Bugun...
Sitelerde Yöneticilik Ballı Kapı mı?


Yılmaz KOÇ
kocyilmazkoc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-07-2017 20:55
     

Sitelerde yöneticilik ballı kapı mı? Bu sorunun cevabını vermek için bir hikaye anlatacağım. Sitelerde oturmanın bir sürü zorluğu bulunmaktadır. Bu zorluklar iyi bir komşuya rastlayamama, üst ve alt katlardan gürültü gelmesi ve komşularla kırgınlık yaşama gibi konular olabilir.

Bunun yanında sitelerde en önemli zorluk ise yönetimlerin oluşturulmasıdır. Günümüzde dürüst yöneticiye rastlamak ise samanlıkta iğne aramak kadar zordur. İşin başına gelenler eğer site büyük ise çeşitli gelirlere kavuştuğundan yöneticiler o mevkiyi bırakmak istemezler. Yönetici olamayan fakat bu gelirleri almak isteyen diğerleri de gözlerini yöneticiliğe dikerler. Yönetimin etrafında fırdöndü gibi dönen kişileri görmek de bu kapsamda mümkün olabilir.

Bunlarla birlikte kazara dürüst bir yönetici bulunsa bile, bu yöneticinin ayağını kaydırmak için diğer yöneticiler ve çevrelerinde dolaşanlar hemen atağa geçerler. Eninde sonunda da dürüst yöneticiyi ya karalarlar, ya da bıktırarak yönetimden uzaklaştırırlar.

Dürüst kişi mücadele etmek istediğinde hukuki haklarını mahkemede aramaya kalksa bile bilirkişi ile karşı karşıya gelir. Aslında bilirkişi ile karşı karşıya gelemez. Çünkü bilirkişinin siteden daha iyi faydalanacağı durumu ortaya çıkar ki, tek kişinin mücadelesine gıpta etmek yerine sitenin yöneticilerinin tarafında kendisine yer bulur.

Tüm bunları neden anlattığıma gelince, başıma gelen yöneticilik macerasından sonra tüm bunları yaşadığım için anlattığımı söyleyebilirim.

Sitemiz üç bloktan oluşmakta ve her bloğun yönetimleri ayrıydı. Bu kanunen de istenen bir durumdu. Ben de yönetici yardımcısı olarak blok yönetiminde bulunuyordum. Bir sene küçük işler yaparak geçirdik.

Benim yönetici yardımcılığı yaptığım sene sitemize iskan alındığı için yönetim planı hazırlandı ve üç blok site yönetimi olarak birleşti. Ben de o senenin sonunda bloktan yönetici seçildim.

Benim yönetici seçildiğim toplantıda çevre düzenlemesi yapılması da oylanarak kabul edildi. Bir önceki yönetim çevre düzenlemesini hazırlamış ve üç teklif veren firmanın arasından birisini seçerek kabul etmişti. Çevre düzenleme ise 700.000 TL civarında tutmakla birlikte eğer gösterilen slayttaki her şey yapılırsa 1.000.000 TL olacaktı. Bu da daire başı 7.000 TL ediyordu.

Bizim bloktan birkaç sakin de gelerek çevre düzenleme için durumlarının olmadığını söylemeleri sonucu blokta anket yaparak çevre düzenlemenin istenmediğini anlayarak itiraz ettim ve çevre düzenleme iptal edildi. Bunda diğer blok yöneticilerinin faturasız yaptırırsak bu rakam biraz düşer demeleri de etkili oldu. O an siteyi vergiden kurtarabilir ve ucuza yaptırabilirdik ancak daha sonra bu işlem için fatura olmadığı anlaşıldığında yönetici olarak bizim başımız ağrır ve suçlu duruma düşerdik.

Bununla birlikte biz noterden imza sirkülerini alırken diğer bloğun yöneticisi olan ve kendisini toplantıda başkan seçtiren kişi bir senelik temizlik malzemesi aldığını söyledi. İçime sinmemekle birlikte faturasını da aldığı için sesimi çıkarmadım. Bundan sonra çevrenin ışıklandırma karpuzları ile birlikte birkaç hırdavat eşyasının listesini görevli bana getirdi ve bunların alınacağını söyledi. Aslında görevli diğer yöneticiye daha yakındı ve ona götürmesi daha mantıklı idi. Bu durumda benim bu malzemeleri alırken fatura pazarlığı yaparak fazla fatura alıp fazlalığı siteden almamı istediklerini düşündüm. Arabam yok ben getiremem, arabası olan bir yöneticiyle birlikte alalım diyerek ret ettim ve elektrik işlerini görevlinin yapacağını öğrenince de bu duruma itiraz ettim. Görevliyi elektrik çarpsa kendimizi kurtaramayacağımız gibi sitenin de tazminata çarptırılma durumu ortadaydı. Bunları yönetimde dillendirdim.

Çevre düzenleme iptal edildikten sonra ve akçeli işlere bulaşmamam dolayısıyla diğer iki yönetici bana düşman oldular ve bizim blokta bana rakip olan bir kişiyi de yanlarına alarak toplantı düzenlediler ve beni düşürmek istediler. Çevreme baktığımda çevre düzenlemenin yapılmaması için bana yalvaranlar arkamda yoklardı. Buna rağmen istifa etmedim ve diğer iki bloğun yöneticisiyle mücadeleye giriştim.

Asansör giderlerine baktığımda onların da şişirildiğini göndüm. Bunun yanında asansörler de her incelemede kırmızıya dönüyordu. Buna itiraz ettim. Bir önceki sene 30.000 TL olan asansör gideri o sene 10.000 TL oldu. Ben 1. Katta olduğum için asansör kullanmıyordum Yüksek katlarda oturanları kırmızıda yani tehlikeli durumda çocuklarını ve ailelerini asansöre bindirdikleri için uyardım ancak bir tepki vermediler.

Bu arada alt yapı da bakımsızlıktan tıkanmaya başladı. Aslında altyapının dört, beş senede bir bakıma alınması gerekiyordu. Bu bakımlar yapılmamakla birlikte diğer yöneticilerle aramın bozuk olması nedeniyle bu bakımları da sene içinde yaptıramadım. Altyapıda lagar kuyularının yanında farelerin açtığı çukurlar çocuklar için tehlike yaratıyordu. Aynı zamanda dairelere kokular gelmeye başlamıştı. Diğer yöneticileri alt yapının incelenmesi ve gerekirse yaptırılması için bir komisyon kurmaya ikna etmeye çalıştım. Komisyon kurulması için toplantı duyurusunda bulunduk ancak diğer yöneticilerin ayak sürümesi dolayısıyla kat maliklerini toplayamadık. Ben komisyon için kendi bloğumdan isim verdim ancak diğer yöneticilerden birisi isim vermediği için komisyon kurulamadı.

Bu durumda benim düşüncem önce alt yapının kameralı sistemle incelenmesi ve tamir yapılacaksa yapılması, komple yaptırılacaksa yine yaptırılması yönündeydi. Aynı zamanda sitede oturma süresi beş yıl kadar olmuştu. İskan ise iki sene önce alınmıştı. Bu nedenle alt yapının masraflarını müteahhidin veya kooperatifin yaptırması gerektiğini düşünüyordum. Bunun için de bir inceleme raporunun varlığı gerekiyordu. Ancak daha önceki yöneticilerden birisi hem kooperatif başkanı ve hem de yönetici olduğu için kooperatife dokunmasın diyerek sitede oturan kooperatif üyeleriyle toplantılarda baskı kuruyordu. Bu kişi evi yeni aldığımızda da çevre düzenleme bahanesiyle her daireden 3.000 TL almıştı ancak derme çatma bir çevre düzenleme yapılmıştı. Bunu da müteahhit ben yaptım diyordu. Çardakların üstü de yapıldıktan bir hafta sonra uçmuş ve sitenin ortasında çardakların ağaç olan üst kısımları yakılmıştı.

Trajikomiktir ki şimdi yapılacak çevre düzenleme komisyon başkanı da bu kişidir. Ya tekrar vereceğimiz bir sürü para da çardaklar gibi uçar giderse diye düşünmeden yapamıyor insan. Ancak yüzün oldukça üstünde olan site sakinlerinden hiçbiri sesini yükseltmiyor. Bir kişi çıksın bizi savunsun, becerebilirse becersin, beceremezse rezil olsun düşüncesindeler.

Benim yöneticilik sürem bittiğinde yapılan toplantıda herkes tekrar sen yönetici ol derken bir kişi durmadan başkaları da yapsın diyordu. Ben de onun bu sözleri karşısında yöneticilik yapamayacağımı, bir kişi aday varsa bırakacağımı söyledim. Sonunda başkaları da yöneticilik yapsın diyen kişi yönetici oldu. Şöyle ki seçim bile yaptırmadım ve ben adayım sözünü duyduğumda hayırlı olsun diyerek yöneticilikten ayrıldım. Ancak site toplantısında benimle konuşmak isteyince onunla konuşamayacağımı, durmadan başkaları da yöneticilik yapsın diyerek benim yetersiz olduğumu ima ettiğini, bunu diyeceğine direk ben adayım demesinin daha etik olacağını söylemem üzerine söyleyecek söz bulamadığından sinirlenerek bağırdı çağırdı. O toplantıda çoğunluk sağlanamadı ve toplantı bir hafta ertelendi. Akabinde blokta seçilen kişi istifa etti ve site toplantısında altyapının kameralı sistemle incelendikten sonra ne yapılacaksa yapılması gerekir diyen kişi yönetici seçildi. Seçilmesiyle birlikte birkaç hafta önce söylediği sözleri unuttu ve alt yapı konusu ortaya çıkınca komple altyapının yapılması için baskı kurmaya başladı. Site kat malikleri kurulu toplandı ve alt yapının komple değişmesi için karar aldı.  Bunun yanında bizim yönetim planımızda yöneticinin en az lise mezunu olması maddesi bulunuyordu. Bunu yönetimden sordum ancak bu kişi diploma veremedi. Sadece sahte olduğu belli olan bir okuldan alınmış çıkış belgesi sunabildi. Buna rağmen yöneticiliğini devam ettirdi. Bu kadar da yüzsüz olduğu belliydi.

Alt yapı kararı alındığında önce yönetime bunun keyfi olarak yapılamayacağını kokunun da altyapı borularından değil apartmanın içinden geldiğini defalarca söyledim ve inceleme yaptıktan sonra tamir veya tümünün yapılması gerektiğini bildirdim. Hatta inceleme parasını verebileceğimi de ilettim. Buna rağmen hemen alt yapı işine başladılar. Bu arada diğer bloğun yöneticilerinden birisiyle konuşmamız esnasında benim altyapı parasına vermeyebileceğimi söyledi. Hemen anlayamadım. Sonradan ısrar etsem aidat bile ödeme diyecekti.

Hukuki olarak hakkımı aramak için Sulh Hukuk mahkemesinde alt yapı kararının iptali için dava açtım. Çünkü Kat Malikleri Kanununda inşaat işlerinin beşte dörtlük çoğunluk veya da alt yapının kullanılamaz halde olduğunun mahkeme kararının bulunması gerekiyordu. Kanun aynen böyle yazıyor.

Buna güvenerek dava açtım ve dava yaklaşık sekiz ay kadar sürdü. Bu sırada altyapı komple değişmiş olmasına rağmen yine bizim dairelerden kokular gelmeye başladı. Mahkeme bilirkişi atadı ve bilirkişi raporunu elime aldığımda sitenin avukatı mı bilirkişi mi olduğunu önce anlayamadım. Sitenin avukatı bilirkişi raporunu yazmış olsa bu kadar beni suçlama zahmetine katlanmazdı. Benim de daha önce yöneticilik yaptığımı da öne sürerek itirazımın altyapının benim dönemimde yapılmadığı için olduğunu söylüyordu. Açıkça söylemese bile benim dönemimde yapılmadığından sebeplenemediğim izlenimini raporunda belirtiyordu. İnanır mısınız midem bulandı.  Bilirkişi bununla kalsa iyiydi. Kat maliklerinin koku geliyor dediği için altyapının beşte dörtlük çoğunluğa bakılmadan yapılabileceğini raporunda yazıyordu.

Ben de sormaz mıyım bulsam bilirkişi bozuntusunu? Yahu koku geliyorsa ve altyapı bütünüyle değişmeliyse şimdi de koku geliyor. Yine mi altyapıyı komple yaptırmamız gerekiyor. Kanun koyucu bu nedenle ya beşte dört çoğunluk veya da mahkeme kararı istiyor. Ayrıca bilirkişinin inşaat sektöründen olmaması ve bilirkişi raporunda isminin altına hesap uzmanı yazması da ayrı bir konudur. Ben bilirkişi raporuna itirazımı bu şekilde oluşturdum ancak nerden bileyim bilirkişiyi görmek gerektiğini. Benden toplanan aidat ile bilirkişiye cukka verildiğini.

Hakim son duruşmada yaz kızım dedi.

Üst mahkemeye itiraz yolu açık olmakla birlikte davanın reddine…….

Ancak üzücü bir nokta daha var ki bizim bloktan bir kişi bile arkamda durmadı. Yöneticilere hesap soran da yok. Sadece toplantılarda kokunun geldiğini mırıldanıyorlar o kadar. Böyle olunca ben de üst mahkemeye gitmedim.

Köşeme çekildim ve şimdi kaç lira isterlerse vereceğim. Yönetimin ise yanından bile geçmeyeceğim. Sadece ilk yapılacak blok toplantısına giderek eğer yönetici olarak çıkar sağlıyorlarsa Allahtan bulmalarını yüzlerine karşı dileyeceğim. Yapabileceğim başka bir şey yok artık.

Benden sonra yöneticilik yapan ve diplomam var diye yalan söyleyen kişi yaşından utanmadan yeni yöneticinin etrafında dolaşıyor. Yeni yönetici de iki, üç kere koku devam ediyor, birkaç kişi de aynı şikayette bulunuyor dememe rağmen alt yapıyı iyi yaptık diye çaka satıyor. Çünkü o da alt yapı komisyonundaydı.

Yani site yönetimlerinde neresinden tutarsanız b...u değnek.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI