Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Çanakkale 1915: Fıtraten Asker Doğan Türkler, Dipçik Havada Esir Olurlar mı?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 24-01-2018 14:20
     
Reklam

Çanakkale Deniz Zaferinin 98. Yıldönümünü kutluyoruz.

Bu güne kadar hep kendi gözümüzle destanlaşan Çanakkale’yi dinledik.

Bir de Çanakkale’ye, Çanakkale’yi geçmeye çalışan düşmanlarımızın gözüyle bakalım.

Yazımıza da şöyle bir soruyla başlayalım.

Çanakkale içinde vurdular beni türküsünü, İngilizler ve Fransızlar da söylerler miydi?

Cevabını da şöyle verelim.

Eğer onların da türkü kültürü olsaydı, muhakkak ki onlar da bu türküyü acıklı ve üzüntülü bir halde söylerlerdi.

​Çünkü iki İngiliz muhabir ve bir Fransız subayının Çanakkale Savaşı anılarına bakılacak olursa, onların Çanakkale boğazında bir çıkmaza girdikleri muhakkaktır.

Bu anılardan Fransız subayının anıları Hedef İstanbul-Çanakkale 1915 ismiyle Astana Yayınlarından çıkıyor. Fransız subay anılarını yazmış ve 1918 yılında Osmanlıca olarak ülkemizde de anıları yayınlanmış. Çevirisini büyük bir zevkle yaptım.

Çanakkale’ye gelecek olursak, bu iki millet ve müttefikleri çok ölü ve yaralı verdi.

Buraya gelen müttefik askerleri yaklaşık on ay boyunca çok acılar çekti.

İngiliz savaş muhabiri olan Ellis Ashmead-Bartlett yazdığı kitapta, Çanakkale Savaşı nedeniyle İngiliz bürokrasisini beceriksizlikleri nedeniyle eleştirdi.

Özellikle de dönemin Harbiye Nazırı Churchill’in, Çanakkale Savaşıyla ilgili söylediği sözlere eleştirel bir bakışla cevap verdi.

Bu tür eleştirileriyle Çanakkale Savaşında, İngilizlerin yaptıkları yanlışlıkları gözler önüne serdi.

Diğer İngiliz savaş muhabiri Sydney Mosley’dir

Sydney Mosley, Çanakkale Savaşında Gelibolu'ya gelerek, aylarca bu bölgede kaldı ve bu süre içinde yaşadıklarını kaleme aldı.

O, Çanakkale'de ne zorluklar içinde savaşı izlediklerini, savaş sırasında İngiliz ordusunun yaşadığı zorlukları anlattı.

Bu savaşta neler yaşandığını, çarpışmaların nasıl cereyan ettiğini ayrıntılarıyla okuyucusuyla paylaştı.

Mosley anılarında Çanakkale’de, İtilaf devletlerine ait askerlerin en çok güneş ve sivrisinekten rahatsız olduklarını anlattı.

Güneşten kararmış bir Fransız askerinin, Türk sanılarak esir edilişini gözler önüne serdi.

Yukarıda söz ettiğimiz iki İngiliz muhabirden ayrı olarak, bir de Çanakkale Savaşı'na katılan Fransız subay anılarını kaleme aldı.

Bu üç kişinin yazdığı anılardan en ayrıntılı olanı da bu Fransız subayın yazdığı anılardır.

İsmi Şarlro olan Fransız subay, Çanakkale Savaşı'nın hemen hemen her gününü kaleme alarak, bunları bir günlük tarzında inceledi.

Aynı zamanda Çanakkale savaşının diğer yüzünü bir roman tatlılığında okuyucunun beğenisine sundu.

Ayrıca savaşı yöneten İngiliz ve Fransız kumandanlarının yayınladıkları emirleri, tamimleri ve veda nameleri de bir kaynak olarak okuyucularına iletti.

İşte bu yayınlanan belgelerde görüldüğü üzere Çanakkale Savaşı, tam bir centilmenler çarpışması oldu.

Ne İngilizler, ne de Fransızlar Türkler hakkında tek bir kötü söz kullanmadılar.

Almanları kötülemelerine rağmen, Türkleri eski dost, yeni düşman olarak nitelendirdiler.

Hatta General Hamilton, yayınladığı bir genelgede astlarına Türk esirlerine iyi davranılması gerektiğini bildirdi.

Ayrıca İngilizler ve Fransızlar, Türkleri üzerlerine salanların Almanlar olduğunu, savaştıkları düşmanlarının, eski düşmanları Almanlar olduğunu sık sık belirttiler.

Türklerin savaşçı özelliklerinden söz ederek fıtraten asker doğan Türklerin, dipçik havada esir olmalarının zor olduğunu, bunun çok ender görülebileceğini de ifade ettiler.

Şarlro ayrıca savaşan orduların sayısal özelliklerini de vererek Çanakkale’de kaç ölü, kaç yaralı verildiğini sayılarla ve istatistik olarak da inceleme altına aldı.

Sık sık Çanakkale'de karşılaşılan zorluklardan bahseden Şarlro, silah ve cephane azlığının hem müttefik ordularını, hem de Osmanlı ordusunu zor durumlara düşürdüğünü de anlattı.

Şarlro, Çanakkale’de Fransız askerlerinin sadece savaşmadıklarını, siper kazılarında çıkan tarihi eserleri sandıklara doldurarak ülkelerine gönderdiklerini de söyledi.

Hatta Fransız ordusunda bir tarihi eserler komisyonu kurulduğunu da belirtti.

Şarlro’nun hatıralarındaki en önemli nokta ise müttefik askerlerinin hedefiydi.

Müttefik askerlerinin hedefi, Osmanlı İmparatorluğunun Başkenti, yani tam kalbi İstanbul'du.

Önce Çanakkale boğazının denizden geçilmeye çalışılması, bu olmayınca karaya çıkartma yapılmasının tek sebebi vardı.

O da Osmanlı İmparatorluğunun payitahtı İstanbul'u ele geçirmek.

Ama istediklerine ulaşamadılar. Türkün çelik kuvveti karşılarına dikildi ve müttefiklerin bu isteklerine engel oldu.

Çanakkale’de kefensiz yatan şehitlerimiz, yedi düvelin isteklerine karşı koymak için canlarını verdiler.

Kabirleri cennet, ruhları şad olsun.

 

Sayın Yılmaz Koç'un Hedef İstanbul, Çanakkale 1915 Kitabı çıktı, Okumanızı, kütüphanenizde bulunmasını tavsiye ediyoruz.

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI