Bugun...
ÖĞRETMENİM


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 24-11-2018 05:32
     

Öğretmen’den ÖĞRETME’YE Nasıl Geldik?

Bugün Öğretmenler Günü. Her bir değerde olduğu gibi, tek bir güne sıkıştırılan günlerden birisi… Gene nutuklar atılacak. Öğretmenlere övgüler düzülecek. öğretmenlerin Öğretmenlikten ÖĞRETME’ye geçirildiği bu süreçte, görev yapan öğretmenlerimize ne diyelim??

Bizler şanslı öğrencilerdik. Öğretmenlerimiz geçim ve gelecek endişesi olmadan, çeşit çeşit kadrolarla sömürülmeden öğretmenlik yaptığı günlerde OKUDUK. Galiba bizler de öğrenci gibi öğrencilerdik.

Öğretmenlerimiz mesleğine öylesine aşıktı ki, Öğretmenlikleri sınıfla sınırlı kalmazdı. Onlar geceleri öğrenci evlerini kontrol eder, derdi olanın derdine derman olurdu. 
12 Eylül öncesinde olaylar nedeniyle kapanan okullar oldu. Okulların uzun süre kapatılması bahane edilerek kısa eğitim, hızlandırılmış eğitim diyerek üç ayda öğretmen mezun ettiler. Üç ayda maydanoz bile yetişmez ama, öğretmen yetişti(!).. Fakat o öğretmenlerin bir şansı vardı. Çok iyi eğitim almış, öğretmen gibi öğretmenlerin arasında görev yaptılar. O ruhu kaptılar. Geliştirdiler.

2002 sonrası AKP ülke yönetimini ele aldı. Çökertmedik kurum bırakmadılar. Milli Eğitim ve öğretmenler de alacağını aldı(!).. “Sözleşmeli öğretmen” diye bir kadro icat ettiler. İstedikleri an işlerine son verebilecekleri bir kadro… Kadrolulardan daha düşük maaş verdiler. Öğretmeni sömürdüler. Çünkü sadece öğretim dönemi maaş ödenilen bir kadro ile çalıştırıldılar. Öğretmene diyorlar ki;

“İnisiyatif alacak gücün olmasın, ÇARPIKLIKLARI GÖRME, itiraz etme, parti öğretmeni ol, öğretmenlikte diretme.” Yani, ÖĞRET(ME)!!
Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK milletvekili maaşları için; “Öğretmen maaşını geçmesin” diye emir vermiştir…

Şimdi öğretmen geçinemiyor. Geçinemeyen öğretmen kendini nasıl geliştirebilir? Nasıl kaynak kitap alabilir?

Öğretmenlik sadece sınıfta verdiği ders ile sınırlı değildir. Öğretmen giyimiyle, davranışlarıyla, entelektüel birikimiyle de öğrenciye örnek olmaktadır. 

Geçim derdine düşmüş, öğretmenler odasında, “ispiyonlanır diye konuşamayan”, siyasete kul-köle olmuş idarecilerin olduğu bir kurumda öğretmen nasıl öğretmenlik yapabilir ki?

Bir ülke sadece bu gününü değil, yarınını da planlamak zorundadır. Yarın planlanırken, planın ana aktörü insandır. Ana aktör olan insanı yetiştirecek olan da Öğretmendir. 100 yıl sonrasını planlayan ülkeler, insana yatırım yapar. İnsana yatırım yapan ülkeler Öğretmene yatırım yapar. Öğretmenini iyi yetiştirir. Geçim derdiyle uğraştırmaz.


Ülkemizde bir milyon öğrenci tarikatların kucağına bırakıldı. Okullar İHL’ye dönüştü. AKP eğitimi paralı hale getirecek politikalar izledi. Paralı eğitim politikası gereği, çocuğunu paralı okula veren velilere maddi katkı sundu.

Paralı eğitim ABD’de var. ABD’de devlet okulları çok kalitesizdir. O nedenle okutabilen çocuğunu paralı okula veriyor. Okutamayan çocuğunu uzaktan iletişimle evden okutuyor. Üniversiteye kadar eğitim berbat. Baba işsiz kalırsa çocuk da okuldan atılır. Çünkü okul taksiti ödenemez. Zaten morgıç sistemiyle aldığı evin taksitini ödeyemediği için evden de atılır. 

ABD borçlandırma yöntemiyle vatandaşını kontrol ediyor. İşte şu anda bizde uygulamaya çalışılan sistem bu sistemdir. 

Yalnız, ABD’de Üniversite eğitimi çok iyidir. ABD günümüzün en büyük bilgi tekeline sahiptir. Bilgi her şeydir. Geri ve gelişmekte olan ülkelerin bilim adamları “her nedense(!)” kendi ülkelerinde çalışamaz. Çalıştırılmaz. Gelişmekte olan ülkelerle az gelişmiş ülkelerin üniversitelerinde 2.-3. Sınıf öğretim görevlileri çalışır. Kendi ülkesinde çalışamayan 1. Sınıf akademisyenler, kendi ülkesinden destek alamayan bilim adamlarına “her nedense”, ABD kucak açar. Çalışma ve yükselme ortamı sağlar. NASA’dan üniversitelerine kadar ABD’de önemli sayıda Türk çalışmaktadır. 

İlk ve orta öğretimi çökmüş olan ülkede, Üniversitelerin durumu beyanat veren dekanların ve öğretim görevlilerinin acınacak, zavalllı, tel tel dökülen hallerinden bellidir. Yani, bilim yok. Bilgi yok. Bilgi yoksa, hiçbir alanda gelişme yok. Çöküş ve sonrasını yazmaya elim varmıyor.

Görünen o ki, bu durum kısa vadede değişmeyecektir. Mevcut iktidar öğretmeni sözleşmeli, imamı kadrolu yapıyor. Ülkede 90 bin imam var. Beş vakit ezan okuyorlar desem, ezan merkezi sisteme bağlı. Verdikleri dini sohbet Diyanetten hazır geliyor. Ezici çoğunluğu cumhuriyet yönetimiyle sorunlu. Topluma katkıları nedir diye baktığımızda;
Ülke tarihinin en ağır ahlaki çöküşünü yaşıyor. Toplum vicdanı iflas etmiş durumdadır. Peygamberimiz, “ben güzel ahlakı tamamlamak üzere geldim” dediğine göre, ülkenin durumundan ortaya çıkan, bunlar güzel ahlak olarak da örnek olamıyor. Torpille hac görevlisi olan, mesai saatleri içinde özel iş yapan, siyasete bulaşan birçok imam var. Bırakın örnek olmayı, insanlar camilere sokulan siyaset yüzünden camileri terk ediyor. Ha, haklarını yemeyelim. Bir de cenaze gömüyorlar(!)…

Yani, gömene kadro, eğitene, insan gibi yaşamayı öğretene sözleşme…
Bu yaklaşım, ülkenin kimsenin umurunda olmadığını, sadece kişisel kalıcılık hesabına göre program yapıldığını çok açık bir şekilde gösteriyor.

Yavuz Sultan Selim Mısır’dan Emevi alimleri(!)ni getirip Osmanlı’nın sonunu getiren süreci nasıl hazırladıysa,

Bilim ve eğitime, öğretmene verilen bu değer ya da değersizleştirme politikaları da bu ülkenin sonunu getirir.

Bilim ve bilgiye değer vermeyen milletler, bilgiyi tekelinde tutan ülkelerin yemi olur. Bu yüzyıl bilim ve bilgiyi elinde bulunduran ülkelerin olacaktır.
 
Biz mi?? Ülkenin 40 günlük soğanı kalmış(!).. Bunu konuşuyoruz iyi mi?
İşte bu akıl veya akılsızlıktır ki, ÖĞRETMENLERİMİZİ ÖĞRETME(SÖZLEŞMELİ) kadrosuna evirdi.

24 Kasım Öğretmenler gününde çizdiğim bu kara tablo için bütün öğretmenlerimizden özür dilerim. Bu karanlık tablonun sahiplerini engelleyemediğimiz için de;
BAŞÖĞRETMENİMİZ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten özür dilerim. Emanetini koruyamadık. İzinde olduğumuzu söylerken, fark ettik ki, izne çıkarılmışız.
Bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun!!
Bu vesile ile, bütün şehit Öğretmenlerimizin de ruhu şad olsun!!

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI