Bugun...
İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Giriş Töreni Nasıl Yapılıyordu?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-12-2015 21:26
     

İttihat ve Terakki Cemiyeti bir döneme damgasını vurmuş, Osmanlı İmparatorluğunu Birinci Dünya Savaşına sürükleyerek parçalanmasına sebep olmuş bir cemiyet olarak tarihe damgasını vurmuştur. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra müthiş bir hamle ile iktidarı eline almış ve doğrusuyla, yanlışıyla tarih sayfalarında yerini almıştır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, İkinci Meşrutiyet ilan edilmeden önce yeniden canlandırılmasında, Manastır’da eşkıya takibinde iken Enver Paşa’nın ve Kazım Karabekir Paşa’nın büyük çabaları olmuştu. Hemen hemen bu cemiyet, bu iki Osmanlı subayı tarafından örgütlenmişti.

Avrupa’da örgütlü bulunan fakat faal hizmet yapamayan örgüt üyelerine karşı, Enver Paşa ve Kazım Karabekir Paşa bulundukları Makedonya bölgesinde, çevrelerinde bulunan sağlam subayları cemiyete kazandırdılar.

Hatta yemin törenlerini esrarengiz bir hale getirip yemin ettirdikleri kişilerde etki yaratmak isteyerek, yemin edecek kişinin gözlerini bağladılar. Yemin edilecek mahalle gelinceye kadar gözlerinin bağlı kalması, hep Enver Paşa ve Kazım Karabekir Paşa’nın fikirleridir.

Yemin edecek kişi, yemin edilecek mahalle geldikten sonra, bir elini daha önce hazırlanan masanın sol tarafında bulunan tabanca ve kamaya, bir elini de masanın sağ tarafında bulunan Kuran’a el basarak yemin ediyordu.

Bu merasimin olabilmesi için de üç kişilik bir tahlif heyeti olması gerekiyordu. Taltif heyeti ise kırmızı önlük, siyah ve sadece gözleri ortada bırakacak başlık takıyordu[1].

Kazım Karabekir Paşa ne kadar İttihatçılardan ayrı bir konumda olursa olsun, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne emeği en çok geçenlerdendir.

Karabekir Paşa, birçok önemli kişiyi cemiyete kazandırdı. Hatta onların cemiyete girerken yemin törenlerini bizzat yaptırdı.

Bunların arasında milli mücadelenin önde gelen isimlerinden İsmet İnönü ve Rauf Orbay da vardı.

İkinci Meşrutiyetin ilan edildiği tarihe kadar Edirne İttihat ve Terakki Cemiyeti teşkilatı on dokuz kişiden ibaretti. Bu kişilerin arasında İsmet Bey (İnönü) de bulunuyordu. Ona, cemiyete girerken Kazım Karabekir Paşa yemin ettirdi[2].

Kazım Karabekir, Manastır’dan İstanbul’a geldikten sonra birçok subay ve sivili de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne kazandırdı.

Teşkilatın üye sayısı çoğalırken donanmaya da el atılması ihtiyacı doğdu. Peyki Şevket Süvarisi Kolağası Rauf (Orbay) Bey de cemiyete girmeyi kabul etti ve Karabekir Paşa’nın Zeyrek’teki ağabeyinin evinin bahçesinde yemin ederek cemiyete katıldı. Rauf Bey’e yemin ettiren de Kazım Karabekir Paşa oldu.

Rauf Bey ile Kazım Karabekir, Rauf Bey cemiyete girdikten sonra, birbirlerine samimi şekilde bağlandılar ve bütün hayatları boyunca bu samimi birliktelik sürüp gitti[3].

Görüleceği gibi yukarıda saydığımız kişiler milli mücadelenin de önde gelen isimleri oldular. Bu kişilerin birliktelikleri milli mücadelenin başlangıcına değil, daha öncelere de dayanıyordu.

Yılmaz KOÇ

 

[1] Kazım Karabekir, İttihat ve Terakki Cemiyeti 1896-1909, Türdav Ofset, İstanbul, 1945, s.168-183.

[2] Kazım Karabekir, İttihat ve Terakki Cemiyeti 1896-1909, Türdav Ofset, İstanbul, 1945, s.257.

[3] Kazım Karabekir, İttihat ve Terakki Cemiyeti 1896-1909, Türdav Ofset, İstanbul, 1945, s.288.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI