Bugun...
Sendika - Siyaset İlişkileri!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-03-2018 09:10
     

FETÖ'nün "dinleme" kapasitesiyle sendikacıların "gümleme" kapasitesi arasındaki "pozitif korelasyon" aylardır kafamı kurcalıyor. 

Kimseyi töhmet altında bırakmamak için elimde belgesi olmayan konulara girmek istemesem de "hayatın genel akışı" elimi tahrik ediyor! 

Meşru finans kaynaklarına sahip olmayan siyasi hareketlerin, finansörüne borçlanma hatta dara düşünce "satılma" gibi riskleri vardır. 

Türkiye'deki bölücü STK'ların pek çoğu çeşitli maskeler altında yabancı istihbarat örgütleri tarafından fonlanmıştır. 

***

 

SİYASİ FİNANSMANIN STRATEJİK ÖNEMİ

Türkiye'de siyasi partiler, demokratik rejime verdikleri katkı, bir "kamu hizmeti" boyutu kazandığında "hazine yardımı" alırlar. 

Bu konuda yapılan son düzenlemeye göre: 

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nda 2 Mart 2014 tarihinde yapılan değişiklikle hazine yardımı için öngörülen, genel seçimlerde "% 7"nin üzerinde oy oranına ulaşma şartı "% 3"e indirilmiştir.

Günümüzde devletten bu yardımı alabilen dört siyasi parti vardır. 

SP ve BBP'nin 2014 yılı içinde yaptıkları hazine yardımı başvuruları, Anayasa Mahkemesi tarafından birleştirilerek incelenmiş ve 10 Aralık 2015 tarihli AYM kararıyla reddedilmiştir. 

2018 yılı bütçesinde yasal yükümlülükleri karşılayan siyasi partilere ayrılan hazine yardımı miktarları şöyleydi:

AKP: 139.1, CHP: 71.2, MHP: 33.3 HDP: 30.1 = Toplam: 273.8 milyon TL.

Geçtiğimiz yıllarda bir STK cennetine dönüşen Türkiye'de yabancı vakıflar tarafından kamu diplomasisinde kullanılan ihanet şebekelerinin nasıl fonlandığını yakından incelemiş biri olarak "meşru finansman"ın önemine yürekten inanıyorum. 

Teneşire merdiven dayamış George Soros'u ve asosyal mirasyedi Osman Kavala'yı siyasi figür haline getiren temel faktör, ceplerindeki kolay kazanılmış milyarlardır. 

Dolayısıyla Siyasi partilerin, "denetlenebilir milli para"yla desteklenmesi, sadece bir demokrasi hizmeti değil, aynı zamanda bir milli güvenlik görevidir. 

Adamın, kimin kayığına binerse onun türküsünü çağırmasını engeller.

Parayı verenin düdüğü çalmasına mani olur.

"Satılmayı" önler.

Ülkücülük ise kişilere ve kurumlara bu konuda peşin bir direnç kazandırır. 

***

 

GELELİM SENDİKA-SİYASET İLİŞKİSİNE….

Ortalıkta bazı "duyumlar" var. 

"Merkez sağda rüzgâr" flamasıyla sermayeye doğru yelken açarken 15 Temmuz'da yelken direği kökünden kırılan İP'nin sendika kaynaklarıyla finanse edildiği iddiası kulağımıza kadar geliyor. 

Bazı yöneticilerin istifa ederek İP'ye katılması ise bu yöndeki şüpheleri artıyor. 

Sendikaların temel parasal kaynağı üye aidatlarıdır. 

2017 de Kamu-Sen'in üye sayısı yaklaşık olarak 400.000'dir. Üye aidatı ise 30 liradır.

Bu durumda: Ayda 12 milyon, Yılda 144 milyon TL bir "otomatik gelir" ortaya çıkmaktadır.

Bu meblağ, 7,5 milyon seçmeni olan MHP'nin 2017'de aldığı yıllık hazine yardımının 5 katıdır. 

Mevcut zaman, mekân, insan ve malzeme ilişkilerinde kurulan bir siyasi partinin bu kaynağı göz ardı etmesi ise mantığa aykırıdır. 

Siyasi hırsla vicdanı körleşmiş, gönüllü fanatiklerin gözünü elinin altındaki bu kaynağa çevirmesi etik ve yasal olmamakla birlikte "mantıksal"dır.

Sendika üyelerinin emanet parasıyla parti etkinliklerine otobüs kaldırmak, salon kiralamak ise düpedüz ahlaksızlıktır. 

Emek sahibinin onayı alınmadan böyle bir işlem yapılmışsa, hesabı sorulmalıdır! 

Bir yöneticinin ahlaki denetimden firarına  "iyi" bir misyon yüklemek adına 40 yıllık partisine isyan ederek parti değiştirmesinin de ahlaklı olmayan bir "anlamı" vardır. 

***

 

YÜKSEK SESLE DÜŞÜNELİM!

Kendisi de kamu sendikası kurmuş olan FETÖ'nün, güçlü olduğu yıllarda rakip sendikalara duyarsız kalması hayatın akışına aykırıdır. 

FETÖ'nün rakip kurumları ele geçirmeye çalıştığı, geçiremiyorsa kontrol etmek için yasa dışı "dinleme yaptığı" herkesin malumudur. 

Geçtiğimiz kumpaslı yıllarda bütün Ülkücü kuruluşların, Devlet Bey'in MHP'deki hassasiyeti ölçüsünde yani en üst düzeyde FETÖ'ye karşı savunulması lazımdı. 

Görüldüğü kadarıyla bazı Kamu-Sen yöneticileri bunu yapamamıştır.

Dinlemeye takılmış bazı yöneticiler, MHP karşıtı cepheye teslim olmuş olabilir.

Araştırılmalıdır.

Kolay para kazanan ve çok yıldızlı otellerde prestij toplantıları yapan büyük bütçeli kuruluşlar, önce mafyanın dikkatini çekerler.

MHP parti içi muhalefetinin sesini yükselttiği, 2005-2015 yılları arasında memleketin en güçlü mafya örgütü ise FETÖ'dür. 

3600 şehitle destanlaşan Ülkücü mazi temelleri üzerinde, dürüst lider Devlet Bahçeli'nin kefaletiyle güç kazanan ve en zor zamanda ocak ruhunu satarak güvenimizi temelden sarsan sendikacıların bu şaibeli durumu, yüksek sesle düşünülmeli, adaletle çözümlenmelidir. 

Ben kimseyi peşinen suçlamıyorum; ama...

Tarihçiler, "garip ama gerçek" olayların şaibeli nedenleri olduğu konusunda hemfikirdir. 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI