Bugun...
Afrin; Türkiye’nin Dış Politikasında Paradigma Değişikliği


Yrd.Doç.Dr.Nurhan Toğuç
nurhantoguc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-01-2018 15:05
     

Bu yazı Afrin’de Vatan’a can olan Türk milletinin kahraman evlatlarına adanmıştır. Allah Onları Korusun.

Ortadoğu yu ateşe atanların niyetinin bölgeyi Sunni-Şii ve Kürt ekseninde bölerek  ‘’Büyük İsrail’i kurmak olduğunu biliyoruz. Eylül 2017’de Kuzey Irak’ta İsrail destekli bağımsız bir Kürt devleti kurmak isteyen Mesut Barzani, Türkiye ve dünya ülkelerinin tüm uyarılarına rağmen referandum konusunda geri adım atmamış ve bedelini ödemişti.

Bu yenilgiye rağmen İsrail Ortadoğu’yu parçalama hedefinden vazgeçmemiş, aksine ileri tarihli bir hedefi yakına çekerek, Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapmak için Trump’ı ikna etmişti. Trump 6 Aralık 2017 de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını bildirdiğinde aslında iki devletli bir çözümü de ortadan kaldırıyor, öfkeli protestolara neden oluyor, 130 ülke bu karara karşı çıkıyordu.  Trump, ABD’yi izole etme, yalnızlığa sürükleme pahasına bu kararı verebiliyordu.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını onaylamak;  öncelikle Nil’den Fırat’a ‘’Büyük İsrail’’ projesini onaylamak, enerjiyi ve suyu kontrol ederek, İsrail’in bölgesel zenginlikleri ele geçirmesine izin vermek demekti. Amerika nın geleneksel stratejik ortakları olan Almanya, İngiltere ve Fransa elçiliklerini Kudüs’e taşımayacaklarını belirterek aslında ‘Büyük İsrail’ i onaylamadıklarını ifade etmekteydiler.  

Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı HR Mcmaster Türkiye ve Katar’ı Ortadoğu da radikal İslami faaliyetleri desteklemekle suçluyor, bu değişiminden hükümeti sorumlu tutuyor,  Türkiye’nin etrafındaki çember gittikçe daralıyordu.

Bu arada, İsrail ve Suudi Arabistan yangına körükle gidiyor, İran’da PJAK ve benzerlerini ayaklandırarak darbe provası yapıyor, Amerikan askerini Ortadoğu’ya girmeye zorluyorlardı. Ortadoğu’da iç karışıklık çıkarılacak son iki ülkeden biri İran, diğeri de Türkiye idi. Bunu Bilderberg’in üst aklı olan Brzezinski’nin ‘’Grand Chessboard’’ isimli kitabından öğreniyoruz.  

Tüm bu gelişmelerin ardından, Trump hükümeti nin YPG ve SDF den oluşan 30.000 kişilik terörist grubu ile ‘’sınır gücü’’ oluşturacağını açıklaması, Türkiye için bardağı taşıran son damla oldu. Görünen odur ki;  Amerika ve İsrail Ortadoğu’yu mezhep ve etnik köken bazında Sunniistan, Şiiistan ve Kürdistan olarak bölme plandan vazgeçmiyor, 30.000 kişilik terör grubu ile bu bölünmenin Kürdistan sınırlarını çizmek istiyordu. Tüm bu gelişmeler Türkiye nin dış politikada paradigma değişikliğine gitmesine neden oluyor ve Türkiye Afrin’e giriyordu..

Bir Neo-Con ve Zio-Con Projesi Olarak ‘’Tek Dünya Devleti’’

İsrail topraklarının % 80 ine sahip olan, Zio-con çevrelerde ‘’İsrail Kralı’’ olarak adlandırılan, Küresel Finans Piramidinin en tepesindeki üç aileden biri olan Rothschild ailesi, Kudüs merkezli bir dünya devleti kurmak istemektedir. ‘’Büyük İsrail’’ projesi, Kudüs’ün İsrail’e başkent yapılmasının Trump tarafından kabulü ile hedef büyütülerek ‘’Tek Dünya Devleti’’ projesine dönüşüyordu. Tek dünya devleti projesi yeni değildi.  İsrail in ilk başbakanı Ben Gurion, 16 Ocak 1962 tarihli, Life Magazine’ de yayınlanan demecinde şöyle diyordu:

‘’Rusya ve Avrasya bölgesi hariç olmak üzere, diğer tüm kıtalar küresel bir dünya ittifakında birleşecekler. Bu ittifak’ın emrinde bir polis teşkilatı olacak. Bütün ordular lağvedilecek ve artık savaşlar olmayacak !... Birleşmiş Milletler Kudüs merkezli bu küresel devlet te bir tapınak inşa edecek ve bu tapınak Küresel dünya devleti için İnsan Hakları Mahkemesi görevi görecektir.’’

Bu demeci ile Ben Gurion, Kudüs merkezli bir dünya devleti kurulacağını ve milli devletlerin sınırlarının ortadan kaldırılacağını ifade ediyordu. Bu idea, Mason, Evanjelist  ve Cizvit  anlayışlarında ifade edilen Tanrının Krallığı’nın Kudüs’te kurulacağı ve Süleyman mabedinin yeniden inşa edilerek tüm dünyanın Mesih tarafından buradan yönetileceği beklentisi ile örtüşüyordu.

‘’Küresel Dünya Devleti’’ fikrinin tasarımcısı, İsrail topraklarının çoğunun sahibi olan Rothschild hanedanlığı, aynı zamanda dünya bankacılık sisteminin kurucusu,  Osmanlı, Rus, Fransız ve Alman imparatorluklarını salt finansal çıkar sağlamak için bilinçli bir şekilde savaşa sürüklediği iddia edilen,  savaşlardan sağladığı etik dışı kazanımlar ile 30 milyon dan fazla insanın ölümüne sebep olduğu ifade edilen, 50 ülkede kontrol ettikleri politikacılar ve bürokratlar sayesinde küresel servetin yarısına yakınına sahip olan bir hanedanlık (Bu aile ilgili daha fazla bilgi için bknz Niall Ferguson ‘’Rothschilds Hanedanlığı: Dünya Bankeri ’’  (https://www.amazon.com/House-Rothschild-Worlds-Banker-1849-1999/dp/0670887943)

 

 İnsanlık tarihine vahşet, kan, travma, ölüm, açlık, adaletsizlik, yolsuzluk ve yoksulluk tan başka hiç bir şey vermemiş olan bir hanedanlığın Kudüs’te adil ve eşit bir düzen kurmasını beklemek abesle iştigal den öte bir şey değildir. Çok açıktır ki Rothschild ailesinin kurmak istediği Kudüs merkezli dünya devleti 16 milyonluk Yahudi nüfusunun Avrasya hariç tüm kıtalara feodal bir şekilde hükmetmek istemesi demektir. Dinler bu ihtiyaca cevap verecek şekilde ‘’Dinler Arası Diyalog’’ ile yeniden kurgulanmaya çalışılmıştır.  Protestanların içlerine sızmış, Hıristiyan görünen Yahudiler (Evanjelistler) ve Katolik görünen Yahudiler (Cizvitler) ile Müslüman görünen Fethullahçılar;  Rothschild’ın Kudüs merkezli tek dünya devletine uygun ‘’ Tek Din ’’ tasarlama çalışmaktadırlar.  Robert Aleksander Maryks ‘’The Jesuit Order as a Synagogue of Jews’’ (Bir Yahudi Sinagog u olarak Cizvit Tarikatı) isimli çalışmasında Cizvitlerin Yahudi soylu, Katolik görünümlü, ‘’dönme’’ tabir edilen kimselerden oluştuğunu, Vatikan’ı ve Papalık makamını ele geçirdiklerini anlatır.

İsrail’in B Planı..

İsrail, Ortadoğu’yu Büyük İsrail hegemonyasına alamaz ve tasarladığı tek dünya devletini de kuramaz ise  Ortadoğu da barınması mümkün olmayacaktır.  Bu çerçevede, Soros’un yakın arkadaşı, para piyasaları spekülatörü Yahudi kökenli İngiliz vatandaşı milyarder Joe Lewis Arjantin-Şili sınırında yer alan Patagonya da İsrail’in birkaç katı büyüklüğünde toprak satın almış ve bu topraklarda her yıl 10.000 üzerinde İsrail askeri eğitim ve tatil yapmaktadır.  Tierry Meisan’a göre; Patagonya, bir İngiliz-İsrail projesi olan ‘’Andinia Planı’’ ile İsrail’in Ortadoğu da tutunamaması durumunda ikinci İsrail’i kurmak için hazırlanmış bir yerleşim alanı olabilir.

Afrin’den Sonra Ortadoğu

Türkiye’nin emperyalist saldırılara göğsünü siper etmesi sayesinde Afrin kısa sürede yeni sınırlar çizmeye gelenlerden temizlenmiş olacaktır. Ya sonra ?

1-Sonra Rusya’nın fırsatı değerlendirerek YPG’ye sahip çıkma riski diplomatik açıdan engellenmelidir. Rusya’nın Türkiye ile birlikte hareket ederek Afrin’i YGP den temizlemesi gerekir.

2-Rusya’nın YPG’ye karşı tavır alması,  Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkma sürecinin işaret fişeği olarak değerlendirilebilir.  Bu süreçte Amerika ve İsrail Fethullahçı terör örgütünü ekonomik darbe için harekete geçirebilir. Temkinli olunmalıdır.

3-Birleşmiş Milletler’in Amerika ve İsrail’i Ortadoğu da Nükleer Savaşa doğru giden bir süreçten alıkoyması sağlanmalıdır. Zira bölgede nükleer savaş riski sadece Ortadoğu’ ya değil, Avrupa’ya ve Rusya ya da zarar verir. Neo-con ve Zio-con idaresindeki Fransa’yı ikna etmek zor olacaktır.

4- Türkiye; Suriye ve Irak’ı Rojova dan ithalat ve ihracata izin vermemesi için ikna etmelidir. Böylece Amerika Rojova ya havadan destek sunamaz.

5-Türkiye, YPG kontrolü altında bulunan ve YPG yönetiminden oldukça şikayetçi olan bölgelerdeki Arap nüfusa destek vererek  YPG’ye karşı Arap kalkışmalarını desteklemelidir.

6-Türkiye, Amerikan kontrolü altında bulunan YPG’nin Birleşmiş Milletler tarafından ‘’terörist’’ olarak tanınmasını sağlamalıdır. Bu konuda İslam ve Türk dünyası öncelikli olmak üzere Lobi faaliyetlerinde bulunulmalıdır.

7-Rusya, Kuzey Irak ile Rojova arasındaki ekonomik ve lojistik geçişleri durdurmalıdır.

8-Türkiye, terör ile başlattığı mücadeleyi gerekirse Rojova ya kadar ilerleterek ne Amerika nın ne de Rusya nın kullanabileceği bir terör örgütü bırakmamalıdır.

9-Emperyalist sopasına dönüşmüş Kürtçü görünümlü elitler istedikleri kadar Amerika ve İsrail ile kolkola poz versin, Kürt halkı bilmelidir ki Amerika ve İsrail Kürtleri feodal bir ‘’tek dünya devleti’’ kurmak için kullanmaktadır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI