Reklam
Bugun...
Çözüm İsteyen Kürtler Yüz Yıl Önceki Sözlerinin Altına İmza Atabilirler mi?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-07-2015 09:41
     

Yıllardır süren ve geçtiğimiz dönemde çözüm süreci ile çözülmeye çalışılan Kürt meselesinin son seçimlerden sonra oluşan ortamla çıkmaza girdiği görülmektedir.

Özellikle de son yıllarda kamuoyunu yönlendirenlerin doğuda sadece Kürtleri yaşadığı algısını yaratmaları düşündürücüdür.

Doğu bölgelerinde sadece bir partiye oy çıkması sonucu bu algı en tepe noktaya ulaşmış olmasına rağmen aklıselim düşünen herkesin o bölgede oy kullananların ne şartlarda sandığa gittiklerini gözden kaçırmamaları gerekmektedir.

Doğu bölgesinde milli iradenin sandığa yansımadığı, o bölgede yaşayan Kürtler haricindeki milletlerin ve özellikle Türklerin hangi şartlar altında iradelerini sandığa yansıttıkları görülmelidir.

Bu bağlamda çözüm isteniyorsa, bundan yaklaşık yüz yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde dillendirilen sözlerin ışığında göz atmak gerekmektedir.

18 Kasım 1920 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde Bitlis Milletvekili Yusuf Ziya Bey konuşmuştur.

Yusuf Ziya Beyin Konuşması şu şekildedir:

Efendiler, Kürdistan'da propaganda var, fenalık var, Kürdistan'a fenalık sokulmak isteniliyor sözlerine karşı bazı izahatta bulunmak mecburiyetinde kaldım. Bazı hakikatleri arz edeceğim. Efendiler, Kürtlerin bütün siyasetleri, bütün gayeleri dinlerindedir. Din esasına her şeyi yaparlar. Bu büyük Meclisi - ki İslamiyeti kurtarmağa azmetmiştir - Kürtler bu Meclise karşı fena fikirler besleyemezler. Bütün fena fikirler oralarda tesir görmez.

Hatırlarsınız ki, muazzam kurtarıcının ilk yükselttiği ses, ilk defa Kürdistan'da karşılık bulmuştur. 16 Mart olayından bu güne kadar zannederim Kürtler sizi huzursuz edecek hiç bir hal ve hareket göstermemişlerdir. Bütün sizin gayenizle, bü­tün sizin kanaatinizle yürümüşler.

Kürtler doğuya koştular, sürüleri durdurdular, Kürt'ler doğu savaşına katıldılar, zulüm ve kötülük ordularını durdurdular. Kendi düşüncesiyle hareket eden bu Meclise yaslandılar ve gayeleri budur. Meclisle beraberdir. Rica ederim kalbinize zerre kadar bir şey gelmesin.

17 Mart 1921 tarihinde Meclise Kürdistan meselesi diye bir mesele mevcut olmadığına dair doğu vilâyetlerinden telgraflar gelmiştir.

Bu telgraflar şu şekildedir:

Ankara 'da Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilerine

Kürtler küçük lokmanın pek kolay yutulacağını vaktinden çok evvel anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları Kürtler kendi milletlerinden saymazlar. Kürtlerin kaderleri Türkün kaderiyle birdir. Biz Kürtler Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinden başka kurtarıcı beklemediğimiz gibi İtilaf Devletlerinden merhamet dilenmeye tenezzül etmiyoruz. Misakı Milli dahilinde barış yapılmasını temin için bütün varlı­ğımızla Hükümetimize yardım edeceğimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti içinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak düşünülmesini hiç bir zaman işitmek istemediğimizi arz ile başarılar diler  ve hürmetle takdim eyleriz.

31 Mart 1921tarihinde de Kürdistan meselesi mevcut olmadı­ğına dair çeşitli mahallerden telgraflar gelmiştir. Telgraflardan birisinin okunması istenmiştir. Okunan telgraf şöyledir:

Ankara Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesine

Altı buçuk asırdır ki, Türkiye idaresinde rahat ve refahla yaşıyoruz. Hiçbir zaman Türkiye'den ayrılarak ayrı bir hükümet ve istiklâl Kürtlerin hatırına gelmemiştir. Bağlı olduğumuz tarihi hayatımız, kuşku kabul etmeyecek bir manevi ve maddi mahiyeti ile yekdiğerine bağlıdır. Kürdistan namına konferansta söz söyleme hakkını ancak Büyük Millet Meclisi Hükümetini temsil eden Türkiye Murahhas Heyeti kullanmaya mezundur. Onlardan başka Kürdistan namına söz söylemek isteyen her hangi bir cemiyet veya ferde tarafımızdan hiçbir vakit yetki ve vekâlet verilmemiştir. Memleketimizin tarihi ve iktisadi vaziyeti, bir Ermenistan İdaresine az çok yakınlaşmaya çok uzak olduğunu bütün hakseverler tasdik ederler. Binaenaleyh mevcudiyetimizin öyle hayallerle ile mahvetmeyeceğini ve Konferans Heyeti üyelerinden pek kesin şekilde ümitli olduğumuzun duyurulmasını Murahhas Heyetinizden rica ederiz.

Bundan yaklaşık yüz sene önce söylenen yukarıdaki sözler güncelliğini yitirmemiştir. Kürtler adına söz söylemeye yetkili olanların yukarıdaki sözlerin altına imza atmaları yeterli olacaktır.

Bu güne kadar Türkiye Büyük Meclisinde, Kürtlerin temsilcisi olan Milletvekillerinden bu hareketi beklemek her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının halkıdır.

Hakikaten bu sürecin Parlamentoda çözüleceğine inanılmıyorsa neden Parlamentoya girdiklerini anlatmaları veya da yukarıdaki sözlerin altına imza atarak çözümün Parlamentoda olduğunu kanıtlamaları beklenmektedir.

Bir tarafta silah elde isteklerini tehditle almak istemeleri, diğer taraftan dostluk mesajlarıyla kafa karıştırmaları milliyetçi kesimde kuşkulara neden olmaktadır. Kuşkuların belleklerden silinebilmesi ve çözümün Parlamentoda olduğunun gösterilmesi açısından yukarıdaki sözlerin tekrar teyidi çözüm sürecini amacına ulaştıracaktır.

Bütün bunların yanında iki milletin bir bütün olarak görüldüğünü ve asırlardır kardeşçe yan yana yaşadığını unutmamak gerekmektedir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI