Bugun...
Tedavinin 30 Ayı!..


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 17-03-2017 08:53
     

Dün,"Hayır"cıların ileri gelenlerinden birinin: "Peki… Ya Cumhurbaşkanı bitkisel hayata girerse?.." sorusunda kalmıştık.

Yazının başlığı "Olmadı, Saksıya Ekeriz!" şeklindeydi.

"O kadar hassas adamlardınız da memleket bitkisel hayata girerken neredeydiniz?" diye sormak da bugüne nasip oldu.

CHP Grup Başkan Vekilinin bu yalancı kaygısı, Temel'in "damdan düşüp de bir türlü ölmeyen dedesini" hatırlatıyor!..

Hani taziyede çok üzgün görünen Temel'e sormuşlar: "Rahmetlinin derdi ney idi?"

"Sorma" demiş temel, "Damdan düştü!.."

Düşünce mi öldü?..

"Hayır demiş: "Düşerken dala takıldı!.." 

Daldanda mıdüştü?..

"Yok" demiş Temel: "Daldan zıplayıp arabanıntentesinekondu. Sonra tekraryükseldi!..

Uçtu adeta!.."

Tamam da…Oradan düşünce mi öldü?..

"Yok, yine ölmedi" demiş temel…

Eeee,nasıl öldü peki?..

"Baktık yeredüşmayi…Vurduk oni!.."

CHP, Anayasa tartışmalarında bugüne kadar hiç samimi olmadı.

Namazda gözü yoktu ki ezanda kulağı olsun!

Kendisine yar olmayacak bir sistemin nesinitartışacaktı ki?..

Yıllardır % 25 civarındaki oyunu, hiç iktidar olma umudu olmadığı halde koruyan CHP, bu bir çeyreklik istikrarını "gerilim"e borçludur.

Meclisteki yumruklu, bardaklı, ısırmalı kavgaların kaynağı da budur. 

Bu tavrın arkasında: "Kavgayla da olsa sistemi koruyacağız, darbeyle de, savaşla da olsa iktidar olacağız!" mesajı yatmaktadır.

CHP, 1970'lerdeki "Halkların kardeşliği" edebiyatıyla kendi iktidarının önünü ebediyen tıkamıştır.

1978'de bölücü "Halklar" söyleminden PKK doğmuş, 1984'te Suriye destekli bir "etnik kahramanlık" tiyatrosunu sahneye koymuştur. 

Muhtemelen cunta kalıntısı bazı Aydınlıkçı subaylar da buna göz yummuş; 90'larda topluca ajite edilen gençler, 2000'lerde HDP seçmeni olmuş, PKK'nın siyasi ayağı,7 Haziran 2015'te % 13 oy almıştır. 

Marksist Kürt Soluyla, Sosyal Demokrat Türk Solununtoplam oy oranı, CHP'nin 1977 seçimlerindeki oy oranıyla hemen hemen aynıdır.

"Derin sol"un bugünkü amacı, CHP'yle HDP'yi yeniden birbirine doğru preslemek; bu % 38'in üzerine MHP'den de 3-5 puan tırtıklamak ve Erdoğan'ı devirmektir.

Bu hamlenin FETÖ tarafından desteklenme ihtimali de vardır.

FETÖ'cüpragmatizmle, Maocu oportünizmin uzlaşabileceği en uygun "çözüm" projesi budur. 

FETÖ'yle mücadele ittifakının parçası olan Perinçek'in,  Erdoğan'ı kaybetmek pahasına yürüttüğü "Hayır" kampanyası…

CHP'nin milli birlik konusunda yan çizip yalpalaması…

Hürriyet'in karargâhı rahatsız etmekten çekinmeden "Karargâh Rahatsız" manşeti atması…

Muhaliflerin, MHP Genel Merkezine karşı yürüttükleri "Hayır" kampanyasındaki çalışkanlıkları…

Apocuların OHAL KHK'ları, kayyumlar ve tutuklamalar karşısında emir bekler gibi eylemsiz kalmaları…

Vatan Partisine seçimle, sandıkla filan pek alakası olmayan yeni askerlerin katılması

Bunların hepsi derin bir planın parçası olmalıdır.

Kumpas mağdurlarının "Önce FETÖ, sonra Erdoğan" olarak sıraladıkları hedeflerine ulaşmasının başka bir mantıklı yolu yoktur.

Anayasa Değişikliği paketinin kalan 9 Maddesine baktım. 

10. Madde'deCumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların, Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olması, parlamenter sistem açısından "bitkisel hayat"tan daha önemli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. 

Ancak aynı madde, bu yöneticiler hakkında soruşturma açma konusunda meclis salt çoğunluğunu yeterli bulmakla, bugünküne benzer bir meclis denetimi getiriyor.

11. Madde, parlamenter sistem açısından başka bir ferahlatıcı hüküm içeriyor. O da

 Seçimlerin yenilenmesi için "beşte üç" yani 360 sayısını yeterli bulması… Bu rakam bugünkü 330'un karşılığıdır.

12.Madde, Cumhurbaşkanına OHAL ilan etme yetkisi vermektedir. Şartları Anayasa'da vaz edilmiş olan böyle bir yetkinin keyfi kullanılmasının halkın pek hoşuna gitmeyeceği, izahtan varestedir.

Aynı şekilde Olağanüstü hallerde KHK çıkarma yetkisi de kötüye kullanılacak bir yetki değildir. Bu maddenin FETÖ konusunda en güvenilir kişinin Cumhurbaşkanı olduğu inancıyla hazırlandığı anlaşılıyor.

13, 14, 15, 16, 17, 18. Maddelerin konusunu oluşturan OHAL'in de KHK'ların da meclis onayına sunulması, "HSYK üyelerinin TBMM tarafından seçilmesi" Bütçe ve Kesin Hesap konusunda yetkinin TBMM'de olması, CHP'lilerin sorduğu "Mecliste briç mi oynayacağız?" sorusunu geçersiz kılıyor.

Sistem değişikliği, 2019 sonlarında, yani "2,5yıl" sonra yürürlüğe giriyor.

Ben bu 30 Ayı, "Türkiye Cumhuriyeti'nin tedavi süreci" olarak görüyorum.

Bu dönemde yaşanacak olaylara bakınca, milletin 2019'da ilk oyunu vermedenönce,Referandumda verdiği oyun "hayra" mı yoksa "şerre" mi hizmet ettiğini anlayacağını sanıyorum.

FETÖ'yle ve PKK'ylaolan mücadeleyi milletçe kazanmak için budönemi, AKP-MHP işbirliği içinde  "Evet"le geçirmenin,sağda solda "benim adamım kazanacak" diye "Hayır"la geçirmekten çok daha dürüst bir Milliyetçilikolduğuna inanıyorum.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI