Bugun...
Siyasi Gündem ve Gelişmeler


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-03-2018 09:01
     

Geçtiğimiz haftanın en önemli siyasi gündemi, 18 Mart günü Ankara'da gerçekleşen MHP 12. Olağan Kurultayı ve ona bağlı olarak yaşanan gelişmelerdi. 

Kurultayın iki yıllık fırtınalı bir yolculuktan sonra "liman" sükûneti içinde geçmesi bekleniyordu. 

Nitekim ahenk ve disiplin açısından beklenen gerçekleşti. 

Ancak iletişim ve ulaşım teknolojisi çağında duyguların fiiliyata yansıması daha hızlı olduğu için katılım ve coşku, tek adaylı bir kongrenin çok çok ötesinde oldu. 

Çünkü Ülkücü camia, iki yıldır 18 Mart'la yatıyor, 18 Martla kalkıyordu!  

Ülkücü yüreklerde her gece, vakitsiz öten bir horozun başı kesiliyor; kulaklarımıza her sabah başka bir fitnenin haberi geliyordu. 

Her hafta, kalemlerle, kelamlarla, Ülkücü beyanlarla al-i cengiz oyunları bozuluyordu. 

***

 

İlk MYK

Herkes elinden geleni, kendisine yakışanı yaptı ve sonunda beklenen "gazâ kurultayı" toplandı. 

Her platformda parti disiplinini savunan, bu uğurda olmadık sıkıntılar yaşayan, eşiyle dostuyla arası bozulan 18 Mart gazilerinin de gazası mübarek oldu. 

Ardından geçtiğimiz Cumartesi günü MHP'nin yeni MYK ve MDK üyeleri ilk toplantılarını yaparak; Başkanlık Divanı için oy kullandı. 

Toplantı öncesinde Genel Başkan Devlet Bahçeli başkanlığındaki MYK ve MDK üyeleri, Anıtkabir'i ve Alparslan Türkeş'in anıt mezarını ziyaret etti.

Devlet Bey, Anıtkabir Özel Defteri'ne özetle şunları yazdı:

"… MHP'nin 12. Olağan Büyük Kurultayı'nın hitamında seçilmiş Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Denetim Kurulu üyelerimizle birlikte manevi huzuruna çıkmış bulunuyoruz.

Büyük Kurultayımız, bir tarafta 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıldönümüne tekabül ederken, diğer tarafta milli beka mücadelemizin dönüm noktalarından birisi olan Afrin'de aynı gün elde edilen tarihi başarıyla taçlanmıştır.

Milli mücadelenin destansı ve devasa bir mahsulü olan Türkiye Cumhuriyeti, açtığın yolda, gösterdiğin istikamette, belirlediğin ülküler çerçevesinde varlık ve birliğini sonuna kadar muhafaza edecektir.

Kurduğun devlet elbette payidar olacak, sinesinden doğup, iradesine ve egemenliğine hayat boyu bağlı kaldığın büyük Türk milleti kutlu varlığını sonsuza kadar koruyacaktır.

İnancım odur ki, yaktığın meşale asla sönmeyecek, Türkiye Cumhuriyeti tarihi hak ve kazanımlarından asla taviz vermeyecektir…"

Bugüne kadar Anıtkabir Özel Defteri, mutlaka pek çok "siyasi kalem" görmüştür. Ancak bu kadar samimi, bu kadar yürekten, bu kadar inandırıcı bir metin görmemiştir. 

Çünkü bir kere bu içtenlikle kaleme alınmış metni yazan, Ülkücü hareketin lideri Devlet Bahçeli'dir. 

O kalemin arkasında atan yürek, Ülkücü yüreğidir. 

Deftere yazılanlar, orada verilen sözler Ülkücü sözüdür. 

Yıllardır Atatürk'ün manevi huzurunda verilip de tutulmayan sözlerden değildir.

***

 

YENİ BAŞKANLIK DİVANI 

Nitekim ihtiyat, nezaket ve tevazu içinde tamamen parti otobüsleriyle yapılan ve ikinci durağı merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in anıt mezarı olan bu saygı turundan sonra yapılan ilk toplantıda oluşan Başkanlık Divanı listesi de bir "Ülkücü Listesi"ydi. 

Beyefendi ağabeyimiz İsmet Büyükataman yeniden Genel Sekreterliğe seçilmiş; yardımcılıklarına emektar görev adamı M. Hidayet Vahapoğlu ve Ankara'nın sevilen il Başkanı Fatih Çetinkaya getirilmişti. 

Zor zamanların güçlü ve fedakâr savunma adamı Edip Semih Yalçın yine divandaydı. 

İstanbul Ülkücülerinin Fethi ağabeyi de divandaydı… 

1978'de kapatılan ve ÜGD olarak yeniden açılan "İstanbul Ülkü Ocakları"nın son ocak başkanı Fethi Yıldız, siyasetin deneyimli ağabeyi Celal Adan'la başlayan vefa tablosunu tamamlıyordu. 

Sanki aradaki merhumları da zımnen yâd edercesine ÜGD'den sonra Ülkücülerin Ocak teşkilatı olan "Ülkü Yolu Derneği" Genel Başkanı Yaşar Yıldırım'ın divana seçilmesi de Ülkücüler için ayrı bir gurur kaynağıydı.  

Her birinin kırk yıllık ayrı birer görev ve disiplin mazisi bulunan Emin Haluk Ayhan, Mevlüt Karakaya, Mustafa Kalaycı ve Sadir Durmaz Başkanlar divandaki yerlerini korumuşlardı.

İzzet Ulvi Yönter, Deniz Depboylu, Sefer Aycan ve Kamil Aydın, MHP'yi mutlu günlere taşıyacak bu kutlu divandan önce Ülkücü gönüllerde çoktan yerlerini almışlardı.  

İşte "Başbuğ'un Ocaklıları" yetişmiş; bir kez daha MHP'de en önemli görevleri devralmıştı. 

Ülkücüler birbirleriyle yarışarak yüksek sorumluluklar almış, 12 Eylül'den sonra yaşanan "biz yapmadık; o yaptı" kıytırıklığı nihayet son bulmuştu. 

***

 

KUTLU OLSUN.

2018 Kurultayı, Başkanlık Divanı'nın görev dağılımıyla birlikte gündemi, nöbeti devralanların çalışmalarına bırakacaktır. 

Tarihin bize yüklediği sorumluluk, bundan sonra elimizden gelenin bir fazlasını yapmak ve aldığımız görevleri en iyi şekilde tamamlamaktır. 

MHP Başkanlık Divanı'nın milletimize hayırlı uğurlu olması dileğiyle… 

Kutlu olsun. Allah utandırmasın…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI