Bugun...
HAZIR OHAL VARKEN UYUŞTURUCU MESELESİNE EL ATIN


Yüksel Çetin Tokdemir Divan
yukselcetin45@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-08-2016 23:57
     

TÜRKİYENİN EN AZ TERÖR KADAR ÖNEMLİ MESELESİ UYUŞTURUCU MESELESİDİR

 
Terör örgütü ile  mücadele etmenin en etkin yolu onun para kaynaklarını kesmektir Uyuşturucunun hammaddesi  imalatı  ve  dağıtımı  terör  örgütü  tarafından  sağlanmakta  ve  terörün en  önemli  gelir  kaynağıda uyuşturucudur
Yani terör örgütüne en bitirici darbe Uyuşturucu ticaretini önlemektir.
Torbacıları yakalamakla uyuşturucu  ticareti önlenemez  ama  hala  anlaşılmaz bir umursamazlıkla uyuşturucu ticaretini ve  kulanımın artmasını adeta  seyrediyoruz.
Üç çocuk üç çocuk diye  tutturanların bu  umursamaz  tavrı devam ettikçe  o üç çocuktan biri  uyuşturucu  batağına  düşecektir.
Son zamanlarda artışın yüzdesi  dahi  hesap edilemeyen bir artışla  uyuşturucu kullanımı  ve  ticareti Türk gençliğini bekleyen en büyük tehlikedir
Uyuşturucu ile mücadele etmek demek
Terör örgütü ile mucadele etmektir
Uyuşturucu ile mücadele etmek demek
Türk gençliğini bekleyen en büyük tehlikden kurtarmaktır
Uyuşturucu ile mücadele etmek demek
Çocukları uyuşturucu  batağına  düşmüş aileleride kurtamaktır
Uyuşturucu ile mücadele etmek demek
Türk gençliği kolunda  şırınga bir tuvalet köşesinde ölen gençleri kurtarmak demektir
Yada birlikte  uyuşturucu aldığı arkadaşları tarafından  hastane  kapısına terkedilen gençleri kurtarmak demektir.
Maalesef ülkemizde
Uyuşturucudan ölümler yüzde 43 oranında artmıştır
Türkiye’de uyuşturucu kullanım yaşı 12’ye, uyuşturucudan ölüm yaşı ise 14’e düşmüş durumdadır 
Kandili  bombalamaktantan daha  önemli  lan  olan  terör örgütünün para  kaynağını kesmek ve  uyuşturucu  ticaretini önlemektir.
Ancak 
5 yıldızlı  otellerinde mini etekli garson kızların içecek servisi yaptığı salonlarda yapılan toplantılarda uyuşturucu  ile  mücadele  verilemez ve  uyuşturucunun sebep olduğu gerçek hiç bir sinevizyonda  veya hiç bir  perdede  tam  olarak  yansıtılamaz
Uyuşturucu  müptelası ir  gencin  uyuşturucu  bulmak  için  yaptıklarını  ve  o  uyuşturucu müptelası  gencin  ailesinin yaşadıklarını hiç bir şekilde anlayamaz anlatamazsınız 
Ancak yaşayan aileler bilir  böyle bir  evlada  sahip olmanın ne  demek  olduğunu.
Siz bilirmisiniz bazen gecenin en ortasında gelen krizde uyuşturucu krizine  giren oğlunuza çaresizce yarınki pazar masrafını  kendinizi zehirlesin diye vemenin ne demek olduğunu.
Hangimiz anlarız ilköğretime  giden  kardeşinin okul harçlığına uyuşturucu parasına katmak için göz dikmek ne demek.
Bilemezssiniz  bilemediğiniz içinde
Son on yılda uyuşturucu  kullanımındaki artış neredeyse % 200 lere dayanmış durumda ki  
Ben  bu  rakamlara  inanmıyorum hatta durumun  bundan  çok  daha  vahim olduğunu  kanaatindeyim...
Ankara da  2013 yılında  yakalanan uyuşturucu şüphelisi 5 549  kişi  bu  rakam yakalanan kişi   sayısı bunun yanıda  bu  kadarda  yakalanamayanları koyun  iki ile  çarpın illere  göre  dağıtın bakın rakam  nerelere  ulaşacaktır.
Hal  bu  kadar  vahim durumda  iken  uyuşturucu  ile  mücadele  eden  kaç  tane  kurum  açılmış yani uyuşturucu  kullanan  insan  sayısı  5 binden  40 binlere  çıktı  ise açılan kurum  sayısı kaç olmalı  yada  aksine  kapan kurummu  var  yoksa  ARAŞTIRIN..
Yada  sayıları  25 lerde  kalan  AMATEM merkezlerinde  yeterli  sayıda  uzman  varmı.
Yoksa bizim yönetecilerimize  göre Saten boyalı yada  granit mermer döşeli olması  yetiyormu içinde  uzman olmayan  AMATEM merkezlerinin.
AMATEM merkezlerinin dışında.
Çip takarak tedavi eden  yeni özel merkezler açıldı bunlar çip akarak tedavi ediyorlar
Bu çip, Türkiye’ye illegal yollardan getiriliyor. Yurtdışındaki fiyatı 150-200 Euro civarında. Türkiye’de ise bu çip, İstanbul’daki bazı hastanelerde yaklaşık 4 bin TL’ye takılıyor! Hastaneye gittiğinizde size bir dilekçe imzalatılıyor. 
Bu dilekçede, “İmplant çipini yurtdışından kaçak yollarla temin ettim. Bu çipi vücuduma taktırmak istiyorum. Bütün sorumluluk bana aittir.” yazıyor. İmplant yönteminin bir de hap şeklinde olanı var. Bu ilaçlarda da çok büyük bir rant dönüyor. 
Bazı doktorlar, durumu iyi olmayan hastalar için Eczacılar Birliği vasıtasıyla bu ilaçları 40 Euro’ya yurtdışından getiriyor. 
Uyuşturucu tedavisinde kullanılan bu ilaçların aynısı piyasada bin TL’ye satılıyor! Söz konusu ilaçlar, eskiden 50 TL’ye alınabiliyordu.
 Ancak SGK, ilgili ilaç firmaları ile anlaşma sağlayamadığı için (nedenini çok merek ediyorum) fiyatlar karaborsaya düştü.
Yani bir  aile  çocuğunun  yada  bir  kullanıcı uyuşturucu bırakma  tedavisi için en 5 bin Türk lirasına  ihtiyacı  vardır.
Bir  uzmana  göre
Uyuşturucu ile mücadelede zorunlu yatış olmadan asla baş edemezsiniz. 
Zorunlu yatış olmadığı zaman, hastanın tedavisi için verilen subokson (suboxone) ve türevi ilaçların kullanılıp kullanılmadığını denetleyemiyorsunuz. Doktor, hastaya sadece ‘İlacını aldın mı?’ diye sormakla yetiniyor. Bu tedavi yönteminin sağlıklı bir şekilde uygulanması için uzun süreli zorunlu yatış şart. 
14 günde hastalar yeni yeni kendine gelmeye başlıyor ve süre bitiyor. Zorunlu yatış esnasında ilaç, dozu azaltılarak doktor denetiminde bıraktırılmalı. 
Yoksa bu tedavi yönteminden bir sonuç alınamaz. Torbacılar, hasta gibi buraya geliyor ve buradan yeni müşteri ediniyor. Torbacı, 20-30 kişiye telefonunu bırakıyor. Maalesef, uyuşturucu ile mücadelede ‘mış’ gibi yapılıyor.
AMETEM bundan ötesini  yapamıyor....
Ve işte size
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi 
(TUBİM) tarafından hazırlanan "2013 Türkiye Uyuşturucu Raporu" 
Türkiye genelinde uyuşturucu kullanma oranı 15-24 yaş arasında yüzde 2.9, 25-44 yaş arasında yüzde 2.8, 45-64 yaş arasında yüzde 2.3. Erkeklerin yüzde 3.5'i, kadınların yüzde 2.6'sı uyuşturucu kullanıyor. Eğitim durumuna göre ayrıldığında, uyuşturucu kullananların yüzde 2.6'sı eğitimsiz, 2.4'ü ilkokul, 3.2'si ortaokul, 2.6'sı lise, 3.1'i üniversite mezunu. Bekarların yüzde 3.8'i, evlilerin 2.4'ü, boşananların 1.5'i uyuşturucu kullanıyor.
Durum bu  kadar  vahim iken 
TÜRK MİLLETİ  ADINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDEN BULUNAN HER  MİLLETVEKİLİ
BU DURUM BÖYLE  DEVAM  ETTİĞİ  SÜRECE  UYUŞTURUCU BATAĞINA  DÜŞEN HER GENCİN VEBALİNİ ÜZERİNE  TAŞIYACAKTIR...
Çünkü mücadele  edilmez  ise
Mustafa Kemal ATATÜRK ün bahsettiği damarlarımızdaki asil kan  yerine gençlerimizin damarlarımızda  terör örgütünü besleyen uyuşturucu dolaşacaktır....
Bu konuda  kalem ehli değilim elimden gelen bu  kadar  umarım kalem ehli olanlar  bu  konuda  yazarlar  yada  yazmaya  devam ederler...
YÜKSEL ÇETİN TOKDEMİR...


Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI