Bugun...
Dur-SUN Çİ(ğ)-Çek


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-03-2016 00:00
     

Kılıcı Kırık şahsın, Soros-Butik partisine çevirdiği yandaş muhalefetin bir vekili olan Kurmay Albay DUR-Sun Çi(Ğ)çek, Soroslamaya başladı. Efendim, Türk Çocuklarına “vicdani ret” hakkı verilmeliymiş(!).. Vicdani retçilerin seferberlik durumunda savaşabilmesi için de, yazın “yaz kampı gibi” 10 haftalık bir eğitim verilmeliymiş(!).. Bu öneriye karşılık aklıma gelen tek söz;
“Sıçtı Cafer bez getir, kokutmadan tez getir.” Oldu.

            2006 yılında hazırlandığı söylenen; “sivil toplum kuruluşları andıcının”, Kurmay Albay Dursun Çiçek’e ait olduğu gerekçe gösterilerek, Ergenekon tertibiyle tutuklanmıştır. Okurlarım bilir. Ergenekon tertibi başladığı andan itibaren, Ergenekon operasyonlarının; “ABD, F-CİA ve Erdoğan ortaklığında” düzenlenen bir tertip olduğunu ısrarla yazdım. Çiçek de bu tertibe kurban gitmişti ama, Çiçek’e hiç ısınamadım. Oğlu; Soros’un sivilleri içinde yer almıştır Kızı Avukat İrem Çiçek, babasının tahliyesinden sonra bir televizyon programında, adeta Kürtçü bir söylemde bulunmuştur.


              AK çetenin ülkenin başına çöreklendiği günden beri, büyük bir hukuk mücadelesi veren eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, çok bedel ödedi. Bildiğim kadarıyla, iki defa zehirlemeye kalktılar. Düz savcı yaptılar. Eminağaoğlu mücadeleyi bırakmadı. Kılçıktaroğlu, Eminağaoğlu’na vekillik sözü verip savcılıktan istifa ettirdi. Sonra da aday göstermeyerek savcılık yapmasını engellemiş oldu(!).. AKP Eminağaoğlu’nu sadece düz savcılığa atayabilmişti. Kılçıktaroğlu da bir oyunla Savcılık mesleğini elinden aldı.

            Demek ki neymiş? Milli insanlar, kişilikli, dik duran, başkana kul-köle olmayan insanlar partilere gerekli değilmiş(!).. Sorumluluktan korktuğu için, hala bu partilerden medet uman zavallılara da bu gerçek ders olsun.

            İşte o Kılçıktaroğlu DUR-Sun Çi(ğ)-çek’i aday yaptı. Çiçek’in vekil olması kesinleşince “daha seçilmeden”, avukat kızı İrem Çiçek Amerika’ya, altı aylığına eğitim için gideceğini facebook hesabından ilan etti(!).. Yani, babasına Ergenekon tuzağı kuran bir ülkeye, Amerika’ya gitti. Baba emekli bir Albay… Onca zaman içeride kalmış. İrem Çiçek babası içerideyken mezun oldu. Açıkçası hangi parayla ABD’ye eğitime gitti? Anlayamadım(!).. Ayrıca bir avukat için, ABD’de hangi eğitim veriliyor? Bu da büyük soru işareti.
 

Dedim ya, Dursun Çiçek’te beni rahatsız eden bir şey hep vardı. Açıklamaları tuhaftı. Dışarı çıkınca, kumpas mağduru diye bazı çevrelerde itibar gördü. O dönem, Emine Ülker Tarhan’dan kızı İrem’i vekil yapmasını istemiştir(!)..

            İlk Ergenekon tertibi başladığında biz yazımda dedim ki;
            Bu kumpas milli direnç noktalarına yapıldı ama;

            Geleceğin sahte kahramanları da buradan çıkartılacaktır. Hala aynı kanıdayım. Sadece içeriye alınanlardan değil, bu gayri milli dönemde “milliyetçiliğe” oynatılan kişiler de, günü gelince, sahnede yerini alacaktır. Bütün kullanılanların bir kullanım süresi vardır. Süre bitince, itibar kaybına uğrayanın yerine yeni yüzler gerekir. Onları; halkın ihtiyacı ve günün şartlarına göre allayıp-pullarlar. Olmadı bir-iki mağduriyet yaşatırlar. Sevdirirler. Sonra kozamız bir göreve talip olur(!).. Psikolojik olarak hazırlanmış olan halk, kozamıza hemen kucak açar. İşlem tamamlanmıştır.

            DUR-Sun Çi(Ğ)-çek bunlardan biri midir, bilmiyorum ama;
Soros’un TESEV’inde üye olan şahıs, Ömer Faruk Eminağaoğlu’na oyun oynarken, DUR-Sun’u niye vekil yaptı acaba? Oğlu bir zamanlar Soros’un sivillerinden olan Dur-sun’u?..
Dur-sun CHP adına bir öneride bulundu. Önerisi, asker ocağının cılkını çıkartacak bir öneridir. Öneri itibar kazansın diye bir asker emeklisine yaptırılıyor. Üstelik mağduriyet yaşamış(!) bir askere… AKP’nin yapmak isteyip de, tepkiler nedeniyle yapamadığı uygulamayı, DUR-Sun yaptı iyi mi? Ha, bir de lütufta bulunmuş(!).. İsteyen kadınlar da asker olabilirmiş.. Bilmez ki Türk kadını hep askerdir zaten. Bizleri Arap kırması, cariye zihniyetli devşirmelerle karıştırdı herhalde.

             Türkiye şeytan üçgeni gibi bir coğrafyada bulunuyor. Etrafımız ateş çemberi. Ateş evin içine kadar girmiş. Dur-sun, Türk Ordusunun özünü oluşturan askerlik disiplin ve inancını hançerleyecek bir öneride bulunuyor. Dur-sun, bu milletin bir ORDU MİLLET olduğunu daha kavrayamamış. Kırmalar ve vatansızlar üzerinden, ORDU MİLLET geleneğini kırmak için rol almış… Oysa bu coğrafyada ayakta kalmak için güçlü bir ordu, sağlam bir ekonomi, donanımlı-dirayetli yöneticilere ihtiyacınız vardır. İkisi zaten bitik durumdadır. Ülke en çapsız, kişisel çıkarlarını ülke çıkarlarınız üzerinde tutan bir yönetim kadrosunun elinde. Ekonomiye gelince; bırakın devleti, bizzat vatandaş borç batağı içinde debeleniyor. Demek ki bu durm yetmemiş, illa elimizde kalan(yaralı da olsa) tek gücümüzü de, Vahdettin-Damat Ferit Ordusuna çevirecekler. Sonra; Kuvva-i Milliye ile Kuvva-i İnzibatiye karşı karşıya…

             Tabii, ülkemizde yaşadığımız onca ihanetten sonra insan olan;
             Düşünüyor. Sorguluyor.
             Acaba o andıç işi de bir görev miydi?
             Islak mı, kuru mu(!)?
             Zaman… Sadece zaman.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI