekili, akademisyen, iş adamı olmuş, yani kocaman adam olmuş abiler için Alparslan TÜRKEŞ'in şu sözlerinin bir hükmü kalmış mıdır?..

"Başı, bir Ülkücünün çekmediği hiç bir olaya katılmayın!"

Benim için daimi bir emir sayılır. Hatta bende bunun bir adım da ötesi vardır: 

"Ülkücüden başkasıyla yola gitmem!" 

İtiraz edenler olur: "Nasıl olur?.. İnsanlık öldü mü yani?.."

Yemek içmek sosyal münasebet farklı bir şeydir. Benim için "yol" bambaşka bir şeydir.

Yol, milli ülküye doğru gidiştir; yol siyasi sorumluluktur.

Yol namustur!.. 

Onun için yolda, yolu "satmadan" yürüyecek adam lazımdır. 

Ben bu özelliği "Ülkücü"den başka kimsede görmedim.

Türkiye'nin son elli yılı, Ülkücüleri kahraman yaparken, kahramanları da Ülkücülere yaklaştıran olaylarla doludur.

Bir adam, sabah akşam "vatan, yurt, falan, filan" diyor da; MHP'ye soğuk duruyorsa Ülkücü ondan huylanmalıdır.

İnanmayan araştırsın!..

Emrindeki JÖH'e ve PÖH'e güvenerek Cudi dağında öz çekim yapan ünlü Beytüşşebap Kaymakamı Kadir Güntepe de dün "ByLock"tan tutuklandı!.. 

FETÖ'cüyse bir dert, ortadaki delillere rağmen değilse daha büyük bir dert!

Devletin ciddi bir temizliğe, milletin Ülkücülere ihtiyacı vardır.

MHP'nin "Erdoğan'ı antidemokratik bir yolla devirmek" gibi bir amacı var mıdır?

Yoktur!..

Demek ki; mesela, Ülkücüler "Gezi" ve benzeri olaylara katılmamalıdır!..

Devlet Bahçeli, "Taksim'e çıkacak olan önce MHP'den istifa etmelidir" diyene kadar olayın niteliğini net olarak anlamak mümkün olmamıştır.

Ama bizim 40 yıllık bir manifestomuz vardır: "Hiçbir Ülkücü, başını bir Ülkücünün çekmediği bir olaya" katılmayacaktır!

Hatta ötekiler ona "korkak" dese de, gidenleri geri çağırmaya çalışacaktır.

Berkin Elvan'dan, Ali İsmail Korkmaz'a kadar olaylarda ölen 6 Kişiden 5'inin neden Alevi olduğunu sorgulayacaktır.

Bugün Gezi Olaylarının bir "Amerikan FETÖ Ortak yapımı" olduğu ve sokak enstrümanı olarak PKK ve DHKP-C'nin de kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

CHP'nin ve VP'nin bu "Kadife devrim"de aldıkları "Türk Baharı" pozisyonu unutulmamalıdır.

Devlet Bahçeli'yi, o günlerde eleştiren, Ülkücüleri Taksim'e çıkarmadığı için, aşırı temkinli bir baba gibi görenler oldu. 

Hepsine feraset ve nedamet niyaz ediyorum.

Olayların "27 Mayıs"ta başlaması mesajdı. "İnönü"'nün "Gezi" parkurunda başlaması mesajdı. 

Ertesi gün, İstanbul'un fetih yıldönümünde, 29 Mayıs'ta temeli atılan 3. Köprüye "Yavuz Sultan Selim" adının verilmesi de mesajdı. 

Ortadoğu iç savaşları "mezhep" eksenine otururken, bunları görememek Ülkücüye yakışmazdı.

BOP'a yönelik bir Amerikan tertibi olduğu anlaşılmış olan Gezi Olayları, FETÖ'nün poliste, orduda ve yargıda en güçlü olduğu bir dönemde amacına ulaşsaydı ne olacaktı?

Bakın o günlerde kim ne yaptı; birlikte hatırlayalım:

CHP seçmenine hitap eden gazeteler, "naylon devrim"le de olsa nihayet bir iktidar yolu bulmuş olmanın sevincini yaşıyorlardı: 

Cumhuriyet: "Halk direniyor- Gezi Parkı'nı korumak için toplanan grup biber gazına karşın mücadeleyi sürdürüyor"

Sözcü: "Tayyip gazları -Dün Gezi Parkı'nda kullanıldı. Kalitesi bir kez daha test edildi"

Yurt: "Faşizm Gezi'de - Taksim Gezi Parkı'nı korumak için nöbet tutan yurttaşlar dün sabaha karşı yine şiddete maruz kaldı"

Naylon Milliyetçiler, fazla risk almıyor ama "Gezi"ci okuyucuyu da kaybetmek istemiyorlardı:

Yeniçağ: Erdoğan karikatürünün yanında "Gazman - AKP'nin Biber Gazı Tarihçesi!" 

Öcalan kuryesi Sırrı Süreyya'nın: "Devrim televizyonlardan yayınlanmayacak; TV'yi kapat sokağa çık! İstanbul'u yalnız bırakma!" Tweetini attığı saatlerde BAAS'çı sol çoktan yola çıkmıştı! 

Aydınlık: "Haydi Taksim'e- Taksim Gezi Parkı'nda sürdürülen mücadele Hükümet'e karşı yeni bir kıvılcım çaktı."

Evrensel: "Yavuz gibi! - Üçüncü Köprü'ye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesinden saatler sonra İstanbul'un göbeğinde Yavuz zihniyeti işbaşındaydı" manşetiyle…

Sanki Suriye gizli servisi "El Muhaberat"a çalışıyordu.

Bütün muhalif ideolojik gruplar sokaktaydı. Ancak, muhalefetin 40 yıllık bir dervişi vardı ki; rüzgâra kapılmıyor, akl-ı selimden uzaklaşmıyordu: 

Ortadoğu: "Gezi Parkı'na operasyon- Taksim Gezi Parkı'ndaki eylemcileri polis biber gazı kullanarak dağıttı"

Başbuğ'un vasiyeti vardı. Lider Devlet Bahçeli ve disiplin içindeki Ülkücüler de bunu uyguluyordu.

Özellikle at iziyle it izinin birbirine karıştığı durumlarda Ülkücü, başını Ülkücünün çekmediği olaylara girmiyordu.

15 Temmuz darbesi, Türkiye'yi BOP'a götürecek kadife devrimin askeri bir tekrarı, Gezi olaylarının "rövanşı"dır. 

Lider Devlet Bahçeli sayesinde Ülkücüler yine doğru yerde durmuştur.

Sonra da aynı bilinçle gövdesini taşın altına koymuştur. 

"Kadife Devrimci" veya "Naylon Milliyetçi" olmamıştır!

Yerini bırakana, yolunu ayırana uğurlar olsun!

Düşmana düğün bayram...

Dostlara yürek sızısıdır!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI