Bugun...
SİZDE Mİ??


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-01-2018 11:11
     

Değerli okur, yazdığım bir yazının sonunda;

“Bundan sonraki yazımda ne yapacağımızı yazacağım” diye bir not düştüm. O yazıdan sonra başka yazılar yazdım ama ne yapacağımızı yazmadım. Yazılarım uzundur. Geleceğe not bırakmak adına, geride unutulan bir şey kalmasın isterim. Dolayısıyla, yazdıklarımı okuyanların gerçekten okuyan, araştıran insanlar olması gerekir. Yazılarımı gerçekten okuyanlar varsa, onlaradır sitemim;
-Sizler bile okuduğunuz kişiye, yazmaya söz verdiği yazıyı bu kadar sürede neden yazmadığını “okur hakkı olarak” sormuyorsanız, okuyup sorgulamayanlara ne diyebiliriz ki?? 

Sitemimi yazdıktan sonra, gelelim ana konuya:
Ülkemizin maddi-manevi her alanda çöküntüye uğradığı açıktır. İnsanlar kaos ve sorunlar yumağı içinde adeta beyin felcine uğradı. Bu arada KKTC elimizden kayıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhur Başkanı Akıncı ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Garantörlük hakkımızdan feragat etmeyi ve Kıbrıs’tan Türk Askeri’ni çekmeyi kabul etti. Bu demektir ki, Kıbrıs elimizden gidecek. Ege Yunan gölü olma yolunda hızla ilerliyor. Yunanistan ve Ermenistan sınırındaki mayınlar temizlendi. Yani, ateş çemberine alınıyoruz. 

Bir Arslan’a bir çakal saldıramaz ama, 100 tanesi bir araya gelirse saldırır. Dışarıdaki çakallar, içeridekilerle bir olacaktır. Bu gerçeği kimse unutmasın!!.
*** *** ***
Bankalar, Sigorta şirketleri, Güvenlik şirketleri, TÜV, iletişim, önemli miktarda tarım arazileri, HES’lerin bir kısmı yabancıların elinde. Elimizde kalan son ederlerimiz de kumar masasına kondu. Bir anlamda Duyun-u Umumiye hortladı. Örtülü kapitülasyonlarla; tarım, hayvancılık, üretim bitirildi. Dışarıdan ithal edilen ürünlerin vergileri sıfırlanarak üreticiye darbe üzerine darbe vuruldu. Anadolu’nun binlerce yıllık tohumları yasaklandı. Türkiye yabancı tohumlara muhtaç bırakıldı. O tohumlardan kaç adet ürün alacağımız bile kodlanmış durumda. Tohumla birlikte, hatta tohumdan önce ilaçlar geliyor gümrüğe. Yani, üretilen hastalıkların ilacı.. İnsanımız hükümet eliyle hasta ediliyor. Kanserojen olduğu kesinleşen şıra kotası giderek artırılıyor. İnsanımız kanser ve şeker hastalığı kıskacında kıvranıyor. 
Türkçesi, bugün ülkemize bir ambargo konsa, ilaç ve yiyecek bulamayacağız. Açığı, hasta ve AÇIZ!!.
Bu yetmiyormuş gibi, Zarrab üzerinden esir alınan siyasiler, ülke güvenliği için çok büyük tehlike arz ediyor. Pazarlık konuları sır değildir. Kıbrıs, PYD, PKK pazarlık konusu yapılacaktır. Hatta yapılıyor olmalı ki, yeniden başa dönüp, katil Eset demeye başladılar.

Bütün bu gerçekler konuşulmasın diye de, dışı İmam, içi Haham olanların sapkın fetvalarıyla oyalanıyoruz. (Bu konuya sonraki yazılarımda açıklık getireceğim.)

PEKİ NE YAPACAĞIZ?

Kimse bir kurtarıcı beklemeden mahallesinde, ilçesinde, köyünde bir platform oluştursun. Bir platform oluşumu için bir mekana ihtiyaç yoktur. Yani, para ihtiyacınız olmayacak. Herkes oluşturduğu platforma ülkenin sorunlarını içinde barındıracak isimler versin. “Vatan bir bütündür, bölünemez. Toprağıma, suyuma dokunma. Sağlığımla Oynama. Bağımsız yargıyı geri istiyorum. Çocuklarıma Dokunma… Gibi..” Bu platformları hiçbir siyasi partiyle ilişkilendirmeyin. Siyaset konuşmadan sadece ülke sorunlarına odaklanalım. AKP tabanını da bu platformlara eklemeye çalışın. Hepimiz bu gemideyiz. Gemi batarsa hepimiz batacağız. 

Bu platformlar ilk önce internet üzerinden birbiriyle bağlantı kuracak. İnternet ve telefonlar kesildiğinde nasıl iletişime geçeceğine aralarında karar verecek. Ve kendimizi provokatörlere malzeme yapmadan, yasaları çiğnemeden, yasal çerçevede direniş başlatmalıyız.

Eğitim, Diyanet, İşgal edilen Ege Adalarımız, Kıbrıs, tarım ve hayvancılık, Ordu üzerinde devam eden operasyonlar, sağlık, ihaleler, yolsuzluklar… Her sorun üzerinde beyin fırtınası yapacağız. Bu sorunları yaratan bakanlık, kişi ve kurumlara caydırıcı mektuplar göndereceğiz. Herkes kendi bölgesinde haksızlığa uğrayan işçiye, çiftçiye, esnafa, köylüye sahip çıkacak. Yanında yer alacak. 

Kıbrıs’ın elimizden çıkmaması için Dışişleri Bakanlığı ve Saray’a hakaret içermeyen ama bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösteren mektuplar göndereceğiz. 

Haraca dönüşen vergiler konusunu sürekli işlememiz lazım. Vergiler işçinin, emeklinin, memurun, köylünün sırtına yüklendi. Bu soygun sistemi için etkili sloganlar oluşturup sayfalarımızda paylaşacağız. “Sırtlanları sırtımızdan indirin!” gibi.

Askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Askeri hastaneler sivilleştikten sonra ne oldu biliyor musunuz? AKP’li üst kesimin çocukları ÇÜRÜK raporu almaya başladı. Askeri okulları kapattılar. Askerlere Ergenekon süreciyle başlatılan operasyonlar FETÖ üzerinden hala devam ediyor. Bir yıl okuyup Teğmen olarak mezun olanlar, çürük raporu almayan-alamayan çocuklarımızın hayatını nasıl koruyacak? Bu rezilliklere de sloganlar üretebiliriz. “Keyfi çürüyen çocuklarınız geri dönüşüme..” Gibi..
Okullarda yaşadığımız rezillikler artarak devam ediyor. Hangi veli sorun yaşıyorsa, onu yalnız bırakmayacağız. Okul müdürlerine, Milli Eğitim Müdürlerine, Valilere yasal çerçevede tepki koyacağız.
Toprağa gömülen madencimize, devletine sahip çıkıyor diye yargı sopasıyla dövülen aydınımıza, kendilerinden olmadığı için sürülen memurumuza sahip çıkacağız.

Tarihimize, kültürümüze, dilimize yapılan saldırılara karşı duracağız.

Mandacı etki ajanlarını içine alan her siyasi partiye tepki koyacağız. Ta ki, o mandacı kafa gidene kadar.

Mütareke Basını ve Televizyonlarında yıkım programları yapıldığında, santrallerini kilitleyeceğiz. Kimse Türk Milletini ve değerlerini, din maskesi kullanarak aşağılayamaz. Aşağılayanları sürekli deşifre edeceğiz. 

Kimse bundan ne çıkar demesin. Bakınız, Bolu Belediye Başkanı, bir doğa harikası olan Gölcük’ü yapılaşmaya açıyordu. Çok büyük tepki oldu. Geri adım attı. Dokuz yaşındaki çocuklarımıza göz koyan Diyanet, tepkilerin ağırlığı karşısında geri adım attı.

Biz “BURADAYIZ, ÖLMEDİK” diyeceğiz. Türk yurduna, Türk egemenliğine göz koyanlar da, o kadar kolay olmadığını anlayacaktır.

Ayrıca bu yapılanma korku duvarını yıkacaktır. Ülkemizin derdiyle dertlenenler birbirini tanıyacaktır. Fikirler çarpıştıkça azalmayacak, alanı genişleyecektir. İçimizde her konuda bilgisi ve fikri olanlar bulunacağından, herkes birbirine katkı sunacaktır.

Bu mücadele;
Vatansızlar ile vatanseverler arasında olacak.
Bu savaş iyilerle kötüler arasında olacak.
Karanlıklara ışık olmaya;
VAR MISINIZ?


Zahide UÇAR

  



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI