Reklam
Bugun...
TEK KELİMELİK TEŞEKKÜR!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-05-2018 09:25
     

Türkiye'de merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in siyasi inisiyatif aldığı 27 Mayıs 1960'tan beri siyasi düşmanlıklar değişmemiştir.

İsimler değişse de roller değişmemiştir.

Başbuğ'u Hindistan'a sürenlerin, devleti ele geçirme ve elde tutma isteği değişmemiştir.

Kargadan başka kuş bilmeyen bu çevrelerin, Atatürk'ten beş kez uzaklaştığı halde CHP'yi devlet gibi görme hastalığı değişmemiştir.

Demokrasi çağında Devlet partileşince, farklı görüşlerin başka devletlerin kucağına düşeceği hesap edilmemiştir. 

***

 

BAŞBUĞUN BEKA MEKTUBU ÜLKÜCÜ HAREKET

Müslüman mahallesinde salyangoz sattığı için malı daima elinde kalan, millete tepeden bakan ve sandıkla sonuç alamayınca seçilmiş Başbakanın boynuna yağlı urgan dolayan cuntacılarla Türk Milleti arasındaki mücadele, 58 yıldır sürmektedir.

En büyük değişiklik ise…

Sürgünden gönderilen bir "Yanlış Yapıyorsunuz!.." mektubundan çok daha tesirli olan "ÜLKÜCÜ HAREKET"tir.

Ve o Ülkücü hareket, bugün Bilge Lider Devlet Bahçeli'nin sevk ve idaresinde, darbecilere karşı Türk siyasetine yön vermekte, Türkiye'nin demokratik hükümet sistemini tanzim etmektedir.

İşte bu gerçek, 50 yıldır karşımızda olan Ülkücü katillerini dehşete düşürmüştür.

Onları, içimizden devşirilenlere kanal ve salon tahsis etmeye sevk etmiştir.

Ülkücüleri bir kaşık suda boğacak adamların, yolunu şaşırmışlara 15 siyasi zangoç göndererek onları inisiye etmesinin sebebi de Ülkücü Hareketin devletleşmesi, Devletin Ülkücüleşmesidir.

15 Temmuz'da devletin kızılca kıyametten çıkıp, Kızılelma hedefine yönelmesidir.

Karanlık emellere umut olan "barış süreci safsatası"nı tarihe gömmesidir.

El Bab'da Afrin'de Bozkurt pençesiyle ihanetin başını ezmesidir.

Gözünü budaktan sakınmayan Bozkurtlardan güç alarak; ABD'ye "defol git" diyebilmesidir.

***

 

MİLLET AKLIYLA… 

Sözümüz, yeminimiz var; yolumuzdan dönmeyeceğiz.

Jakoben sopasıyla, cunta tankıyla değil biz "Millet Aklı"yla hareket edeceğiz.

Ölüm, zulüm ve kardeş kavgasıyla geçen yeni bir 58 yıla müsaade etmeyeceğiz!..

Gücünü Türk Milletinden almayan hiçbir unsurun Türkiye'yi ele geçirmesine fırsat vermeyeceğiz.

Darbeler, muhtıralar, zulümler, ölümler gördük.

12 Eylül 1980 MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası, dünya siyasi tarihinin en geniş kapsamlı davasıydı.

MHP'nin bütün genel merkez yöneticileri tutuklanmış ve yargılanmıştı.

Bir Genel Başkan Yardımcımız, 12 il Başkanımız, 44 İlçe Başkanımız katledilirken görevini yapmayan kolluk gücü, neden öldüğümüzün hesabını yine bizden sormuştu.

Çünkü kendileri, 3.600 Ülkücü şehidin kanının da sorumlusuydu.

***

 

BAŞ VERDİK, BAŞA KAKMADIK!

12 Eylül'den darbeciler, gücünü milletten değil Amerika'dan, Sermayeden ve Mason localarından alıyordu.

Böyle olunca da kanlı terör şebekeleriyle Ülkücüleri aynı kefeye koyuyor,  "balans" hesabıyla 9 Ülküdaşımızı daha idam ediyordu.

Oysa bizim Genel Merkezimiz silahlı baskına uğramış, iki partilimiz de orada vurulmuştu.

Darbeciler, diğer liderlerin aksine Başbuğu 4 yıl daha içerde tuttu.

Binlerce mensubumuz işkenceden geçirildi. Yıllarca cezaevinde hürriyetlerinden mahrum bırakıldı.

Ülkücüler yıllarca kaçak ve sürgün hayatı yaşadı. Yaralılardan ve işkence görenlerden ömür boyu sakat kalanlar oldu.

Binlercesi eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kaldı.

Bütün bunlara rağmen, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugün dimdik ayaktadır.

Düşman zaten düşmandır. Değer bilmez bahtsızların, ağzıyla kuş tutsa da Ülkücüye vereceği bir paye yoktur!

Oysa Milletimiz şimdi MHP'yi bağrına basmaktadır.

Tek dişi kalmış canavar tarafından dişlenmemişlerin nezdinde Ülkücüler tarihinin en itibarlı dönemini yaşamaktadır.

Çünkü MHP, 1970'lerde Başbuğ'un yaptığı gibi vatanı korumak adına "Millet Aklı"yla yol almaktadır.

Her zamanki gibi, milli değerlere, kültüre ve inançlara saygılı olmaktadır.

Tarihi sağ- sol çekişmesine inat, "Üçüncü yol"dan gelerek "merkez"e doğru akmaktadır.

***

 

VE… TEK KELİMELİK TEŞEKKÜR!

At izinin it izine karıştığı bu günlerde "Bozkurt'un izi" aynı Ergenekon'dan çıkışta olduğu gibi milletimize yön vermektedir.

Ocak çağı gelmemiş ilkokul çocukları bile şimdi "Kızılelma"yı öğrenmektedir.

Düne kadar Ülkücüleri "faşist" aynasında gösteren televizyonların şimdiki dizilerinde Ülkücülük övülmekte, Atsız'ın, Gençosmanoğlu'nun Ocak kokulu şiirleri söylenmektedir.

Bakmayın siz sosyal medya zamparalarının, soldan az kullanılmış çıkma sarışın aferini kapmak için çıkardıkları gürültüye…

Köylüsüyle, kentlisiyle, yaşlısıyla genciyle Türk Milleti şimdi Devlet Bahçeli'yi dinlemektedir.

İki yıl önce kapkara olan siyasi ufuklar, şimdi bilge lidere tebessüm etmektedir.

Anadolu şimdi, mührü eline almış; "tek kelimelik bir teşekkür" için Devlet Bey'i beklemektedir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI