Bugun...
Abdülhamit Hana Yapılan Suikast 10 Ekim Saldırısına Benzer mi?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-10-2015 17:00
     

10 Ekim Cumartesi günü yapılan ve kara Cumartesi olarak adlandırabileceğimiz menfur saldırı ülke olarak hepimizi derinden yaraladı. Bununla birlikte doksan canımızı kaybettiğimiz bu intihar saldırısını şiddetle kınamak bir insanlık görevidir. Hakikaten de söylendiği gibi ülkemizde böyle büyük miktarda kayba sebep olan bir saldırı bu güne kadar yaşanmadı.

Ancak bundan yüz on yıl önce İstanbul’da Padişah Sultan İkinci Abdülhamit hana yapılan saldırı bu olayla benzerlikler taşımaktadır. Yalnız Abdülhamit Hana yapılan saldırı, Cumartesi günü yapılan saldırının aksine şahsa yapılan bir saldırı olmakla birlikte suikastın yapıldığı Yıldız Hamidiye Camisinde bulunan birçok sivilin de ölmesine neden oldu.

Ülkemizin üzerinde birçok gizli emelleri olan dış mihrakların düzenlediğini inandığımız bu ve bunun gibi saldırıların son bulması dileğini yüreğimizde taşıyoruz.

İstanbul’da Osmanlı Padişahı İkinci Abdülhamit Hana düzenlenen saldırı 21 Temmuz 1905 günü oldu. Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından Yıldız Hamidiye Camii önünde yapılmış bombalı bir suikast girişimi oldu.

Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasını isteyen Ermeni Devrimci Federasyonu yanlısı bir grup Ermeni Osmanlı padişahı İkinci Abdülhamit Hanı öldürmeyi planladı. Bu amaçla bir atlı arabaya 120 kg miktarında patlayıcı yerleştirerek padişahın Cuma selamlığından sonra Yıldız Hamidiye Camii önündeki yoluna yerleştirdiler.

Suikast için padişahın kendi arabasına yürüyüş süresi 1 dakika 42 saniye gibi en ince detay dahi hesaplanmıştı. Patlayıcıların içine konduğu arabaya metal parçaları doldurulup bombanın etkisi artırılmıştı. Ancak Şeyhülislam Cemalettin Efendi, Padişahı bir soru sorarak geciktirdi

Padişahla Şeyhülislâm Cemalettin Efendi arasındaki konuşma oldukça uzamıştı. Tam bu sırada korkunç bir patlama duyuldu. Arkasından araba parçaları ve insan kol ve bacakları dört bir yana savrulmaya başladı. Padişahın yanında bulunanlar korkuyla kaçışıyor, canlarını kurtarmak için sığınacak yer arıyorlardı.

Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan kurmaya çalışan Ermeni Komitacıları karşılarında en büyük engel olarak gördükleri Padişah Sultan İkinci Abdülhamit Hanı öldürmek istemişlerdi. Kendileri bu işte yeteri kadar tecrübeli olmadıklarından, Avrupa ve Rusya'daki uluslararası teröristlerle ilişki kurmuşlar, onlardan Padişahın öldürülmesi konusunda yardım ve destek sağlamışlardı. Bu iş için özel olarak İstanbul’a gelenlerden biri de Belçikalı ünlü terörist Edvard Jorris'ti. O dönemde terörizm bütün dünyayı sarmış, suikasta uğramayan hükümdar ya da cumhurbaşkanı hemen hemen kalmamıştı.  Edvard Jorris, göze çarpmamak için Singer şirketine memur olarak gir ve Padişah'ın cuma selâmlıklarını büyük bir dikkatle izlemeye başlamıştı.

Suikastı hazırlayan örgüt oldukça genişti. Edvard Jorris'ten başka, Rusya'dan gelen Kristofor Mikaelyan ve kızı olarak tanıttığı Robina, Hacı Nişan Minasyan, Mıgırdıç Serkis Garibyan, Karabet Ohanesyan, Vahram Sabun Kendiryan, Silviyoriçi, Sari Torkom, Trase Yuvanoviç bu örgütün belli başlı üyeleriydiler.

Samuel Fayn olarak kendini tanıtan Rus Ermenisi Kristofor Mikaelyan, Viyana'da Neseldorfer Wagenbefcu Fabriks Geselschaft firmasına bir fayton yaptırmış ve örgüt bunu parça parça Türkiye'ye sokmuştu. Deniz yoluyla gelen faytonun parçalarını İstanbul’da komitenin adamı Silviyoriçi alıyor, muayenesiz geçmesi için de gümrük memurlarına para yediriyordu. Faytona 80 kilo patlayıcı maddeyle 20 kilo demir parçası konmuş, arabaya koşulacak atlar da, o dönemin ünlü tiyatrocularından "Kel" Hasan Efendi’den satın alınmıştı. Bütün bunlar tamamlandıktan sonra, 21 Temmuz 1905 cuma günü fayton, Abdülhamid Hanın dört at koşulu arabasının yanına bırakıldı ve Padişahın camiden dışarıya çıkması beklenmeye başlandı.

Bu suikast sonucu tam 26 kişi öldü, 58 kişi de yaralandı. Ayrıca, 17 arabayla 20 at da parçalandı. Cehennem Makinesi'ni çalıştırdıktan sonra kaçamayan Kristifor Mikaelyan da ölüler arasındaydı.

Suikastçılardan birçoğu yabancı pasaport taşıdıklarından yurt dışına kaçtı. Fakat Edvard Jorris yakalandı. Arabanın parçaları arasında bulunan Neseldorfer kelimesiyle 11123 rakamı, olayın aydınlanmasını sağladı. Konuşmamakta direnen Edvard Jorris de her şeyin ortaya çıktığını görünce, bütün bildiklerini anlattı.

Suikastçılardan Hacı Nişan Minasyan, sorgusu sırasında gittiği yüznumarada, teneke ibrikle bilek damarlarını ve karnını yırtarak intihar etti. Geri kalanlar idam cezasına çarptırıldı. Sultan İkinci Abdülhamid Han, Edvard Jorris'i iki sene hapis yattıktan sonra bağışladı ve kendisine 500 altın verdi. Jorris, daha sonraları Avrupa'da Abdülhamid'in ajanı olarak çatıştı ve saraya önemli raporlar gönderdi.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI