Reklam
Bugun...
ATA’M; ÖZLEDİM SENİ!!! ÇOOOK ÖZLEDİM!!!


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 19-05-2018 15:26
     

Sevgili ATA’m;
Bugün 19 Mayıs. Ülkeme göz koyan emperyalist pençeyi koparmak için, ‘BAŞLA!!’ komutuyla yola çıktığın gün BUGÜN… 
Ve BU KOMUTLA BAŞLAYIP, ülkemizi emperyalistlerden temizleyip, bizlere özgür bir ülke verdiniz.
Bugün utanç içindeyim. BiZ, bir şekilde sizlere, 13 yaşında bu ülke için can veren ve hep 13 yaşında kalan MEHMETÇİKLERİMİZE ihanet ettik. Emanetine, eserine sahip çıkamadık. Yabancı istihbaratların koynunda yetişenler, dönme-devşirmelerin bekaları, Osmanlı’da yeşerip boy veren mandacı kafayı değiştiremeyenleri,
Yani, BİREY OLAMAYAN zavallıları idareci makamlara getirdik. Getirmekle kalmadık. Bu mandacı kafalara ağıtlar yakıp, üstüne üstelik anıt mezarlar bile yaptık. Oysa onlar ülkemizi karanlık odalarda pazarladı. Ne uğruna biliyor musun ATA’m? Sadece oturdukları koltuklarda oturma sürelerini birkaç yıl daha uzatmak uğruna sattılar geleceğimizi. Tabii ki bu bizlerin suç ortaklığı gerçeğini değiştirmez. Çünkü onların iki eli, iki ayağı, iki gözü vardı. Biz onlar ülkeyi rahatça pazarlasın diye meydanlarda alkışladık. Yetmedi!! Daha iyi çalsınlar diye, ellerimizi verdik. Daha iyi ülkemi çiğnesinler diye ayaklarımızı verdik. Yalanlarını gerçek sansınlar diye meydanlara koşup alkışladık. Bunları yaparken hiç utanmadık!!.

Bunları bireysel olarak bazılarımızın yapmamış olması suçumuzu hafifletmiyor. Biz bu ülkede yaşadık, yaşıyoruz. Buna rağmen bu karanlığı yenemedik. Bu karanlığa ışık, bu bataklığı kurutan el olamadık. 
Suçluyuz!!
***
Seni çok özledim ATA’m. 
Bazı karanlık kafalar, Cumhuriyet rejimini millete dayattığınızı iddia ediyor. Eğer bu gerçek olsaydı, sadece yaverini yanına alıp devecilerin yanına çöküp, bağdaş kurup oturabilir miydin ATA’m? Yalnız başına, hiçbir koruma almadan köylüne, kasabalına koşup, sarılabilir miydin? 
Üstelik bu iftirayı binlerce korumayla gezenler, senin “efendi” dediğin çiftçine; “ananı da al git lan, artist” diyenlerin etrafı, sözde tarihçileri, Ali Kemal varisi gaz-tecileri yapıyor. 
Şimdi o efendi dediğin çiftçi tefeci sarmalında. Borç batağında. Tarlaları senin ülkeden kovduğun düşmana ipotekli durumdadır. Çiftçi üretemiyor. Çünkü ülkemde yetişen bütün ürünler sıfır vergiyle “örtülü kapitülasyon” ülkeye sokuluyor. Ülkemin binlerce yıllık tohumlarını bile yasakladılar. Yani, Anadolu topraklarının rahmini söküp aldılar. Şimdi suni döllenme ’ ne idiğü belirsiz tohum’ ile rahmi alınan topraklarda tüp bebek gibi tüp gıda yetişiyor. Artık domatesler mis gibi kokmuyor. Karpuzlar tadını kaybetti. Kabağa aşılanarak yetişiyor. Patates yetişen topraklar kahrından kanser oldu. Artık patates doğurmuyor. 
Toprak doğurma özelliğini yitirince, oğullarımız-kızlarımız da kısırlaşmaya başladı. Bu gerçeği örtmek isteyenler çocuklarımızdan üç çocuk istiyor. Nenelerimiz;
“Kuru ağaçtan düdük çıkmaz” der. Çocuklarımızın üreme organlarını bile çalışmaz hale getirdiler.
Ah ATA’m;
Yaptığın ne varsa sattılar. Hem de yabancılara. Ülke talan oldu. Kardeşi kardeşe düşman ettiler. Saltanatlarını da bu düşmanlık üzerine bina ettiler. 
Ege’ye döktüğün Yunan Ege Adalarımızı tek tek işgal ediyor.
Askeri mi soruyorsun. Onlar kendi ülkelerinde CİA tarafından esir alındı. En aşağılık iftiralarla suçlandılar. Ege’de, Karadeniz’de Orduyu etkisiz kılmak için Donanmayı bile derdest ettiler. Hem de Casusluk ve fuhuş gibi en alçak iftiralarla. Şimdi askerin okulları kapatıldı. Binalar öksüz, Milletin hüznü ve gözyaşı çöktü üstlerine. 
NATO eğitiminden geçmiş, özgür düşünemeyen ve seni hiç anlayamadıkları belli olan Genelkurmay Başkanları bu yabancı operasyonlara sessiz kaldı. Bazıları el altından destek verdi. Oysa uyarmıştın yıllar öncesinden. Düşmanın işgal etmek istediği ülkenin ilk önce subayını aşağılayacağını anlatmıştın. ANLAMAMIŞLAR!!. Daha da kötüsü, inanmayarak dış düşmanın yerli misyonerlerine teslim olmuşlar.
Bazı subayların onur intiharına sürüklendi. 


Sakın; “bu benim bıraktığım Ordu’mu?” diye sormayın. Sizin bıraktığınız Ordu NATO’ya girince devşirilmiş olmalı. Her şeye rağmen Ordu içinde yeşeren milli kanat, 
Yani, Maraşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlı kalan askerler oldu. Onlar da NATO darbeleriyle, kumpaslarla Ordudan atıldı. Ordu’nun yatak odasına bile girildi. Sırları, savaş planları düşman ülkelere servis edildi. Gizli olarak bu ülke için çalışan 800 vatan evladı, yabancı istihbaratlar tarafından öldürüldü.
***
Adliyeler saray oldu. Adaletin terazisi bozuldu. Cübbeler iliklendi. Düşünen-itiraz edenler kadılara sevk ediliyor. Ve onlar asla beraat verme iradesini kullanamıyor.
Okulların Ortaçağ karanlığına gömüldü. Tarikat ve cemaatler eğitimi ele geçirdi. Onca yoklukla yatılı okullar açtınız. Ortaokul seviyesinde ebeler yetiştirdiniz. Önlerine bir hedef koydunuz. Hepsi idealistti. Hizmet için yolu olmayan, unutulmuş Anadolu köylerine dağıldılar. At-eşek üzerinde köy köy gezip aşı yaptılar. Bebelerimizi doğurttular. 
Ayağı çıplak, gariban, trahomalı çocukları yatılı okullara yerleştirdiniz. Onlar tecavüze uğramadı. Aşağılanmadı. Çalmayı öğrenmedi. Vermeyi, ömrünü bu topraklara sebil etmeyi öğrendi. Oysa şimdi çocuklarımızın ruhu çalınıyor. Tecavüze uğruyor. Hem de en yetkili denilen kişilerin vakıf okullarında. Çocuklarımız bir anlamda Yeniçeri Ocağına asker yetiştiren, yetiştirirken de tecavüze uğrayan esir gayrimüslim çocukların kaderine ortak ediliyor.

Sorusu çalınmayan tek bir sınav dahi yapılamıyor. Hayallerimizi çalıyorlar. Korkarım ki yakında rüyalarımız bile çalınacak. Kabuslara terk edileceğiz.
***
Hurafe hortladı. Karısıyla birlikte kendini şeyhine badeleten(cinsel istismar) geyikler türedi. İyileşmek için deve sidiği içen vekiller bile var.
Üniversiteler Osmanlı’nın Hilafetle başlayan ve pozitif bilimleri reddeden medreselerine dönüştü. Hoca denilen bazı kimliksiz şahıslar, cehaleti övüyor.
Birçok Üniversite açıldı ama içinde Hoca yok. Bu içi boş üniversiteler, İşsizliği kamufle eden araçlara dönüştü. Bu üniversiteler çocuklarımıza İÇİ BOŞ DİPLOMALAR verip; yıllarını, hayallerini ÇALIYOR.
Yani; küresel eşkıyaya, bilgisiz, kof kafalar haline getirdiği çocuklarımızı, “kullanışlı aparatlar” olarak hediye ediyor. Artık onlar küresel arenada aslanlara atılacak gladyatörlerden farksızdır. 
***
SİZLER; 
Türklerin saray tarafından gasp edilen egemenliğini geri verdiniz. Bir de Türk Devleti adıyla, 
“Ezilen, aşağılanan, vergiler altında inletilen, eşkıyanın tasallutuna terk edilen, savaş meydanlarında ölümden ölüme yollanan, cahil bırakılan Türklere hakları olan devletlerini verip, ayağa kaldırdınız. Türk kadınına hakkı olan ONURUNU iade ettiniz. Şimdi mi? Çok acı. Şimdi öldürülüyorlar. Aşağılanıyorlar. Dış basında kanlı terör örgütü, MOSSAD+CİA+MI6 yapımı İŞİD’e ülkemizden kadın gönderildiği bile yazıldı.
Sen olsaydın, senin emanetine sahip çıkıp o ruhu yaşatabilseydik, bu aşağılık suçlamaları bu ülkeye kim yapabilirdi?
***
Senin millete gerçek dini, Kuran dinini öğretsin diye kurduğun Diyanet gırtlağına kadar siyasete gömüldü. Dinle kandırmanın aracı oldu. Şimdi Ortaçağ papazları gibi fetva verenleri var. Samimi Müslümanların bir kısmı camileri terk edip, namazını evinde kılıyor. 
Bu arada, yasakladığın misyonerlik serbest bırakıldı. Emperyalistler rahat rahat Türkleri Hristiyanlaştırma çalışması yapıyor.
Yalnız size bir de eleştirim var(!);
T.B.M.M.sini Kur’an okutarak açmışsınız(!)… Hiç olur mu ATA’m(!)? Neden Papa’yı çağırmadınız? Bizde yeni Müslümanlar Saraylarını Papa’yı davet ederek açıyor. Bir de Papa ölünce ülkemizde üç gün yas ilan edilip, bayraklar yarıya iniyor. Arada bir Vatigan’a mı bağlandık diye şüphe etmiyor değilim ama sonra bakıyorum pek şaşaalı camiler de yapılıyor(!).. 
***
Ah ATA’m… Bugün 19 Mayıs 2018… Ve ne yazıktır ki bu ülke bugün yeniden 19 MAYIS 1919 ŞARTLARINI YAŞIYOR. Ve birileri bir Atatürk daha bekliyor. O dönem, Allah bu millete, mazlum olduğu için acımış olmalı ki, özel yetişmiş, madeni sağlam, suyu temiz bir kurtarıcı olan SİZİ göndermiş.

Ya şimdi? Yukarıda saydığım onca suça ortak olmuş, el vermiş, korkarak susmuş, susarak suçu desteklemiş bir kitle var bu ülkede. Bu kitle seni yetiştiren anacığına en aşağılık biçimde saldıran gürüha sessiz kaldı. Buna “küfran-ı nimet”, yani, nimete küfür denir. Biliriz ki Allah nimete küfredenleri sevmez. Ve o nimeti temsil eden sebebe, küfredeni hasret bırakır. Yani;
Sen bizleri bağışlasan bile, bu suç Yaratıcı nezdinde kamu davası gibidir. İşleme konur. 
Suçumuz büyük ve bugünü kutlayacak yüzümüz de yok!!. YOK!!.
***
Seni çok özledim ATA’m!!.
-Asla kimse tarafından kandırılmayışını özledim. Yabancı devletlerin, HAÇ’a(KİLİSE)’hizmet, Yahudiliğe hizmet ödülünü bırak almayı, teklif dahi edemeyecekleri ONURLU DURUŞUNU özledim. Bırakın emparyalist başkanların sesini özlemeyi, hepsini ayağına getirişini özledim. İngiliz Kralına elini öptürüşünü özledim.
-Bırakın beyzbol sopası göstermeyi, göstermeyi akıllarından bile geçiremeyecekleri bir ülkeyi kurup, dosta-düşmana gösteren o duruşunu özledim.
Hatay’ı sizden isteme cesareti gösteren Fransız komutana cevap olarak;
Meydanlara çıkıp miting yaparak değil, asker elbisesini sırtına geçirerek cevap veren MAREŞAL GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü özledim.
***
Tüketimi değil, üretimi teşvik eden, etmekle kalmayıp yüzlerce projeyle ekonomik bağımsızlığı destekleyen Ata’yı özledim.
Hayalleri 21. Yüzyılı yakalayan, uçak fabrikası kuran, THK’munu kuran, insansız hava aracını bile projelendiren, UFKUN ÖTESİNİ görüp, planlayan Gazi’yi özledim.
***
Kendisini görmeye gelen köylü kadının ellerine sarılan, çıkınında getirdiği peyniri oracıkta yiyen, A.O.Ç.’nde misafir eden, sonra da köyüne bir inek hediye ederek bıraktıran o yüce gönlünü özledim.
Çiftçi Halil Ağa’nın öküzünün tekini vergi memurları alınca;
Kaymakam, Vali, Maliye Bakanı ve Başbakanı bir araya toplayıp, Halil Ağa’nın öküzünün hesabını soran “yüksek insani vasıflarla donanmış” TÜRK HAKANI;
MAREŞAL GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü ÇOK ÖZLEDİM.

Zahide UÇAR 
19 Mayıs 2018



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI