Reklam
Bugun...
TUZAK !


Yrd.Doç.Dr.Nurhan Toğuç
nurhantoguc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-04-2018 13:47
     

Sayın Devlet Bahçeli nin vurguladığı gibi, BU BİR TUZAK,

Türk milletine kurulan tuzaklar, kazılan çukurlar hiç bitmiyor:

Son gelişmelere bakalım:

4 Mart: Çifte ajan olduğu söylenen Rus vatandaşı Yulia Skripal’a sinir gazı saldırısına uğruyor.

6 Mart: İngiliz Dışişleri Bakanı, Ali Kemal’in torunu Boris Jonhson, Skripal’in ölümünden Rusya’yı sorumlu tutuyor.

7 Mart: Suudi Kralı Bin Salman Londra’ya gidiyor.

13 Mart: Rusya, Skripal’in ölümünden Rusya’nın sorumlu olmadığını iddia ediyor ve Suriye’de kimyasal saldırı riskinden sözediyor...

19 Mart: Kral Bin Salman Washington’a gidiyor.

5 Nisan: İsrael Shamir’e göre, Dumo’daki kimyasal saldırı öncesi, Güney Kıbrıs’ ta bulunan İngiliz hava üssü İngiliz şirketi Agility tarafından acil olarak güçlendiriliyor. 

8 Nisan: Bin Salman Paris’e gidiyor.

12 Nisan: Güney Kıbrıs’taki ikinci İngiliz hava üssü olan Dhekelia da yol yapımı ve güçlendirme çalışmaları başlıyor. Hava üssü yakınlarındaki  Xylotympou ve Ormideia köylerinden yol yapım ekipmanı ve işçileri alınıyor ve işçilerin ödemeleri Hong Kong’daki Rothschild hanedanlığının sahip olduğu HSBC bankası aracılığıyla yapılıyor.

14 Nisan: ABD, İngiltere, Fransa Suriye ye Füze saldırısında bulunuyor.

Saldırı Kimin İşine Yaradı?

 Suriye’ye saldırısı sonrası kullanılan füzelerin (JASSM) Lockheed Martin Corporation isimli bir şirket tarafından üretildiği anlaşılıyor.

İngiliz Başbakanı May’in kocası Philip May, Capital Group isimli, Borsa da işlem yapan bir aracı kurum’un yönetici ortağı. Capital Group, Mart ayında, sözde Kimyasal saldırı’nın hemen öncesinde  Lockheed Martin’in %7 oranında hisse senedini 7 milyar Sterline satın alıyor.  Suriye saldırısı sonrası hisse fiyatları yükselince, May’in eşi çok ama çok ciddi bir kazanç elde ediyor.

Böylece, May’in neden Senato’ya bile danışmadan apar topar Suriye ye saldırı kararı aldığı da böylece ortaya çıkıyor..Capital Group aynı zamanda BAE şirketinin  en büyük ortağı ve BAE Rothschild hanedanlığının sahip olduğu HSBC ile yakın işbirliği içerisinde.

Amerikan Başkanı Trump’ın Suriye den çıkma kararı aldığını ilan etmesinin hemen ardından, Trump’ı kaale bile almayan ABD’nin özelleştirilmiş derin devleti ( Lockheed Martin-Pentagon işbirliği) bu işin içinde bir ‘’Rothschild -İngiliz Anahtarı’’ olduğunu gösteriyor. İşin içinde ’’Rothschild -İngiliz Anahtarı’’ var ise amaç ‘’Rus-Amerikan savaşı’’dır. Zira, kendisini ‘’yeryüzü tanrısı’’ ilan etmiş olan Rothschild, Amerika dan aforoz edildiğinden bu yana İngiliz-İsrail-Çin ekseninde yerini alarak, Trump’a ve Putin’e meydan okuyor...

Suudi Kralı Bin Salman’ın Dünya Turu Hevesi Nereden Geliyor?

Suudi Kralı Bin Salman’ın Suriye saldırısı öncesi İngiltere, Fransa daha sonra da Amerika turu nun arkasındaki neden, petrol fiyatlarını arttırarak zayıflayan ekonomisini düzeltmek. Bunun için de  bölgede Sunni-Şii-Kürt bölünmesini körüklemek. Malum, Ortadoğu nun Sunni, Şii, Kürt ekseninde bölünmesinin ardından  Bin Salman  Sunni dünyanın liderliğini hayal ediyor.. Amerika nın İran'la savaşı, Ortadoğu'yu daha fazla istikrarsızlaştırarak, varil fiyatı 66 dolar olan petrolün fiyatını 100 dolara çıkaracak ve Suudi Arabistanı ekonomik olarak rahatlatacak, diğer yandan Sunni dünya nın liderliğine bir adım daha yaklaştıracaktı. Yani, hem bir taşla iki kuş vurulacak, hem de taşlar başkasının eliyle atılacak !. Bu nedenle, Dumo daki kimyasal saldırıların arkasında Suudi Arabistan destekli Şeyh El İslam grubunun bulunduğu iddia edilmektedir. Rivayet odur ki, Dumo’dan ayrılan bu pek masum! Şeyh El İslam grubu Türk askerinin kontrolündeki Afrin de gitti. Afrin de Türk askerinin başına geçirilmek istenen ikinci Çuval mı bu?  

Yükselen Dolar Kuru, Ambargo’nun Habercisi mi?

Nisan 2018 de, ABD’nin Çin’e ekonomik ambargo uygulayacağı haberinin ardından, İran a yeni bir ambargo haberi gündeme gelmişti. Hali hazırda Rusya ya Ambargo uygulamakta olan ABD nin, Türkiye ye S-400 savunma füzeleri anlaşması ve Türkiye nin Suriye de Amerikan planları çerçevesinde hareket etmeyerek Rusya, Çin ve İran eksenine kayması,  Türkiye'nin de ‘’ambargo’’kapsamına alınabileceği beklentisini güçlendiriyor.  Bu ambargo nun Türkiye - ABD arasındaki 70 yıllık ittifakın sonunu getirmesi bekleniyor. Bu yüzden de dolar kuru artıyor, Türkiye nin önümüzdeki süreçte ödemesi gereken dış borç yükü düşünülürse, Türkiye ekonomik açmaza sürükleniyor.

Kurgulanan Türk-Yunan Gerginliği

ABD'nin Yunanistan büyükelçisi Geoffrey Pyatt’a göre, ‘’Türkiye 2019 seçimleri öncesi hem ABD hem de Yunanistan ile olan ilişkilerinde bir “türbülans” yaşayacak’’ Büyükelçi bu yorumu ile Türk-Yunan ilişkilerinde bir bozulma sürecine işaret etmekte:  Görünen odur ki, Kuzey Kıbrıs meselesini alevlendirecek katalizörler aranıyor.  Yeni bir Türk-Yunan gerginliği ile ABD ve Fransa dan sonra Yunanistan’da NATO içerisinde Türkiye karşıtı bir pozisyona getirilerek Ankara’ya stratejik olarak kuşatıldığı korkusu yaşatılmaya çalışılacak.  Kıbrıs karasularında bulunan zengin petrol kaynaklarına el konulmaya çalışılacak. 

Ayrıca, artan Türk-Yunan gerginliği, Azerbaycan'dan Türkiye, Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya'ya ulaşması planlanan Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) projesinin Avrupa nın enerji güvenliği gerekçesi ile iptaline kadar gidebilecek bir sürece işaret ediyor. Eğer Amerika, Türk-Yunan gerginliği yaratarak TAP projesini rafa kaldırmayı hedefliyorsa, bu durum boru hattında Amerikan destekli Bulgar rotasını gündeme getirecektir. Böylece Amerikan yanlısı Bulgaristan ın önemli bir enerji oyuncusu haline getirilmesi,  Rusya nın boru hattı güzergahında Amerikan yanlısı Bulgaristan a bağımlı hale getirilmesi hedeflenmekte. Bu durumda, Avrupa için maliyeti daha yüksek olsa da, Bulgaristan üzerinden geçecek boru hattı nın cazibesi arttırılacak, Rusya nın rolü azaltılarak, Amerika nın Avrupa üzerindeki etkisi artırılacak.

Sonuç:

Türk milletinin tuzaklardan korunabilmesi için devletin İngiliz anahtarlarından, FETÖ ve benzerlerinden arındırılması gerekir. Bunun için de, Cumhurbaşkanlığı sistemine tam anlamı ile geçiş yapmalı. Bu geçişi engellemek için İngiliz Kraliçesinin şövalye ünvanı verdiği eski Cumhurbaşkanının yenisinden rol kapma telaşının nedeni  de bu olmalı..

ABD ekonomisinin büyümeye devam edebilmesi için dünyanın geri kalan yer altı kaynaklarına ve  enerji geçiş yollarına hakim olması gerek. Bu geri kalan kaynaklar Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Rusya, İran ve Venezüella’da yoğunlaşmakta. ABD nin yer küreyi kontrol etmek için bulduğu çözüm küresel enerji kaynaklarını top yekün kontrol etmektir.

Brexit ile AB yörüngesinden çıkan İngiltere ise, küresel sermaye nin önde gelen ismi, üst akıl Rothschild hanedanlığı ile birlikte Çin cephesine geçmiştir. Rus ekonomisini Aşkenaz oligarklara teslim etmeyi reddeden Putin ile,  Amerikan ekonomisini Aşkenaz lobisinden arındırmaya çalışan Trump’ı Suriye üzerinden savaştıramayan ‘’İngiliz-Rotschild’’ üst aklı vazgeçmeyecektir. İsrail’in ‘’İran da İran ‘’diye tutturmasının nedeni İngiliz- Rotschild cephesine hizmet içindir. Zira, İsrail topraklarının %80 i Rothschild hanedanlığına ait olup, ’İngiliz-Rotschild’ modeli tek dünya devleti buradan kurulmak istenmektedir. Amerika, Çin ve Rusya birbirlerini yok ettikten sonra...

Bu çılgın senaryolarda şaşkına dönen gelişmekte olan ülkelerde  artık sadece iki saf vardır: Tam bağımsızlığı savunan ve Milli Devletten yana olanlar ve Mandacı Küresel sermaye yanlıları.

İnsanlık tarihinin en riskli günlerinden geçtiğimiz bu süreçte, Amerikan liderliğindeki hegemonyanın bir parçası olan hükümetler ve İngiliz-Rotschild liderliğindeki küresel sermaye grupları ve bu grupların sahip olduğu küresel medya ağı, algı yönetimleri ile şekillendirdikleri halkın iç savaşlarda tükenmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Görünen odur ki; Amerika ya küresel güç olarak tek dünya devleti kuracak,  ya da yok olacaktır. Yok olursa, İngiltere onun yerine küresel güç olacaktır. Çin ise o zaman geldiğinde zaten yok olacaktır.

Türk milleti de gelişmekte olan diğer ülke halkları gibi, ekonomik ve jeopolitik suçların gerçek faillerinden büyük ölçüde habersiz, artan borcunu ödeme telaşında iken, artan döviz kuru ile artacak olan gıda enflasyonu ile imtihan edilecektir.  Buna bir de ambargo eklenirse, kaos a davetiye çıkarılmak istenmektedir. Bırakınız halkı, birçok politikacı ve bürokrat bile gidişatın farkında değildir.   Dilerim bu defa tarih tekerrür etmez ve Türk milleti son 200 yıldır olduğu gibi iç ve dış cephelerde evlatlarını kurban vermez. Bunun için CUMHUR İttifakının saflarını sıklaştırmak gerek...

Allah bu Milletinin Evlatlarını Küreselcilerden ve Onların Yerli İşbirlikçilerinden Korusun..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI