Bugun...
Lozan’da, Musul meselesi Nasıl Görüşüldü?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-06-2015 17:39
     

Lozan Barış Antlaşmasında en önemli konulardan birisi de Musul’dur.

İsmet İnönü, Musul vilayetinin Türkler tarafından neden terk edilemeyeceğini anlatırken, bu vilayetle ilgili istatistikler de verdi. Musul’un nüfusunun 503.000 kişi olduğunu, bunlardan 263.830 kişisinin Kürt, 146.960 kişisinin Türk, 43.210 kişisinin Arap olduğunu, ayrıca Süleymaniye ve Kerkük sancaklarında Arap unsurunun çok az olduğunu belirtti. Sadece Musul sancağında 137.000 Türk ve Kürde karşılık, sadece 28.000 Arap olduğunu söyledi. Müttefik devletlerin verdiği istatistiklerin değil, Türk istatistiklerinin doğru olduğunu ifade etti.

Musul konusunda Müttefik devletlerin tezi ise şuydu: Eğer Musul Türklere bırakılırsa, Musul’dan, Bağdat’a kadar arazi düzdür ve hiçbir mukavemet bölgesi yoktur. Musul’un petrolleri ikinci plandadır. Önemli olan Bağdat’ın savunmasıdır.

İsmet İnönü, Müttefik devletlerin bu tezine karşı çıktı. Çoğu ülkenin merkezlerinin sınır boylarında olduğunu, bu mantıkla İstanbul’un da tehdit altında olacağını, Edirne için de, Trakya hududunun çok gerilere alınması gerektiğini öne sürdü.

Sınır konusunda en önemli mesele ise Mondros Mütarekesi’nde silah bırakıldığı anda oluşan durumdu. Müttefik devletler de, Türkiye de, Mondros Mütarekesi’nden sonra işgal edilmiş yerlerin Türkiye’de kalmasına özen gösteriyorlardı. Ayrıca Türk tarafı, mütarekeden sonra işgal edilen yerlerin anlaşmaya uymadığı görüşünü şiddetle savunuyordu.

Türk delegasyonu, Musul konusunda, o bölgenin Mondros Mütarekesi’nden sonra işgal edildiğini savunuyordu. Buna karşılık müttefikler de bu bölgenin imzadan bir gün önce işgal edildiğinde diretiyordu.

Özellikle İngilizler, tütün, buğday, arpa ve bunun gibi gerekli hububatın, nehir yoluyla aşağıya indiğini, Musul kapanırsa, Bağdat’ın kıtlıkla yüz yüze kalacağını öne sürüyordu.

Bu konuda en önemlisi ise, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan ve birçok Kürt aşiretinin ve önde gelen isimlerinin telgraflarıyla ret ettikleri Lord Curzon’un sözleridir.

Lord Curzon, Ankara Meclisinde bazı Kürt Milletvekillerinin olduğunu, fakat Ravendiz veya Süleymaniye’den Milletvekili olup olmadığını sordu. Bunların bir seçimle mi Meclise geldiklerini merak ettiğini bildirdi. İsmet Paşa bu soruya, Kürt Milletvekillerinin millet tarafından seçildiklerini söyleyerek cevap verdi. Musul’un ne toprak, ne de petrol meselesi olmadığının, Musul’un vatan meselesi olduğunun altını önemle çizdi.

Türk tarafının seçim önermesi sonucu, Lord Curzon, Kürtlerin ve Arapların cahil olduklarını, seçim sandığının ne olduğunu ömürlerinde görmediklerini, bunların sandığı getirenin başına atacaklarını söyledi. Müttefikler ve özellikle İngiltere adına Lord Curzon, Musul meselesinin bir hakeme havale edilmesi gerektiğini ve bu hakemin de Milletler Cemiyeti olabileceğini belirtti.

Türk murahhaslar heyeti buna şiddetle karşı çıktılar. En sonunda Musul meselesinin sulhtan sonra İngiltere ile Türkiye arasında müzakere edilerek halledilmesi kararlaştırıldı[1].

 

 

[1] Ali Naci Karacan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa, Maarif Matbaası, İstanbul, 1943, s.170-181.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI